Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    THE IMPACT of ESG on BRAND TRUST, BRAND LOYALTY, and BRAND IMAGE in THE CONTEXT OF SUSTAINABILITY

    Cevher, Muhammed Fatih; Gülter, Erkan

    This study aims to reveal the impact of ESG on the concepts of brand image, brand trust, and brand loyalty. In addition, the study aims to reveal the mediating roles of brand image, and brand trust in the impact of ESG on brand loyalty. To achieve this goal, a survey was conducted with 322 consumers in Türkiye. Statistical analysis programs SmartPLS3 and SPSS24 were used to analyze the data obtained from the surveys. The results of the analysis revealed that ESG has a statistically significant and positive effect on brand image, brand trust and brand loyalty. Additionally, it was found that brand image and brand trust do not act as independent mediators in ESG’s effect on brand loyalty but rather act together and sequentially as mediators in ESG’s effect on brand loyalty. In addition, this study highlights the growing awareness of ESG issues in both theoretical and practical applications. In addition to increasing consumer awareness, it has been observed that brands also attach importance to ESG practices in order to gain a sustainable competitive advantage.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Kriz süreçlerinde kurumsal itibarın korunması ve yönetimi

    Atmaca, Yıldız; Boyali, Handan

    Kamu kurumları, kriz dönemlerinde toplumsal güveni koruma ve sürdürülebilir itibarı sağlama sorumluluğuna sahiptir. Kriz dönemleri, kamu kurumlarının toplumsal güveni sürdürme kapasitesinin en çok sınandığı zamanlardır. Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarının kriz süreçlerinde kurumsal itibarı nasıl koruduğu ve yönettiği üzerine bir analiz gerçekleştirmektir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler değerlendirmeye alınmıştır. Bu yönüyle çalışma literatüre katkı sunma potansiyeli taşımaktadır. Değerlendirme sonucunda ise şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yönetim anlayışının kurumsal itibarı güçlendirdiği, kriz süreçlerinde kurumsal itibarın sürdürülebilirliğinin, etkili yönetişim ve stratejik iletişim uygulamalarıyla doğrudan ilişkili olduğu anlaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    The Relationship Between Psychological Empowerment and Job Satisfaction: A Meta-Analysis Study

    Gün, Gül

    The purpose of this study is to examine the relationship between psychological empowerment and job satisfaction through meta-analysis. Within this scope, a meta-analysis was conducted on 19 studies that examined psychological empowerment alongside job satisfaction and provided the requisite sample sizes and Pearson correlation coefficients (r) for the meta-analysis. Values for effect size, publication bias, heterogeneity, and significance tests were obtained using CMA 4.0 software. PRISMA protocol steps were followed to report the study. Under the random effects model, the effect size between psychological empowerment and job satisfaction was calculated as r = 0.722, and the 95% confidence interval was 0.610 to 0.834, indicating a strong positive relationship. The heterogeneity test yielded an I² value of 95.94 % and a Q-value of 444.012, showing that the study has a heterogeneous structure. According to the random effects model results, Fisher's z effect size of 0.722 (0,610-0,834) was determined to be statistically significant (z=12.635; p=0.000). The finding demonstrates a high level of positive correlation between psychological empowerment and job satisfaction

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Osmanlı’da Nevzuhur Bir Endüstri: II. Abdülhamid Devrinde Gazoz Sektörü ve Üretimde Tağşiş Meselesi

    Alp, Ruhat

    II. Abdülhamid devrinde gazoz üretiminde endüstriyel bir aşamaya geçiş noktasında çok önemli adımların atılmasıyla, Osmanlı topraklarında modern gazoz sektörü doğmuştur. Öte yandan fabrikasyon üretimin yol açtığı muazzam rant, üreticileri zaten insanlığın kadim bir meselesi olan gıda tağşişine karşı daha istekli bir hale getirmiş; kimyasal katkı maddeleri gibi yapay gıda teknikleriyle, bugün bile hala güncel bir mesele olan gıda terörü küresel, çok boyutlu ve karmaşık bir hale gelmiştir. Söz konusu olgu, başta gazoz olmak üzere gazlı içecekler sektöründe dahi tüm boyutlarıyla hayatî bir mesele olarak ortaya çıkmıştır. Sorunun çözümü noktasında, Abdülhamid bürokrasisi tarafından dönemin teamüllerine de uygun bir şekilde, modern ve akılcı bir sağlık ve hijyen politikası ışığında, gerekli kurumsal, hukukî, teknik, maddî ve ilmî düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti’nin gazoz sektöründe modern kapitalist üretim sistemlerine uygun hareket etmesini ve üretici faaliyetlerinin kamu sağlığına uygun olup olmadığına dair bir teftişi zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda bu makale, II. Abdülhamid devrinde gazoz sektörünün halihazırını, endüstrileşmeye yönelik girişimleri, üretimde gerçekleştirilen tağşiş faaliyetlerini ve devletin modern, faydacı ve yenilikçi bir sağlık konsepti üzerinden bu faaliyetleri engelleme çabalarını konu edinmektedir. Mezkûr dönemde bu temaya yönelik veriler, arşiv belgeleri ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. İmtiyaz sözleşmelerinin de rehberliğinde kamu sağlığı merkezli endüstrileşme çabaları çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2026
    Rol temelli tutkunluk ölçeği: türkçeye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması

    Sezgin, Eray Ekin

    Çalışanın belli bir işle ilgili rollerine duyduğu tutku seviyesini ve bu rollere ne kadar zaman, enerji ve çaba harcadığını ifade eden rol temelli tutkunluk kavramı, çalışanın işe kattığı anlamı ve öznel tecrübelerini yansıtarak klasik bağlılık anlayışını aşan bütüncül bir bakış açısı sunmaktadır. Bu bağlamda, çok rollü iş ortamlarında (özellikle üniversitelerde) rol temelli tutkunluğun araştırılması, bireysel performans ve örgütsel verimliliği anlamada kritik bir öneme sahiptir. Ulusal literatürde, geçerli ve güvenilir ölçüm araçlarının eksikliği nedeniyle tutkunluk alanındaki araştırmaların yetersiz kaldığı düşünülmektedir. Bu çalışma ile Young vd. (2020) tarafından geliştirilmiş 12 ifade ve 4 boyuttan oluşan rol temelli tutkunluk (RTT) ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak amaçlanmıştır. Ölçek, kapsam, yapı ve ölçüt geçerliği açısından analize tabii tutulmuştur. Ölçeğin son şekliyle hazırlanan anket formu, üniversite çalışanlarına (n=188) uygulanmıştır. Ölçüt geçerliği için ölçeğin toplamı ve alt boyutları ile iş tatmini arasındaki ilişki incelenmiş ve bu ilişkilerin pozitif ve anlamlı olduğu bulunmuştur. Ulaşılan sonuçlar, ölçeğin orijinal yapısına uygun şekilde “örgüte tutkunluk”, “işe tutkunluk”, “yöneticiye tutkunluk” ve “iş arkadaşlarına tutkunluk” olmak üzere dört faktörden oluşan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, Rol Temelli Tutkunluk Ölçeği, yapılan geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonucunda, ulusal literatürde kullanılabilecek ve araştırmalarda güvenilir veriler elde edilmesine olanak tanıyacak bir ölçüm aracı olarak kabul edilebilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Avrupa birliği ülkelerinin iş yapabilme kolaylığının çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenmesi

    Veysikarani, Dilek; Özel, Sibel Örk

    İş yapabilme, küresel ekonomiye sağlayacağı olumlu etkiler nedeniyle politika yapıcılar için öncelikli bir konu haline gelmektedir. Yatırım sermayeleri ve girişimcilerin artan hareketliliği de bu önceliğin önemini daha da artırmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin iş yapabilme seviyelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2021 yılına ait İş Yapma Kolaylığı Endeksi verileri Dünya Bankası'ndan alınarak kullanılmıştır. Çalışmada, AB üyesi ülkelerin İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nin alt boyutlarına göre benzerlikleri ve farklılıklarını belirlemek amacıyla Çok Boyutlu Ölçekleme analizi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda, endekse göre en çok homojenlik gösteren değişkenlerin "İşe Başlama" ve "Vergi Ödemesi" olduğu belirlenmiştir. Ülkeler arasında ise en çok benzerlik gösterenlerin Almanya, Danimarka, Estonya ve Litvanya olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, AB üyesi ülkelerin iş yapabilme kolaylığı açısından bazı ortak özelliklere sahip olduğunu, ancak yine de belirli farklılıkların mevcut olduğunu göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Assessing Environmental Policy Impact through the Ecological Footprint: The Case of Türkiye

    Sarı, Sacit

    This study investigates the long-term effectiveness of environmental policies in Türkiye by examining the stochastic properties of the ecological footprint (EF) and its six subcomponents, carbon footprint, cropland footprint, grazing land footprint, forest products footprint, fishing grounds footprint, and built-up land footprint over the period 1961–2022. Annual per capita data obtained from the Global Footprint Network are analyzed using two-unit root testing methodologies: the conventional Augmented Dickey-Fuller (ADF) test and the more robust RALS-LM unit root test, which accounts for structural breaks and non-normal error distributions. The findings reveal that both the EF and its largest component, the CF, are stationary, suggesting that past environmental policy interventions have yielded transitory effects. Only the CRF and FGF exhibit nonstationarity, indicating that agricultural and fisheries-related policies may have induced permanent shifts in environmental outcomes. Overall, the results suggest that environmental policies in Türkiye to date have not led to long-term and permanent improvements in the ecological footprint indicator. Therefore, it is concluded that policy design should be more comprehensive, consistent, and structurally transformative to achieve environmental sustainability.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Yeşil İnsan Kaynakları Yönetimi Araştırmalarına Yolculuk: R Kullanılarak Bibliyometrik Bir Analiz

    Sezgin, Eray Ekin

    Son on beş yıl içinde, yeşil işyeri kavramı hem akademik alanda hem de endüstride büyük bir ilgi görmüştür. Bu ilgi, çevresel sürdürülebilirliği ön planda tutan iş uygulamalarının yaygınlaşmasına yol açmış ve özellikle yeşil insan kaynakları yönetimi gibi yeni araştırma alanlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışma, Scopus ve Web of Science veri tabanlarındaki dergilerden yeşil insan kaynakları yönetimi üzerine bibliyometrik bir analiz yapmayı amaçlamaktadır. Çalışma, son on beş yıllık yayınları kapsamakta ve makalelerin performans analizi ve bilim haritalama analizini gerçekleştirmektedir. Bu çalışmada, bibliyometrik analiz için R yazılımının “bibliometrix” paketi kullanılmıştır. Çalışmada, PRISMA akış diyagramı izlenerek veri seti oluşturulmuş ve toplam 632 çalışmadan oluşan bir örneklem analiz edilmiştir. Sonuçlar, yeşil insan kaynakları yönetimi alanındaki araştırmaların son 5 yılda önemli ölçüde arttığını ve Çin’in bu alanda her açıdan en üretken ülke olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışma, bibliyometrik analiz bulguları sonucunda öne çıkan çevresel performans, sürdürülebilirlik ve çevre yönetimi gibi trend konuları vurgulamakta ve yeni araştırma fırsatları için heyecan verici yollar ortaya koymaktadır. Ayrıca, Journal of Cleaner Production, Corporate Social Responsibility and Environmental Management, International Journal of Manpower ve Business Strategy and The Environment yeşil insan kaynakları yönetimi literatüründe en çok yayın yapan dergilerdir. Bu çalışma, araştırmacılar için Yeşil İnsan Kaynakları Yönetimi alanının zaman içinde nasıl evrildiğini ve alanda daha fazla dikkat gerektiren konuları anlamak için bir rehber görevi görecek ve araştırmacılara herhangi bir araştırma alanında performans analizi ve bilimsel haritalama yöntemlerini kavrayıp uygulama noktasında yol gösterici olacaktır. Çalışmanın gerek araştırmacılara gerek endüstriye gerekse kurumlara yeşil insan kaynakları yönetimi ile ilgili genel bir çerçeve sunarak katkı sağlaması beklenmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Macroeconomic determinants of food inflation in Türkiye: Empirical evidence from RALS-based time series analysis

    Sarı, Sacit

    This study aims to analyse the macroeconomic determinants of food price inflation in Türkiye using monthly data for the period 2015:01–2025:03. Fluctuations in food prices have significant impacts, particularly on the quality of life and food security of low-income households. In this context, food price inflation is used as the dependent variable. In contrast, the agricultural input price index, commercial loan interest rate, exchange rate, and oil prices are employed as explanatory variables. The stationarity properties of the series are examined through the Zivot-Andrews test and the RALS- LM test with structural breaks. The presence of a long-run cointegration relationship among the variables is tested using the RALS-EG test, and long-run coefficients are obtained via the DOLS method, which addresses endogeneity and serial correlation by augmenting the levels equation with leads and lags of first differences. Empirical findings suggest that agricultural input prices, interest rates, and exchange rates have a positive and significant impact on food inflation. Based on the results, reducing agricultural production costs, expanding the availability of low-interest farm loans, and effectively managing energy subsidies are critical to controlling food inflation. Anahtar Kelimeler:

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Evolution of digital marketing campaigns with artificial intelligence and machine learning: Analysing success prediction capabilities

    Cevher, Muhammed Fatih; Gülter, Erkan

    This study aims to investigate the predictive capabilities of machine learning algorithms in forecasting the success of digital marketing campaigns. In addition, the study aims to evaluate the performance of machine learning algorithm classification models and to determine which classification model is more effective in making this prediction. In this direction, a classification analysis was performed with machine learning algorithms using a dataset of 10,001 digital marketing campaigns obtained from the Kaggle platform. The study's theoretical background is based on Attribution Modelling, the Technology Acceptance Model, Incremental Response Modelling, and the Diffusion of Innovations Theory. As a result of the analysis, it was revealed that the success prediction capabilities of machine learning algorithms for marketing campaigns are pretty high. In the study comparing the success prediction abilities of machine learning models, the Gradient Boosting model demonstrated the highest success prediction ability (93.31%). In comparison, the Logistic Regression model has the lowest predictive success rate (53.36%). The findings revealed that machine learning algorithms should be more widely incorporated into the marketing literature and that businesses can run more successful and efficient campaigns by utilising machine learning models in their marketing efforts.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Psikolojik Güçlendirme ve İş Tatmini Etkileşiminde Lider-üye Etkileşiminin (LMX) Aracı Rolü

    Gün, Gül

    Güçlendirme, temelde bireyin kendini etkin hissetme deneyiminin motivasyonel bir sürecidir Güçlendirmek, bireylerin kendi kişisel etkileri veya kendi tercihleri üzerinde seçim yapmaları için güç vermektir. Güçlendirme, insanların işleriyle ilgili olarak kendileri hakkındaki algılarıyla yakından ilgilidir. Güçlendirme, çünkü güçlendirme tutarlı veya kalıcı bir kişilik özelliği değil, bir dizi biliştir. çalışma ortamları tarafından şekillendirilir. Çalışanları güçlendirmek, çalışan memnuniyetini, bağlılığını, performansını ve hizmet sunumunu etkiler (Safari vd., 2011) İş doyumu, örgüt psikolojisi ve insan kaynakları yönetiminde en sık araştırılan kavramlardan biridir. Örgütler, çalışanların iş doyum düzeylerini arttırmaya odaklanır; çünkü çalışan verimliliğinin iş doyumuyla doğrudan ilişkili olduğuna ve bunun çeşitli olanaklarla desteklenebileceğine inanırlar (Kohli & Sharma, 2022) Lider-üye etkileşimi teorisi bağlamında örgüt içinde liderlerin sahip oldukları kaynak, zaman ya da gücün sınırlı olması gibi nedenlerle astlarının tümüne aynı liderlik tarzını uygulamamaktadırlar. İç-gruptaki işgören ve lider arasında daha yakın ve özel bir çalışma ilişkisi kurulmakta buna bağlı olarak da lider iç-gruptaki astlarına, resmi iş sözleşmesinin dışında sosyal destek ve kaynak imkanı sağlamaktadır. Bu tür ilişkinin astlara daha fazla saygı, hoşlanma, karşılıklı destek, etkileşim olanağı, karşılıklı güven, daha fazla sorumlulukla birlikte örgüt olanaklarından fazla yararlanma gibi pek çok olumlu etkisi bulunmaktadır (Pucetaite & Novelskaite, 2014) Bununla birlikte dış grupta yer alan iş görenlerle lider arasındaki ilişkiler ise, tanımlanmış rol ilişkileri, daha düşük güven, sınırlı etkileşim, düşük destekle birlikte ve daha az ödül ile sembolize edilebilir (Dienesch & Liden, 1986) Gerstner ve Day’in (1997) gerçekleştirdiği meta analiz sonucunda yüksek kaliteli bir etkileşimin astların performansının yükselmesi, işten ayrılma oranlarının azalması ve işten duyulan tatminin artması gibi olumlu sonuçları bulunduğunu belirtmektedir (Lloyd vd., 2015) Bu bağlamda çalışma psikolojik güçlendirme algısının iş tatminine etkisinde LMX’in aracılık etkisi araştırılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    OECD ülkelerinin iş yapma kolaylığı açısından değerlendirilmesi

    Veysikarani, Dilek; Özel, Sibel Örk

    Teknolojik gelişmeler hızlı bir şekilde ilerledikçe ülkeler hem kendi ülkeleri için koşulları araştırmaya ve geliştirmeye çalışmakta hem de daha uygun koşullarda yatırım yapabilecekleri, daha kolay iş yapabilecekleri ülkelerin ve ortamların uygunluğunu araştırmaktadırlar. Bundan hareketle farklı kurumlar tarafından çeşitli endeksler geliştirilmiştir. Çalışmada bu endekslerden biri olan İş Yapma Kolaylığı Endeksi ele alınarak OECD ülkelerinde iş yapma kolaylığı değerlendirilmek istenmiştir. Bu amaçla OECD ülkelerine ait 2021 yılı İş Yapma Kolaylığı Endeksi verileri kullanılarak kümeleme analizi ve diskriminant analizi uygulanmıştır. Kümeleme analizinde hem hiyerarşik hem de hiyerarşik olmayan kümeleme analizi kullanılmıştır. Hiyerarşik kümeleme analizi sonucunda bahsi geçen ülkelerin 3 kümeye ayrıldığı, hiyerarşik olmayan kümeleme analizi ile de bu kümelerde yer alan ülkeler tespit edilmiştir. Ardından yapılan diskriminant analizi ile kümeleme analizi sonucunda elde edilen kümeler ve küme üyeliklerinin hangi oranda doğru sınıflandırıldığı araştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda elde edilen 3 kümede yer alan ülkelerin %100 oranla doğru bir şekilde bu kümelere yerleştiği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Küresel gelişmeler ışığında iç denetimde yaşanan değişimler ve iç denetçilerden beklentilerin değerlendirilmesi

    Bozkurt Yazar, Birgül

    Bu çalışmada iç denetim mesleğinde meydana gelen değişmeler ve gelecekte değişime uyum için gerekli uygulamalar ele alınmıştır. Çalışma yedi bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde iç denetim kavramı ile ilgili genel bilgiler, ikinci bölümde iç denetimin tarihsel gelişimi, üçüncü bölümde iç denetimle ilgili kavramlar, dördüncü bölümde iç denetimle ilgili düzenlemeler hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde küresel gelişmeler ışığında iç denetimi etkileyen unsurlar ve bu unsurların iç denetimle etkileşimi ele alınmıştır. Çalışma genel olarak özel sektör uygulamaları çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak kamu sektörü iç denetim faaliyetlerinin özel sektördeki değişikliklerin dikkate alınarak gerçekleştirildiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu yüzden altıncı bölümde ülkemizdeki kamu sektöründeki iç denetim faaliyeti ile ilgili bilgilere genel olarak yer verilmiştir. Çalışmanın son gelişmeler ışığında iç denetim faaliyetlerindeki değişmeleri ve gelişmeleri sunması bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir. Esasen iç denetimi etkileyen her unsur ayrı ayrı çalışılabilecek konulardır. Bu bakımdan çalışmanın iç denetim konusunda çalışmak isteyen bilim insanlarının dikkatini çekeceği düşünülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tüketicilerin Online Alışveriş Platformlarından Satın Alma Niyetlerine Yönelik Nitel Bir Araştırma

    Cevher, Muhammed Fatih

    Çalışma online alışveriş platformlarından tüketicilerin satın alma niyetlerinin hangi faktörlerden etkilendiği ve bu faktörlerin altında yatan nedenleri derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır. Tüketicilerin satın alma niyetlerini yönlendiren temel motivasyon ve algıların yanı sıra etkilendikleri duyguların da kapsamlı şekilde araştırılması çalışmanın amaçlarındandır. Çalışma yöntemi nitel analiz olarak belirlenmiş, çalışma örneklemi için online alışveriş platformlarından alışveriş yapma konusunda deneyimli 25 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler MAXQDA analiz programı aracılığıyla incelenerek betimsel içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışma bulguları incelendiğinde 9 farklı koda ulaşılmıştır. Elde edilen veriler; analizleri ve şekilleriyle ayrı ayrı sunulmuştur. Analizler sonucunda tüketicilerin online alışveriş platformlarından satın alma niyetlerini etkileyen faktörler ve bu faktörlerin altında yatan nedenleri gösterebilmek adına bir model oluşturulmuştur. Model üzerinden; tüketicilerin etkilendiği fenomen faktörlerin kolaylık ve fiyat faktörleri olduğu; bu faktörlerin altında yatan faktörün ise zaman faktörü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicilerin kıyas yapabilmesi zaman faktörüne bağlı olarak incelenmekte ve diğer tüketicilerin geri bildirimi ile güven faktörüne bağlı olarak kolaylık ve fiyat konusunda desteklendiği de çalışmanın sonuçlarındandır. Literatür genellikle nicel araştırmalara odaklanırken, bu çalışma tüketicilerin online alışveriş motivasyonlarını, algılarını ve duygularını derinlemesine incelemektedir. Bu açıdan çalışmanın özgünlüğü ortaya koyulmaktadır. İşletmelere; tüketicilerin zaman maliyetini düşürmesi, kıyaslama ve geri bildirim yapabilme fırsatlarının sunulması ile tüketicide oluşturabilecekleri güven üzerine odaklanmaları tavsiye edilmektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ülke ekonomilerinde bir gösterge olarak kredi temerrüt takası (cds) ve makro belirleyicileri: türkiye örneği

    Sarı, Sacit

    Bir borçlunun temerrüdüne karşı sigorta sunan Kredi Temerrüt Takasları (CDS), bir satıcı ile bir alıcı arasında yapılan ve yatırımcıların temerrüde karşı koruma satın almalarını sağlayan bir sigorta sözleşmesidir. Finansal sermaye akımlarında yaşanan artışlar sonucu riskten korunmak isteyen yatırımcılar, bir ülkenin kredibilitesiyle ilişkili riski azaltmak ve korunmak (hedge) için CDS kullanarak finansal istikrarı artırmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışma bağlamında gelişmekte olan bir ülke ekonomisi olarak dış finansmana sıklıkla başvurmak durumunda kalan Türkiye ekonomisinde 2008:01 ile 2023:08 arası dönemde CDS priminin belirleyicileri incelenmiştir. RALS LM birim kök test sonucuna göre düzeyde durağan çıkan seriler arasındaki uzun dönemli ilişkiler RALS regresyon yöntemiyle araştırılmıştır. Enflasyon ve Cari işlemler dengesindeki artışlar CDS primini artırmaktadır. Reel Efektif Döviz Kuru, BİST-100 ve Sanayi Üretim Endeksi değişkenleri ise teoride beklenildiği gibi CDS primi üzerinde negatif etkiler oluşturmaktadır. Granger nedensellik sonucuna göre ise, Enflasyon, BİST-100 ile CDS primi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkilerinin olduğu, Reel Efektif Döviz Kuru, Cari İşlemler Dengesi ve CDS primi arasında ise nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.

    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Perceptions of and intentions to use value stream costing in lean manufacturing enterprises in turkey

    Türk, Zeynep; Çeviren, Seher Meral

    New methods such as value-stream costing (VSC) and management, which focuses on shortening production times and providing added value for the customer, have become necessary because of rapid developments in technology. The purpose of this study is to examine the intentions of lean companies in Turkey to apply VSC. Survey data analyzed with SPSS and AMOS show that the perceived ease of use for the individual has a significant effect on both the intention to apply VSC and the perception of usefulness for the individual while that for the organization affects the perception of usefulness for the organization.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı: Türkiye Açısından Dış Ticarette Potansiyel Barındırıyor Mu?

    Ates, Erdem

    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı (AFCFTA) 2018 yılında kurulmuş, günümüzde 55 üyesi olan ve neredeyse tüm Afrika ülkelerini kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasıdır. AFCFTA, dünyanın en fazla üyesi olan serbest ticaret bölgesidir. Anlaşmanın amacı; Afrika kıtasında tek bir ticaret alanı oluşturarak ticaret yoluyla kıtanın ekonomik potansiyelinin tam olarak ortaya çıkartılmasıdır. Cumhuriyet döneminde bölgenin sömürgeleştirilmiş olması ve sonrasında Soğuk Savaş konjonktürü nedeniyle Türkiye ile Afrika ülkelerinin diplomatik ve ticareti bağları zayıf kalmıştır. Türkiye’nin Afrika kıtasına yaklaşımı 1998 yılında kabul edilen “Afrika Eylem Planı” ile değişmiş ve hem diplomatik hem de ticari ilişkiler artmaya başlamıştır. Türkiye 2005 yılında Afrika Birliği’nde gözlemci, 2008 yılında ise stratejik ortak unvanı almıştır. Bunun bir yansıması olarak, günümüzde Türkiye ile Afrika ülkelerinin ticari bağları hızla artmaktadır. Çalışmanın amacı; Orta Vadeli Program (2023-2025) ve 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planlarında özel vurgu yapılmış olan Afrika kıtasında yürürlüğe girmiş olan AFCFTA ile Türkiye’nin ticari bağlarını incelemektir. Çalışmada 2014-2023 dönemi Türkiye ile AFCFTA ülkelerinin ticari ilişkileri ihracat, ithalat ve doğrudan yabancı yatırım verileriyle yıllık olarak incelenmiş ve Ticarette İki Yanlı (Bilateral) Yoğunlaşma ve İhracat ve İthalatta Sektörel İki Yanlı (Bilateral) Ticaret Yoğunlaşma Endeksleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, anlaşma ülkeleri ile Türkiye’nin ticari bağlarının kuvvetlenmesi, Türkiye’nin dış ticarette ülke çeşitlendirmesi yapmasına ve enerji, hammadde ve gıda güvenliğini artırmasına yardım edeceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    İkiz dönüşüm kapsamında kritik hammadde ve teknolojilerinin zaman serileri analizi

    Göçmen, Elifcan; Say, Halise Miray; Öner, Mahir

    Kritik hammaddeler, sürdürülebilir ekonomi için oldukça önemli ve tedarikleriyle bağlantılı olarak yüksek risk taşıyan hammaddelerdir. Yeşil dönüşüm ve teknolojinin dönüşümünü birleştiren ikiz dönüşümde kullanılan teknolojilerde kritik hammaddelerin kullanımı, bu hammaddelerin önemini ve arz riskini arttırmaktadır. Bu kapsamda, ülkede bu dönüşüme zemin hazırlayan teknolojilerin, uygulamaların ve politikaların incelenmesi ve zaman serileri analiziyle incelenmesi amaçlanmaktadır. Yeşil dönüşüm için ülkemizde önemli potansiyeli bulunan ve kritik hammaddelerin kullanıldığı çoğu teknolojinin de kaynağı olan güneş, rüzgâr, hidrolik, jeotermal, termik enerjinin geçmiş verilerinin analizi ve gelecek projeksiyonu sunulmaktadır. Çalışmada kullanılan zaman serileri analizi yöntemleri, basit hareketli ortalama, ağırlıklı hareketli ortalama ve üstel hareketli ortalama yöntemleridir. Üstel hareketli ortalama, güncel verilere daha fazla ağırlık verdiği için, tahmin başarısı ve hata düzeyleri konusunda daha olumlu sonuçlar vermektedir. Böylelikle, her enerji kaynağının gelecek trendleri, bu enerji kaynaklarıyla bağlantılı teknolojilerde kullanılan hammaddelerin talep düzeyi ve bu hammaddelerin kritikliğini de ortaya koyacaktır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2024
    Evaluating the impact of firm size, firm age, international opportunity recognition, and business network on internationalisation performance

    Ataman, Göksel; Platin, Nida

    This study examines the cumulative impact of firm size, firm age, business network participation, and international opportunity recognition on the internationalisation performance of small and medium- sized enterprises (SMEs). The study population consists of 160 SMEs in the Kayseri, Inegöl, and Istanbul Organized Furniture Industry area, specifically focusing on those involved in business networks. The data was collected through a survey methodology, and the research objective was assessed using a quantitative approach in SPSS 21. The study aims to examine the gradual impact of variables on internationalisation performance. The stepwise regression in the analysis underscores the crucial impact of firm size and various aspects of international opportunity recognition on internationalisation performance. Notably, the business network's structure positively influences performance, providing optimism for firms seeking to enhance their internationalisation efforts. However, the strength of the tie subdimension of the business network does not impact performance significantly. These findings offer valuable insights for firms aiming to improve their internationalisation efforts.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Forced To Become Entrepreneurs: Investigating the Impact of Workplace Bullying on the Entrepreneurial Intentions of Immigrant Workers in Turkey

    Uyan, Umut

    Purpose: The issue of migrant workers has been frequently addressed in management and organiza- tion studies, as in many other fields since migration has become a global phenomenon. By referring to the push-pull theory of entrepreneurship, the current study aims to understand to what extent the bullying behavior that migrant workers are exposed to in the workplace encourages them to engage in entrepreneurship. The main assumption that constitutes the hypotheses is that negative workplace experiences push migrant workers to create alternatives against undesirable working conditions. Methodology: A quantitative research design was employed, involving standardized questionnaires to gather data from 231 migrant workers employed in Turkey’s textile sector. The hypotheses were tested using the AMOS statistical program. Findings: The findings support the bullying behavior that migrant workers are exposed to in their workplaces pushes them to become entrepreneurs (β= 0.36, p<.001). Further, the findings indicate that individual entrepreneurship orientation (IndEO) does not moderate the relationship mentioned (β = 0.03, p= .33). Originality: Unlike mainstream entrepreneurship literature, this study demonstrated that entrepre- neurship can be an ‘imperative’ stemming from unfavorable working conditions of migrant workers, rather than an ‘attractive’ phenomenon. Yet, the success and sustainability of such entrepreneurial activities is debatable. The study is expected to provide a clearer picture of migrant entrepreneurial initiatives and, therefore, guide policymakers in developing effective strategies to support economies.