Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(11)
- Serdar, Osman(10)
- Yildirim, Ozal(10)
- Baloglu, Ulas Baran(9)
- Sayyed, M.I.(9)
- Gul, Muhammet(8)
- Mete, Suleyman(8)
- Talo, Muhammed(8)
- Batan, Nevzat(7)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(7)
- Camas, Mustafa(6)
- Celik, Erkan(6)
- Ezer, Tülay(6)
- Kahraman, Gökhan(6)
- Serin, Faruk(6)
- Öğütcü, Murat(6)
- Aksu, Önder(5)
- Askin, A.(5)
- Benzer, Fulya(5)
- Camas, Anil Sazak(5)
- Ince, Muharrem(5)
- Kocabaş, Mehmet(5)
- Kwain, Samuel(5)
- Kyeremeh, Kwaku(5)
- Yildirim, Numan(5)
- Yucesan, Melih(5)
- Aslan, Serpil(4)
- Aydin, Handan(4)
- Aşkın, A.(4)
- Baskonus, H.M.(4)
- Deng, Hai(4)
- Erata, Hüseyin(4)
- Erişir, Mine(4)
- Jaspars, Marcel(4)
- Onat, Onur(4)
- Taşgın, Yahya(4)
- Tetevi, Gilbert Mawuli(4)
- Acharya, U Rajendra(3)
- Acharya, U. Rajendra(3)
- Ali, Atif Mossad(3)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sentezlenmiş polimer ile indigo karmin gideriminin araştırılması
Zeynep Meşe
Bu çalışma kapsamında atıksulardan çok zehirli bir indigoid boyar madde sınıfında olan indigo karminin (İK) giderimi adsorpsiyon prosesi kullanılarak araştırılmıştır. Bu amaçla yeni bir adsorbent, başlatıcı olarak 2,2'-azobisizobutironitril (AIBN) kullanılarak 2-(dimetilamino) etil metakrilat (DMAEMA) ve akrilonitrilin (AN)'in serbest radikal kopolimerizasyonu yoluyla hazırlanmıştır. Sentezlenen adsorbent poli (2-(dimetilamino) etil metakrilat)-ko-akrilonitril) kısaca poli (DMAEMA-ko-AN); Fourier dönüşümlü infrared spektrofotometresi (FT-IR), proton NMR spektroskopisi (1H-NMR) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak karakterize edilmiştir. Adsorbentin termal özellikleri termogravimetrik analiz (TGA) ve diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) ile belirlenmiştir. Adsorpsiyon üzerine pH (3-9), sıcaklık (25-45 °C), adsorbent dozajı (0,05-2,5 g/100 mL), başlangıç İK konsantrasyonu (25-100 mg/L) gibi parametrelerin etkileri kesikli sistemde araştırılmıştır. En yüksek giderim verimi pH 7, 25 °C sıcaklık ve 0,1 g/100 mL adsorbent dozajı ve 25 mg/L başlangıç İK konsantrasyonu için %99,50 olarak bulunmuştur. Adsorpsiyon dengesi Freundlich and Langmuir izoterm modelleri kullanılarak analiz edilmiştir ve adsorpsiyonun Langmuir izotermi ile daha iyi uyum sağladığı (R2=0,99) tespit edilmiştir. Maksimum adsorpsiyon kapasitesi 188,67 mg/g olarak bulunmuştur. Kütle transferi ve kinetik modeller adsorpsiyon mekanizmasını ve reaksiyon hızını kontrol eden potansiyel adımları belirlemek için uygulanmıştır. Hem dış kütle transferi hem de parçacık içi difüzyon İK'nin adsorpsiyon mekanizması üzerinde önemli bir rol oynamıştır ve adsorpsiyon kinetikleri sözde ikinci derece tip kinetiği izlemiştir. İK adsorpsiyonunun kendiliğinden ve ekzotermik doğada meydana geldiğini ortaya koyan termodinamik parametreler (ΔH°, ΔG°, ΔS°) belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, laboratuvar ortamında sentezlenen poli (DMAEMA-ko-AN)'nin sulu çözeltilerden İK gideriminde etkili bir adsorbent olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Türkiye'nin katı atık enerji potansiyelinin incelenmesi: Eskişehir ili örneği
Sezen Gamze Göker
Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki katı atıkların işlenmesinden elde edilebilecek elektrik enerjisi miktarı için bir öngürüsel hesap yapılmıştır. Tahmini hesap Eskişehir İli Katı Atık İşleme Tesisinden elde edilen verilerin yanı sıra, ilin nüfus bilgilerine ve katı atık miktarına da dayanmakta olup ayrıca ulusal ölçeğede genişletilmiştir. Daha sonra, Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alınan yakın tarihli nüfus verileri kullanılarak Aritmetik Artış Metodu (A.A.M.), Geometrik Artış Metodu (G.A.M.), Bileşik Faiz Metodu (B.F.M.) ve İller Bankası Metodu (I.B.M.) kullanılarak nüfus projeksiyonları hesaplanmıştır. 2019 yılı itibariyle, Eskişehir ili verilerine göre Türkiye'nin katı atıklarının işlenmesinden elde edeceği elektrik enerjisi üretim değerinin 4 743 796 megawatt saat ( ya da 4 743 gigawatt saat ) olacağı öngörülmüştür. 2017 yılına ait Türkiye geneli TÜİK verileri ile Eskişehir ilinin katı atıklardan elektrik enerjisi üretim değerleri kullanılarak yapılan oranlamalar sonucu katı atıkların Türkiye enerjisinin %1,52'lik kısmını oluşturacağı öngürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Enerji, Nüfus Projeksiyonu, Katı Atık
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Power quality analyzing of electric public transport vehicles's charge stations: Example of Elazig municipality
Soner Ak
In this thesis study, Elazığ Municipality of 100% chargeable electricty busses charging station was monitored aspect of power quality. After that with about power qulity describing was passed on to theoritical knowledge. Afterwards givens the reasons of power quality distortions and that may occur problem don't provided power quality in electrical systems. Definitions of harmonics affecting that power quality to negatively effect to electrical systems of harmonics and harmonics causses were given in it. Current and voltage harmonics of limited values was given according to The International Electrotechnical Commission (IEC) standarts. The graphs reveal the stuation of system's power quality and especially aspect of harmonics.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Pisagor bulanık küme tabanlı Topsıs ile risk değerlendirme: doğal gaz boru hattında bir uygulama
Nurdan Ece Öz
Ülkelerin kalkınma ve gelişmesindeki en önemli faktörlerden biri olan enerji, yaşamın devamı için temel gereksinimlerden biridir. Ülkeler de bu devamlılığı sağlamak adına enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olmak için, birbirleriyle siyasi ve ekonomik boyutta büyük bir mücadele içindedirler. Doğal gaz boru hattı projesi, doğal gazın çıkarıldığı ülkeden diğer ülkelere taşınmasını sağlayan sistemlerin yapımını hedefleyen geniş çapta büyük projelerdir. Bu tür büyük ve karmaşık projelerde temel amaç, işçi ve işveren sağlığını korumak, çalışanlara güvenli çalışma ortamı yaratmak, yapılan işten ve çalışma ortamından kaynaklı ortaya çıkan riskleri en aza indirmektir. Ortaya çıkan bu riskleri mümkünse bertaraf etmek için değilse riskleri en asgari seviyeye indirecek belirli iş sağlığı ve güvenliği standartlarına ve yapılacak işe uygun risk değerlendirmeleri yapılmalıdır. Bu çalışmada, geçmişten günümüze alışıla gelmiş geleneksel risk değerlendirme metotlarından farklı olarak yeni bir metot geliştirilmesi amaçlanmıştır. Başlangıçta iki boyutlu (2B) risk matris yöntemi uygulanmış ve risk değerlendirmesinin ilk adımında tanımlanan tehlikeleri öncelikli olarak sıralamak için Pisagor bulanık küme tabanlı TOPSIS yöntemi uygulanmıştır. Bulanık model doğal gaz boru hattı yapım projesinin temizleme ve tesviye faaliyeti için kullanılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Farklı amaçlar için hazırlanan kompozitlerin ısıl analizi
Hasan Kaan Berent
Son yıllarda, hızla gelişen bilim ve teknoloji, polimer ve farklı amaçlar için hazırlanan kompozitlerin araştırılmasını ve kullanımını yaygınlaştırmıştır. Polimer esaslı kompozit malzemeler otomotiv, inşaat, elektronik, mobilya, medikal ve paketleme gibi farklı endüstrilerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çağımızın gereği ve hızla gelişen üretim zincirinin bir halkası olarak, yüksek ısıl performans istenen uygulamalarda uygun malzeme tedarik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Giderek artan bu ihtiyacı karşılayabilmek için daha etkin ısı transferi sağlayan malzemelere gereksinim duyulmaktadır. Bu gelişmeler doğrultusunda, malzemelerin enerji verimliliği ve ısı transferini iyileştirme açısından çalışmalar hız kazanmaktadır. Bu sebeple, bu tür malzemeler üzerinde çalışılarak daha etkin bir ısı transferi sağlanıp, optimum enerji verimliliği hakkında veri elde edilmesi öngörülmektedir. Son yıllarda, ilgi çeken konulardan bir tanesi olan, polimer veya polimer esaslı kompozit malzemeler, diğer malzemelerle mukayese edildiğinde daha yüksek ısıl iletkenlik ve daha uygun fiziksel özelliklere sahip oldukları için ısıl verimi iyileştirmek amacıyla sektörde daha etken malzemeler olarak kullanımları düşünülmektedir. Bu çalışma kapsamında, yukarıda sayılan etkenler birlikte değerlendirildiğinde, %20-30-40-50-60 Polipropilen (PP), %20-30 Alçak yoğunluklu polietilen (AYPE) ve %20-30 yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) kompozit üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretilen bütün kompozitlerin kararlı rejim yöntemiyle ısı iletim katsayıları belirlenmiş ve sonuçlar literatürde bulunan seri, paralel, geometrik ortalama, Russel ve Maxwell metotlarıyla kıyaslanmıştır. Yapılan deneysel analizler sonucu kompozitlerin fiziksel özellikleri belirlenmiş ve Ansys R19 programında kompozitlerin termal analizleri yapılmıştır. Son olarak deneysel ve nümerik analiz sonuçları karşılaştırılmış ve üretilen kompozitler için kullanım alanları önerilmiştir. Temin edilen saf polipropilen malzemesinin 0.12 W/mK olan ısı iletim katsayısının, deney numuneleri arasında takviye fazı %60 olan polipropilen kompozitinde 0.054 W/mK değerine kadar kademeli olarak azaldığı gözlemlenmiştir. Takviye işlemi AYPE ve YYPE malzemeleri içinde uygulanmış ve elde edilen kompozitlerin aynı şekilde ısı iletim katsayıları belirlenmiştir. Deney sonuçlarından elde edilen verilere göre Ansys programında yapılan analizlerin, sonuçlarla uyumlu olduğu gözlemlenmiştir. Tez aşamasında yapılan bu çalışmaların, malzemelerin ısıl karakteristiklerinin belirlenmesi adına bilime, uygulamaya ve topluma yarar sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İnce dikdörtgen plakaların bir crossover taşıtın aerodinamik direnci üzerine etkileri
Zeynep Lizge Evcin
Daha verimli yolcu taşıma araçlarına yönelik çabalar otomotiv endüstrisinin en zorlu görevlerinden biri olmuştur. SUV ve crossover tip taşıtlar tipik olarak küt bir arka bitiş şekline sahiptirler (tasarım ve kullanılabilirlik için), fakat bu durum aerodinamik direnç açısından uygun değildir. Direnç, model arka kısmı içerisine üfleme, pasif çevri üreteçleri ve yavaşça daralma gibi bir dizi pasif ve aktif metotlarla azaltılabilir. 1:10 ölçekli bir crossover tip geometrinin direncini azaltabilmek adına, bu geometrinin arka alt ve üst kısımlarına çeşitli plakalar yerleştirilecektir. Bu tez çalışması, Munzur Üniversitesi'nin kapalı çevrim rüzgar tünelinde 1:10 ölçekli crossover tip model araç kullanılarak gerçekleştirilecektir. Plaka yüksekliğinin (h), plakayı tutan destek parçasının uzunluğunun (saplama boyu, g) ve saplamanın yerden yüksekliğinin (y) belirli bir aralığının temel aerodinamik etkileri, -6°, -5°, -4°, -3°, -2°, -1°, 0°, +1°, +2°, +3°, +4°, +5° ve +6° sapma açıları (γ) için değerlendirilecektir. Bu aerodinamik etkiler, birçok konfigrasyon için direnç ölçümlerini kapsamaktadır. Sonuç olarak arka plakalar rüzgar ortalamalı direnci %6,1 düşürebilmektedir. En uygun geometri h=30 mm yüksekliğindeki bir düz plakanın modelden geriye doğru 30 mm'ye (g/l=0,5) yerleştirilmesiyle elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Gammarus pulex'in farklı ilaçlara karşı biyokimyasal yanıtının araştırılması
Şenay Başaran
Bu çalışmada, farklı (sertralin, ibuprofen ve propranolol) ilaçların sucul bir organizma olan Gammarus pulex'teki biyokimyasal yanıtının araştırılması amaçlanmıştır. G. pulex 96 saat süreyle farklı konsantrasyonlarda ilaçlara maruz bırakılarak LC50 değerleri belirlenmiştir. Probit analizi sonucunda sertralin, ibuprofen ve propranolol LC50 değerleri sırasıyla 0,0087 ± 0,002 µgL-1, 3,18 ± 0,3 µgL-1 ve 0,72 ± 0,08 µgL-1 olarak belirlenmiştir. G. pulex organizmaları her bir ilaç için, belirlenen LC değerlerinin 1/4 (A), 1/8 (B) ve 1/16 (C) oranlarında sertralin, ibuprofen ve propranolola maruz bırakılmıştır. Kontrol grubu dahil 4 grupta süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (KAT) ve asetilkolinesteraz (AChE) enzim aktivitelerindeki değişimler ELISA kitleri kullanılarak belirlenmiştir. Sertraline maruz bırakılan G. pulex'in SOD enzim aktivitesinde 24. saat uygulamasına bağlı olarak her üç konsantrasyonda da istatistiksel olarak önemli düzeyde azalma olmuştur (p0.05). KAT enzim aktivitesi ise; 24. saat ve 96. saat sonunda da her uygulama konsantrasyonunda anlamlı derecede artmıştır (p0.05). AChE enzim aktivitesinde ise; sertralin uygulaması sonrası genel olarak önemli bir artış bulunmuştur (p0.05). İbuprofen uygulamasına bağlı olarak SOD enzim aktivitesinde 24. saat sonunda her bir uygulama konsantrasyonunda da anlamlı bir azalma görülmüştür (p0.05). 96. saat sonunda ise SOD enzim aktivitesi artmıştır ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildir (p0.05). KAT enzim aktivitesi ise; 24 ve 96. saatlerin sonrasında her üç uygulama grubunda da kontrol ile kıyaslandığında anlamlı derecede artmıştır (p0.05). AChE enzim aktivitesi ise; 24. saat sonrasında genel anlamda azalma gösterirken, 96. saat sonunda artmıştır (p0.05). Propranolol uygulamasına bağlı olarak 24. saat sonunda SOD enzim aktivitesi istastistiksel olarak anlamlı olmayan bir azalma gösterirken (p0.05), 96. saatte anlamlı düzeyde artmıştır (p0.05). KAT enzim aktivitesi ise; 24.saat sonrasında genel olarak artmıştır. 96. saatte ise; azalma göstermiştir (p0.05). AChE enzim aktivitesi ise; propanol uygulamasına bağlı olarak 24. saat sonrasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalma varken 96. saat sonundaki azalış anlamlı bulunmamıştır (p0.05). Sertralin, ibuprofen ve propranolol ilaçlarına karşı G. pulex' te SOD, KAT ve AChE enzim aktivitelerinde meydana gelen değişikliklere bakıldığında bu enzimlerin yararlı birer biyobelirteç olarak kullanılabileceği kanaatine varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Otobüs direncini düşürmek için bir yöntem
Seval Yiğit
Enerji tasarrufu, günümüzde insanoğlunun başlıca zorlu görevlerinden birisi olmuştur. Enerji tüketenler içerisinden, ulaşım, özellikle de kara ulaşımı, önemli bir kısmı temsil etmektedir. Akış kontrolü, direnci düşürerek yakıt tüketimini azaltmak için en iyi yoldur. Mevcut tezde, ince, otobüse göre akışa ters yönde yerleştirilen ince düz plakanın uygulanmaya başlamasıyla, yaklaşık olarak 1:25 ölçekli otobüs modellerinin direncini azaltan bir yöntem incelenmiştir. Araştırma, Munzur Üniversitesi'nin kapalı çevrim rüzgar tüneli içerisinde gerçekleştirilmiştir. Plaka uzunluğunun belirli bir aralığı (l), otobüs ile plaka arasındaki boşluğun belirli bir aralığı (g) ve Reynolds sayısının belirli bir aralığının temel aerodinamik etkileri, sapmanın olmadığı durum için değerlendirilmiştir. Otobüs modellerini ve plakaları inşa etmek için birleştirmeli yığma modelleme (BYM) teknolojisinden faydalanan bir üç-boyutlu yazıcı kullanılmıştır. Plakalar ve otobüs modelleri arasındaki akışın detayları, duman-tel akış görselleştirme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Tünel, tek-eksenli bir kuvvet ölçüm sistemi ile donatılmış ve bu sistem direncin doğrudan ölçümü için kullanılmıştır. Bu tezin temel amacı, tam ölçekli bir otobüs üzerine etkiyen direnç kuvvetini azaltabilmek için bu tarz dışa yerleştirilebilen parçaları kullanmanın uygulanabilirliğini kontrol etmektir. Otobüs modellerinin direnç katsayılarında maksimum düşüş elde edebilmek için, boyutsuz plaka uzunluğu l*=0,7 olan düz plakanın otobüsün g*=0,1 olacak şekilde ön tarafına yerleştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Model-1 için, Re=200000'de, bu metot sadece Model-1'e etkiyen direncin %84,1'i kadarlık bir sistem direnci üretmiştir. Model-2 için, Re=200000'de, bu metot sadece Model-2'ye etkiyen direncin %98,9'u kadarlık bir sistem direnci üretmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Uluslararası taşımacılıkta KDV iadesi örnek olay
Emrah Özmen
Son yüzyılda gelişen teknolojilerle beraber üretim, hammaddeye erişim ve tüketim alışkanlıkları son derece hızlıca yayılmaktadır. Bugün birçok firma ucuz iş gücü bulabildikleri ülkelere yatırımlar yaparak ürünleri daha ucuza mal ederek küresel piyasada satışa hazır hale getiriyor. Sermayenin bu kadar hızlı dolaşabilmesinin sebeplerinden biri de üretilen ürünün dünyanın her yeri hızlıca nakliyesinden kaynaklanabilmektedir. Uluslararası taşımacılığa tanınan istisna ve muafiyetler, en başta ihracat olmak üzere ülkelerin döviz kazandırıcı işlemlerinde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada Uluslararası taşımacılık sektörünün desteklenmesi paralelinde birçok sektörü de otomatik olarak desteklenmesini demektir. Türkiye'de uygulanan KDV sisteminde birçok istisna kanun maddesi yer almaktadır. Şirketler, bu istisnalar kapsamında yapılan iş ve işlemler dolayısıyla çeşitli giderler yaparak maliyetlere katlanmaktadırlar. KDV iade sistemi ise tam bu noktada devreye girerek istisnai mal ve hizmet üretimlerinden doğan yüklenimleri mükelleflere yasalar çerçevesinde iade etmektedir. Uluslararası taşımacılık özelinde irdelenen bu çalışmada, Katma Değer Vergisi iade sisteminin daha doğru, etkin, sabit ve sonuç odaklı olması konusunda yaşanan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Yem katkı maddesi olarak kullanılan ve farklı yöntemlerle elde edilen çörekotu (Nigella sativa) yağının gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) kan parametrelerine etkileri
Nuran Özer
Bu çalışmada, yem katkı maddesi olarak kullanılan ve farklı yöntemlerle elde edilen çörekotu (Nigella sativa) yağınınn gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) kan parametrelerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Hayatta kalma oranları kontrol grubunda % 60, Grup 1'de % 90 ve Grup 2'de % 100 oranlarında gerçekleşmiştir. Kan parametreleri sonuçları incelendiğinde en farklı sonucun PLT (platelets), yani trombosit değerinde olduğu görülmektedir. PLT değeri kontrol grubunda ortalama 43,5±9,3 10*3/μL iken soğuk Grup 1'de 20,78±10,15 10*3/μL değerine düşmüş ve Grup 2'de tekrar 28,3±7,66 10*3/μL değerini bulmuştur (p< 0.05). PCT yüzdelik değerinin kontrol grubunda 0,096 iken, Grup 1 ve Grup 2'de 0,02 değerine düştüğü gözlemlenmiştir (p< 0.05). Bunun yanında P-LCR yüzdelik değerinin kontrol grubunda 25,51 olduğu, Grup 1'de 21,93'e düştüğü ve Grup 2'de ise 34,97'ye yükseldiği görülmüştür (p< 0.05). MPV (Mean Platelet Volume) değeri kontrol grubunda 10,37±1,5 fL olarak ölçülürken, Grup 1'de 12,26±0,64 fL ve Grup 2'de 11,82±0,7 fL değerlerini bulmuştur. Grup 1 ve 2'de arasında bu değerler istatistiksel olarak önemli değilse de, kontrol grubuna göre fark istatistiksel açıdan önemlidir (p< 0.05). Granulositler (GRAN) incelendiğinde, yüzde dağılımında gruplar arasında istatistiksel bir farka rastlanılmaz iken, miktar olarak değerlerinde durum değişmiştir. Kontrol grubunda 1,98±0,7 10*3/μL, Grup 1'de 1,16±0,18 10*3/μL ve Grup 2'de 1,15±0,26 10*3/μL değerleri elde edilmiştir. Deneme gruplarında meydana gelen azalma kontrol grubu değerleri ile istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkarmıştır (p< 0.05). Diğer kan değerlerinde gruplar arasında istatistiksel bir farklılığa rastlanılamamıştır. En iyi FCR oranı Kontrol grubunda gözlemlenmiş (1,14), onu Grup 2 (1,25) takip etmiş ve en kötü FCR oranı Grup 1'de elde edilmiştir (1,44). NBT analiz sonuçları incelendiğinde kontrol grubu ile Grup 2'nin (KNBT=0,958±0,24, G2NBT=0,904±0,26) değerlerinin birbirine çok yakın olduğu, Grup 1'in değerlerinin (G1NBT=0,773±0,14) ise daha düşük olduğu görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2019Codas ve entropi yöntemleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarının düzey 1 bölgelerine göre incelenmesi
Arsu, Talip; Aycin, Ejder
Dünya’daki enerji üretimi ağırlıklı olarak fosil kaynaklı yakıtlar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Fakat fosil kaynaklı yakıtlar doğada sınırsız olarak bulunmamasının yanı sıra ekolojik doğal dengeyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) ise fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye göre hem ekolojik hem de ekonomik anlamda büyük kazanımlar sağlamaktadır. Bu kazanımların farkına varan ülkeler enerji politikalarında YEK’lere daha fazla önem vermektedir. Türkiye gibi YEK’lere elverişli kaynaklara sahip ve gelişmekte olan ülkeler yenilenebilir enerjinin geleceğinde söz sahibi olmaya adaydırlar. Bu açıdan Türkiye gibi ülkelerin YEK performanslarına göre değerlendirmek gelecek için yararlı bilgiler sağlayacaktır. Fakat bu değerlendirmeyi yaparken Türkiye’yi bir bütün olarak ele almak yerine birbirinden farklı YEK potansiyellerine sahip bölgeler olarak ele almak daha yerinde olacaktır. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı Türkiye’deki Düzey 1 bölgelerinin YEK performanslarına göre değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaçla Düzey 1 bölgeleri Entropi ve CODAS yöntemleri bütünleşik olarak kullanılarak incelenmiştir. Entropi yöntemi ile elde edilen sonuçlara göre en önemli kriterler sırasıyla, güneş enerjisi kurulu gücü/toplam kurulu güç, rüzgar enerjisi kurulu güç ve güneş enerjisi kurulu güç kriterleri olarak belirlenmiştir. CODAS yöntemi sonuçlarına göre, sırasıyla TR5- Batı Anadolu, TR3- Ege ve TR7-Orta Anadolu bölgeleri ilk üç sırada yer alırken, TRA- Kuzeydoğu Anadolu, TR1- İstanbul ve TR4- Doğu Marmara bölgeleri son üç sırada yer almıştır.
AtıfTR Dizin15
İncele - MakaleAçık Erişim2019Pendimethalin stresine maruz kalan aspir (Carthamus tinctorius L.)’de oluşan bazı biyokimyasal değişiklikler
Beker Akbulut, Gülçin
Pendimethalin herbisiti tarımsal uygulamalarda yabancı otların kontrolü için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte, pendimethalinin kültür bitkileri üzerindeki yan etkisi tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmada, aspir (Carthamus tinctorius L.) bitkisine ait Dinçer ve Remzibey çeşitlerinde pendimethalin kaynaklı oksidatif stres araştırıldı. Herbisit uygun büyüklüğe (21 günlük) gelen bitkilerin yapraklarına toksisite denemeleri sonrasında belirlenen dozlarda (0.004-0.01 M) çimlenme sonrası olarak uygulandı. Uygulama gruplarında karotenoid, toplam klorofil, toplam karbohidrat, toplam fenolik ve lipid peroksidasyonunu gösteren malondialdehid (MDA) içeriğindeki değişimler saptandı. Dinçer (% 42.7) ve Remzibey (% 59) çeşitlerinde karotenoid içeriği kontrole kıyasla azalış gösterdi. Toplam klorofil içeriği Remzibey çeşidinde (% 56.8) Dinçer’e (% 41.4) göre daha yüksek bulundu. Toplam karbohidrat içeriği Dinçer çeşidinde (% 50) Remzibey çeşidine (% 46.1) kıyasla daha yüksek saptandı. Toplam fenolik içeriği Remzibey (% 48.3) ve Dinçer (% 46.7) çeşitlerinde artan saatlere bağlı olarak azalış gösterdi. MDA içeriği Remzibey çeşidinde (% 72) Dinçer çeşidine (% 70) göre daha yüksek saptandı. Bu çalışma, pendimethalinin kültür bitkisi olan aspire toksik etki oluşturduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019Green Supplier selection for plastic industry using integrated model based on Pythagorean fuzzy AHP and fuzzy TOPSIS
Yucesan, Melih
Purpose –Supply Chain Management (SCM) has emerged in recent years and is now increasing in popularity. It aims to reduce production costs, maximize earnings, improve customer relations, improve inventory management and increase customer satisfaction. Reducing total cost of procurement is one of the most important parameters in aligning the objectives of partners in a supply network.Design/methodology/approach – This paper proposed Pythagorean Fuzzy Analytic Hierarchy Process (PFAHP) and Fuzzy Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (FTOPSIS) integrated model for green supplier selection for plastic industry. In the first phase of the study, the parameters to be used in selecting suppliers are determined. Then, by making pairwise comparisons, the weights of these parameters are determined with PFAHP method. Finally, the supplier that is most suitable for 3 suppliers is determined using the FTOPSIS method.Findings – Among the criteria evaluated by 5 experts, the most important criteria, the parameters of the Inspection methods and management and organizations are determined as the most important parameters respectively. The supplier no. 3 has been identified as the most suitable supplier.Discussion –The case study is performed under a fuzzy environment to reduce uncertainty and vagueness, and linguistic variables parameterized by interval-valued Pythagorean and triangular fuzzy numbers are used. Through the case study, 8 main and 45 sub-criteria supplier selection evaluation criteria used to assess 3 suppliers by FTOPSIS. However, our study has some disadvantages and possible further work is recommended. Other possible different fuzzy sets can be used in the projected method.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Metallographic Aspects Investigation of Penstock Materials in Hydroelectric Power Plants and Penstock Maintenance Methods
Taşgın, Yahya; Kahraman, Gökhan
Hydroelectric power plants are renewable energy sources and have little impact on the environment.Therefore, it is one of the most preferred energy sources in the world. In parallel with this situation, it isvery important that the hydroelectric power plants are maintained, their failures are prevented orpermanently removed. One of the most important parts of hydroelectric power plants is penstock pipes.Along with the snail part of the power plant, the penstock supplies the pressurized water to the turbinewheel for energy production. In the power plants that have been producing energy for many years, themaintenance and material properties of penstock are very important. In this study, one of the most importantequipment of hydroelectric power plants, pressurized water pipes (penstock) and chemical componentshave been examined in macro and micro structure and their maintenance is investigated. In themetallographic study on the samples taken from two different regions of the penstock pipe; the perliticstructure, which has a homogeneous distribution into the ferritic structure forming the matrix, is determinedand supported by analyzes. This study will help to ensure that all hydroelectric power plants operatesmoothly in terms of penstock.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2019Return and volatility spillover between emerging stock markets and crude oil
Demireli, Erhan; Gençyürek, Ahmet Galip
Due to the free movement of capital and advancing technology, the interaction between markets increase day by day. While analysing markets; the interaction direct to companies, individual and institutional investors and policymakers to considering different markets as well as domestic news. One of the most important among these markets is the oil market. The oil market has significant impacts on macroeconomic indicators (inflation, interest rates and unemployment, etc.) and production costs, sales revenues and cash flows of firms. According to this, the aim of the study is to reveal the relationship between emerging stock markets and oil market. For this purpose, WTI crude oil price and MSCI Emerging Market Index were analysed by Moon and Yu (2010) approach in the period span from 2012 to 2018. As a result of the analysis ; there is a return spill over from crude oil markets to emerging stock markets. In case of opposite direction, volatility spill over was determined. The findings will contribute to the decision-making process of investors, policymaker and researchers for the analysed period.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleAçık Erişim2019Production and Characterization of Carbon-Kevlar-Aramid Reinforced Layer Composites with VARTM Method
Taşgın, Yahya; Sahin, Engin Sahin
In this study, laminated composite materials are produced by Vacuum Assisted Resin Transfer Molding(VARTM) Method. Three different reinforcement materials (carbon, kevlar and aramid) are used in theproduction phase. Tensile test is applied to the samples after the production and in the light of SEM images;fractured surfaces of the samples and their results are evaluated.
- MakaleYalnız künye2019The lodge of sarı saltık centered ın the karaca vıllage of tunceli-hozat and analysıs of a document about the lodge
Kökel, Coşkun
Khalifas of Haji Bektash Veli has priority and important place in the history of AleviBektashi belief. Dervishes, who were trained by Haji Bektash Veli and sent to different points of Anatolia and Balkan geographies to establish faith-dede lodges in 13th century. They have been the principal carrier and representative in the development of AleviBektashi belief in Eurasia. Sarı Saltık is one of the most important dervishes trained by Haji Bektash Veli. Sarı Saltık has been the most important organizer of the thought of Haji Bektash Veli since 13th century especially in Rumelia. Sarı Saltık, who also has a faith-dede lodge with his name in Karaca village of Tunceli-Hozat, is one of the important leaders of Alevi-Bektashi faith not only in Balkans but also in Anatolia. The lodge of Sarı Saltık has an activity area centered in Karaca village of Tunceli-Hozat and spreading to Eastern and Central Anatolia regions. The lodge of Sarı Saltık has been one of the most dynamic faith center of Alevi belief throughout the history in Tunceli region. Members of the lodge of Sarı Saltık, who are from Karaca, have maintained their position that is not only limited with religious mission but also active in the social and political environment in Tunceli region throughout the history. In this study, religious and historical information about the lodge of Sarı Saltık will be analyzed through an archive document that was given to dede family menbers of the lodge of Sarı Saltık, who were the residents of Karaca village of Tunceli-Hozat, by Ottoman Empire in the beginnings of 20th century and that shows the authority of nakîbü’leşrâf qaymaqam.
- MakaleYalnız künye2019Şii jeopolitiğinde türkiye ile iran’ın güç mücadelesi
Güneş, Ergin
İran ve Türkiye arasındaki güç savaşı ve savaşın mezhepsel boyutunun ele alındığı bu çalışmadaaktörlerin bölgede izledikleri siyaset sonuçlarıyla birlikte ortaya konulacaktır. Soğuk Savaş’ın bitmesininardından, ABD’nin 1991 ve 2003 yıllarında gerçekleştirdiği Irak’a yönelik müdahaleler ve akabinde 2010’dabaşlayan Arap Baharı’ndan sonra Orta Doğu’da yeni dengeler oluştu. İran, bölgesel bir güç olarak Irak,Suriye ve bölgede özellikle Şiilik kozunu kullanarak etkinliğini arttırmaktadır. İran’ın hedeflediği “ŞiiHilali’nin” gerçekleşmesi durumunda ise Türkiye’nin Sünni-Arap dünyasıyla olan coğrafi bağı kopacaktır.Buna engel olmak ve bölgede nüfuzunu artırmak isteyen Türkiye Sünniliği ön plana çıkarmaktadır. Aynışekilde Sünni ve Şii azınlıklar da bulundukları ülkedeki güç dengesini kendi lehlerine değiştirmek amacıylaİran ya da Türkiye gibi bir dış gücün desteğini almak için mezhepsel farklılıklarını araçsallaştırmaktadırlar.Aktörlerinin İran ve Türkiye olarak ele alındığı güç oyununda mezhepler bir enstrüman olarak kullanılmaktave her aktör diğerinin güç kazanımını kendisinin güç kaybı olarak algılamaktadır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019Döviz Kurlarında Periyodik Dalgalanmalar
Balibey, Mesut; Akdi, Yilmaz
Bu çalışmada Türkiye ekonomisindeki 02.01.2013 ile 11.12.2018 dönemi günlük (5 işgünü) döviz kurlarındaki döngüler, periodogramlar yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışmada günlük Türk lirası karşısında Dolar kapanış (Xt) ve Euro kapanış (Yt) değerleridikkate alınmıştır. Analizler sonucunda bu iki serinin de aynı periyodlarda hareket ettiğigözlenmiştir. Günlük döviz kurlarının durağanlığı standart birim kök testlerinin yanındaperiodogram tabanlı birim kök testi ile de sınanmış ve her iki serinin de birinci derecedenbütünleşik olduğu gözlenmiştir. Birinci derece fark serilerinde 4, 6 ve 7 günlük periyodlargözlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2019Genetic Diversity Analysis of Aydın/Turkey Dittrichia viscosa (L). Greuter (Asteraceae) Populations Using RAPD Markers
Paksoy, Mehmet Yavuz; Sevindik, Emre; Uzun, Sefa
In this study, we performed a genetic diversity using RAPD markers for some Dittrichia viscosa populations grown in the Aydın region of Turkey. Total genomic DNA isolation from the leaves of Dittrichia viscosa was performed using commercial kit. eight RAPD primers were used to determine genetic diversity among populations. Polymerase Chain Reaction (PCR) was performed with all DNA samples and primers with ability of scoreing band. PCR products were run in agarose gel and visualized under UV light. They scored as there were bands (1) and no bands (0) at all gel images and their files were created. A total of 50 characters were obtained from the primers. Phylogenetic relationships and genetic distances between the cultivars were calculated by using the PAUP* 4.0b10 analysis program. According to the PAUP data, the closest genetic distance was determined 0.20000 and between Central and İncirliova populations, the most distant genetic distance were determined 0.36842 between İncirliova and Koçarlı populations. In the phylogenetic analysis has been obtained using UPGMA algorithms and phylogenetic tree consist of two clades. The results also propose that RAPD markers are useful tools for indicating genetic relationships among Dittrichia viscosa populations.















