Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    Farklı Sıcaklık ve Farklı Konsantrasyonlarda Kadmiyuma Maruz Bırakılan Gammarus pulex'te Bazı Biyokimyasal Parametrelerin Değişikliklerinin Belirlenmesi

    Serdar, Osman; Çalta, Metin; Aydin, Rahmi

    Bu çalışmada Gammarus pulex üzerinde kadmiyum (Cd) toksisitesinin su sıcaklığına bağlı olarak oksidatif stres etkileri araştırılmıştır. Test organizması bireyleri, her sıcaklık (10, 14, 18 °C) için belirli oranlarda (C1; 1/10, C2; 1/20 ve C3; 1/40) LC50 değerlerinin 96 saat boyunca subletal konsantrasyonlara maruz bırakıldı. Cd'ye maruz kalan G. pulex'te belirlenen sıcaklıklarda malondialdehid (MDA) seviyesi, glutatyon peroksidaz (GPx) ve katalaz (CAT) enzim aktiviteleri araştırıldı. Sıcaklık arttıkça MDA seviyesi ve CAT enzim aktivitesi artarken GPx enzim aktiviteleri azaldı. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, G. pulex üzerinde Cd'nin neden olduğu biyokimyasal yanıtın sıcaklık ile istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara (p<0,05) sahip olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada, risk değerlendirmesi için biyobelirteç olarak MDA seviyelerinin CAT ve GPx ile ilişkili enzimler, Cd maruziyeti, toksisite ve sıcaklık değişimi ile kullanılması yararlı olabilir

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Changes in the Some Biochemical Constituents in Fry of Common Carp (Cyprinus carpio) Exposed to Imidacloprid

    Yonar, M. Enis; Ispır, Ünal; Özcan, Mikail; Şeker, Engin

    This study was conducted to investigate the possible toxic effects of imidacloprid biochemical parameters of carp. The fish (weight 0,34±0,03 g, total length 2,97±0,21 cm) were subjected to 2,8 and 5,6 mg L-1 of Imidacloprid concentration for 4 and 7 days. Alterations were observed in glycogene, total protein, and total fat activities in the whole body of carp. No mortalities occurred in any group during the test. The glycogene and total protein levels in imidacloprid treated fishes were significantly (p&lt;0,05) lower than the control in all the concentrations. Total fat levels were higher in imidacloprid treatment groups, which were not significantly different. This study was conducted to investigate the possible toxic effects of imidacloprid biochemical parameters of carp.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    Türkiye’nin B9 Karesi’nin Briyofit Kontrol Listesi

    Alataş, Mevlüt; Ursavaş, Serhat

    Bu çalışma, Henderson (1961)’ın Türkiye kareleme sistemine göre B9 karesi içerisinde, şimdiye kadar yapraklı karayosunu (Bryophyta) ve ciğerotları (Marchantiophyta) ile ilgili yapılmış olan araştırmalara dayanan güncel bir listeyi içermektedir. Listede; yapraklı karayosunları için 18 familya ve 54 cinse ait 143 takson, ciğerotları için ise 4 familya ve 5 cinse ait 6 takson olmak üzere toplamda 22 familya, 59 cinse ait 149 tür ve tür altı takson bulunmaktadır. Bu kare içerisinde, içerdiği cins sayısı bakımından en zengin familyalar sırasıyla; Pottiaceae (13), Brachytheciaceae (11), Amblystegiaceae (6), içerdiği takson sayısı açısından ise en zengin familyalar ise; Pottiaceae (43), Brachytheciaceae (21), Grimmiaceae ile Bryaceae (17) ve Orthotrichaceae (12)’dir. Takson çeşitliliği açısından en zengin olanlar cisler; Grimmia (12), Syntrichia (10), Didymodon (9), Ptychostomum ve Tortula (8), Bryum ve Orthotrichum (7)'dir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Altındere Vadisi (Maçka, Trabzon) Briyofit Florasına Epifitik Katkılar

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay

    Bu çalışmada, Altındere Vadisinin (Maçka-Trabzon) epifitik briyofitleri ve ekolojik özellikleri araştırılmıştır. 2018-2020 yıllarının farklı vejetasyon dönemlerinde, alanın farklı lokalite ve habitatlarındaki (14 istasyon) çeşitli ağaç gövdeleri üzerinden alınan 466 epifitik briyofit örneğinin değerlendirilmesi sonucunda 27 familya ve 37 cinse ait toplam 55 takson (13 ciğerotu, 42 karayosunu) belirlenmiştir. Bu taksonlardan 36’sı alan için yenidir. Belirlenen bu yeni briyofit türleri ile alandaki toplam briyofit sayısı 115’e yükselmiştir. Taksonların hayat formu ve yaşam stratejisi analizleri de yapılmıştır. Hayat formlarından düz halı (Ms) ve Pürüzlü halı (Mr)’nın, yaşam stratejilerinden ise perennial kalıcıların baskın olduğu görülmüştür. Epifitik taksonlar tarafından en çok tercih edilen ağaç Alnus glutinosa olurken en az tercih edilen ağaç Castanea sativa olmuştur. Ayrıca, ekolojik özellikler açısından floristik listedeki taksonların çoğu; nemlilik açısından mezofitik, gölge tercihi açısından sciofit ve pH açısından subnötrofittir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Anatomical, Palynological and Biochemical Studies on Gundelia dersim Vitek, Yüce & Ergin(Asteraceae) an Endemic of Turkey

    Açar, Mikail; Beker Akbulut, Gülçin; Tasar, Neslihan

    The Asteraceae family is the largest in the plant kingdom in the world. Gundelia is agenus that belongs to this family and is commonly referred to as the kenger name in Anatolia. Gundeliadersim is also an endemic species defined from Eastern Anatolia. In this study, anatomical,palynological and biochemical properties of G. dersim were discussed. When the anatomical structureof G. dersim was examined, it was seen that the mesophyll type, in which the midrib of the leaf wasdeveloped, was unifacial. There are too many sclerenchymatic cells in the vascular bundles. In addition,laticifer elements were seen on the stem and leaf. Also, it was observed that the pollen of the species isin echinate ornamentation and pollen grains are radial symmetrical, isopolar, tricolporate. Followingbiochemical analysis, pigment analysis, total carbohydrate and lipid peroxidation were performed. Thechlorophyll a and chlorophyll b content of the species in both stem and leaf were analyzed, and the mostchlorophyll content was found in the leaf. With this research, for the first time, a detailed anatomicalinvestigation was conducted on the genus Gundelia, and it is a current view with the first considerationof the anatomical, palynological and biochemical aspects of G. dersim.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3
    Murat Nehri’ndeki Garra rufa (Heckel, 1843)’nın Bazı Populasyon Parametreleri

    Yüksel, Fahrettın; Çoban, Mehmet Zülfü; Aslan, Şaban

    Bu çalışmada, Murat Nehri’nde yaşayan ve “doktor balık” olarak bilinen Garra rufa (Heckel, 1843)’nın bazı populasyon parametrelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan toplam 322 adet balık örneği, serpme ağı ve elektroşoker cihazı kullanılarak, Mart 2016 ile Şubat 2017 tarihleri arasında Murat Nehri’nden temin edilmiştir. Populasyonun I-V yaş grupları arasında dağılım gösterdiği ve dişi/erkek oranının 1:1.24 olduğu tespit edilmiştir. Boyağırlık ilişkisi regresyon analizi ile belirlenmiştir. Buna göre; regresyon katsayısı (b) dişilerde 2.4551 (negatif allometrik büyüme), erkeklerde 2.2039 (negatif allometrik büyüme) ve tüm bireylerde 2.3167 (negatif allometrik büyüme) olarak belirlenmiştir. İncelenen balık örneklerinin total boyları 5.1- 15.5 cm, ağırlıkları ise 3.0-50.6 g arasında değişiklik göstermiştir. Populasyonun genelinde tüm yaş gruplarının kondisyon faktörü değerlerinin ortalaması 1.17 olarak tespit edilmiştir. Populasyonun büyüme parametreleri dişilerde; L∞ = 16.33 cm, K = 0.37 yıl⁻¹, t₀ = -0.18 yıl, W∞ = 42.59 g, erkeklerde; L∞ 15.25 cm, K = 0.43 yıl⁻¹, t₀ = -0.03 yıl, W∞ = 31.37 g ve tüm bireylerde; L∞ = 15.88 cm, K = 0.39 yıl⁻¹, t₀ = -0.13 yıl, W∞ = 36.62 g olarak belirlenmiştir. Büyüme performans indeksi (Ǿ) dişilerde 4.59, erkeklerde 4.61 ve populasyonun genelinde 4.59 olarak hesaplanmıştır.

    • SDG 14 · Sudaki Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Gadolinyumun Tatlı Su Omurgasızı Dreissena polymorpha Üzerindeki Biyokimyasal Etkileri

    Serdar, Osman; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan; Tatar, Sule

    Bu çalışma, metabolik ve oksidatif stres biyobelirteçlerinin analizi yoluyla, su kirliliğinin iyi bir biyoindikatörü olarak kabul edilen tatlı su omurgasızı Dreissena polymorpha üzerindeki Gadolinyum (Gd) toksisitesini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Öncelikle çalışmamızda Gd’nin D. polymorpha üzerindeki LC50 değeri belirlenmiştir. D. polymorpha, kontrollü koşullar altında 24 ve 96 saatlik bir süre boyunca üç letal olmayan Gd konsantrasyonuna (1/20, 1/10 ve 1/5 LC50 değerine) maruz bırakılmıştır. TBARS ve CYP1A1 seviyeleri ELISA kiti kullanılarak belirlenmiştir. CYP1A1 ve TBARS düzeylerinin tüm gruplarda 24. ve 96. saatte kontrol grubuna göre arttığı görülmüştür. Bu sonuçlar, Gd'nin tatlı su omurgasızları, D. polymorpha için bir risk olarak kabul edilebileceğini ve bu nedenle alıcı ortamlara deşarjının denetlenmesi gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex8TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3
    Demirköprü Baraj Gölü’nde İlk Dreissena polymorpha (Pallas, 1771) ve Unio pictorum (Linnaeus, 1758) Kaydı ve Bazı Biyometrik Parametrelerinin Değerlendirilmesi

    Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz

    Manisa İli sınırları içerisinde yer alan Demirköprü Baraj Gölü’nde yaşayan Dreissena polymorpha (Pallas, 1771) ve Unio pictorum (Linnaeus, 1758) türlerine ait bazı biyometrik özellikler çalışılmıştır. Çalışma alanında toplanan bireylere ait uzunluk (mm), genişlik (mm), yükseklik (mm) verileri dijital kumpas ile; bireylerin ağırlıkları (g) hassas terazi kullanılarak ölçülmüştür. Bireylere ait veriler sırasıyla; ortalama kabuk uzunluğu 30.48±5.40 ve 61.02±7.78 mm, kabuk genişliği 14.48±2.33 ve 32.01±4.48 mm, kabuk yüksekliği 14.72±3.02 ve 17.87±3.43 mm ve ağırlığı 5.19±0.94 ve 23.08±2.90 g olarak belirlenmiştir. Temel bileşenler analizine göre, her iki tür için kabuk yüksekliği, kabuk genişliği, kabuk uzunluğu ve ağırlık arasında güçlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Toplam varyansın U. pictorum ve D. polymorpha türleri için % 97.913 ve % 94.379’luk kısmının iki temel bileşen tarafından açıklanmış olduğu tespit edilmiştir. D. polymorpha ve U. pictorum türü bu çalışma ile Demirköprü Baraj Gölü’nden ilk defa rapor edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Pülümür Nehri (Tunceli)’ndeki Alburnus mossulensis (Mossul bleak) Heckel, 1843 ‘ün Boy-Ağırlık İlişkisi ve Kondisyon Faktörü

    Serdar, Osman; Ozcan, Ebru Ifakat

    Bu çalışmada; 2017 ve 2019 tarihleri arasında Pülümür Nehri'nden yakalanan Alburnus mossulensis’in Heckel, 1843 cinsiyet dağılımı, boy-ağırlık ilişkisi ve kondisyon faktörü araştırılmıştır. İncelenen bireylerin % 58,80’inin (304 adet) dişi, % 41,20’sinin (213 adet) erkek olduğu ve dişi/erkek oranının 1:0,70 olduğu belirlenmiştir. Örneklenen balık total boyları ve ağırlıkları dişilerde 6,7-22,7 cm ve 3,5-74,3 g, erkeklerde ise 7,0-22,1 cm ve 3,6-70,2 g arasında dağılım göstermiştir. Boy-ağırlık ilişkisi dişilerde W = 0,0105L2,86 (R² = 0,92), erkeklerde W = 0,0160L2,70 (R² = 0,93) ve tüm bireylerde W= 0,0126L2,79 (R² = 0,92) olarak bulunmuştur. Büyümenin negatif allometrik olduğu tespit edilmiştir. Dişi, erkek ve tüm bireylerde total boy ile ağırlık arasında çok kuvvetli bir ilişki bulunduğu görülmüştür (R² > 0,92). Kondisyon faktörü değerleri dişilerde 0,456-1,237, erkeklerde 0,474-1,304 ve tüm bireylerde ise 0,456-1,304 arasında değişmektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Effect of Beta-Cyfluthrin Pesticide on Zebra Mussel (Dressienna polymorpha)

    Serdar, Osman; Aydin, Rahmi; Söylemez, Hilal

    In this study, some biochemical responses of Beta-Cyfluthrin (β-CF), which is a commercial insecticide in Dreissena polymorpha, were investigated. The 96 hour LC50 value of β-CF on D. polymorpha was calculated as 509.62 µg L-1. D. polymorpha was exposed to subletal concentrations (1/16, 1/8 and 1/4 of LC50 value: 32, 64 and 128 µg L-1) of β-CF for 24 and 96 hours. Malondialdehyde (MDA) and reduced glutathione (GSH) levels and Acetylcholinesterase (AChE) enzyme activities were determined in D. polymorpha individuals. In D. polymorpha exposed to β-CF, MDA levels increased compared to control and with increasing concentration. It was determined that GSH level decreased and AChE activity was inhibited compared to control and with increasing concentration. In conclusion, exposure to β-CF resulted in increased oxidative damage and has been found to cause neurotoxicity even at low concentrations.

    AtıfOpenAlex8TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    The Bryophyte Flora of Kümbet High Plateau (Dereli district, Turkey)

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin

    As a result of bryological researches in the Kümbet High Plateau of Giresun province (Turkey), a total of 289\rbryophyte taxa belonging to 131 genera and 64 families, of which are 50 liverworts and 239 mosses, were\rdetermined from 40 different localities. Among them, Neckera pumila and Pseudephemerum nitidum new to A4\rgrid square and all bryophyte taxa are new for Kümbet high plateau. Collected localities and substrata are presented\rat bryofloristic list.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Öküzgözü ve Boğazkere Üzüm Çeşitlerine Ait Çekirdeklerin Yağ Asit Kompozisyonu Bakımından Karşılaştırılması

    Aydın, Sevinç; Karaca Sanyürek, Nesrin; Aritürk, Necmi

    Bu çalışmada, Elazığ bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin çekirdek yağlarının kalite kriterlerinin belirlenmesi, yağ miktarı ve yağ asit kompozisyonu bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Üzüm çekirdekleri doymamış yağ asitleri ve fenolik madde içerikleri bakımından oldukça zengindir. Bu özelliklerinden dolayı yemeklik yağ olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Çalışma, yöresel ticari olarak yetiştirilen iki kırmızı üzüm çeşidi olan Öküzgözü ve Boğazkere çekirdekleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu iki üzüm çeşidi, genellikle şaraplık olarak kullanılmaktadır. Şarap üretiminin yan ürünü olan üzüm çekirdeklerinin değerlendirilmesine olan ilgi son zamanlarda giderek artmaktadır. Tanımlanan yağ asitlerinin miktarları üzüm çeşitlere göre değişmektedir. Yaptığımız analizler sonucunda çekirdek yağlarının yağ asidi kompozisyonu; Miristik asit (0.36±0.02), Palmitik asit (20.45±0.67) ve Palmitoleik asit (5.80±0.10) miktarları karşılaştırıldığında, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerde, Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Stearik asit (1.15±0.03), Oleik asit (19.40±0.4), Linoleik asit (54.75±0.69), α-linoleik asit (0.07±0.02) ve Gama-linolenik asit (0.24±0.01) miktarları karşılaştırıldığında ise Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerde, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Some Growth Parameters of Capoeta umbla (Heckel, 1843) Population Living In The Pülümür River

    Serdar, Osman; Ozcan, Ebru Ifakat

    In this study, some growth parameters have been investigated like sex distribution, length and weight relationship, age determination, von Bertalanffy growth parameters and condition factor of Capoeta umbla (Heckel, 1843) (644 female, 743 male) captured from Pülümür River between 2017 and 2019. Females varied from 7.1 to 38.8cm in total length and 3.4 to 514.2 g in weight. Males varied from 7.3 to 38.3cm in total length and 3.5 to 450.4g in weight. The sex ratio (females/males) for C. umbla was 1:1.154. The age groups for C. umbla was 0-11. The von Bertalanffy growth parameters were determined as Lt=49.25[1-e-0.128(t+1.68)]; Wt=666.91[1-e-0.128(t+1.68)]2.973 for female, Lt=44.42[1-e-0.155(t+1.37)]; Wt=735.19[1-e-0.155(t+1.37)]2.954 for male and Lt=45.29[1-e-0.146(t+1.42)]; Wt=772.56[1-e-0.146(t+1.42)]2.963 for all individuals. The growth performance index (Ф') value was determined as 2.476. The length and weight relations of C. umbla were found as W=0.0096*L2.973, R2=0.97 (95 % CI of b=2.773-3.139) for females; W=0.0103*L2.954, R2=0.98 (95 %CI of b=2.797-3.092) for males and W=0.0100*L2.963, R2=0.98 (95 %CI of b=2.773-3.139) for all individuals. The growth type of C. umbla was isometric for all individuals (R=0.99, R2=0.97, F1,1385=51700.4, P

    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Antibacterial and Antifungal Features of Centaurea urvillei DC. subsp. urvillei that is herboized in Turkey

    Cakilcioglu, Ugur; Sönmez, Pınar Erecevıt

    Although there are many studies on the activities of different species, the compounds and effects of Centaurea L., the largest genus of the Turkish flora, on human health, no relevant studies have been conducted on the antimicrobial properties of the usable parts (above ground leaves, flowers) of C. urvillei DC. subsp urvillei against pathogenic microorganisms.This study aimed to show whether it prevents the growth of these microorganisms that cause infectious diseases in humans on bacteria, yeast, dermatophytes that cause infectious diseases in humans via well agar and microdilution method by applying a methanol solution of the usable parts of C. urvillei DC. subsp. urvillei. Regarding the antimicrobial susceptibility results, the plant solution formed a generally sensitive inhibition zone (14.66 mm-11.66 mm inhibition zone-1 diameter) on inhibition of growth of yeast, dermatophyte isolates and other bacteria. This means that 40 mg dose of C. urvillei DC. subsp. urvillei has antibacterial and antifungal that can prevent the growth of all test microorganisms (Escherichia coli ATCC 25922, Staphylococcus aureus ATCC 29213, Enterococcus faecalis ATCC 29212, Klepsiella pneumoniae clinical isolate, Candida albicans RSKK 02007, Candida glabrata RSKK 014019, Candida tropicalis RSKK 02011, Epidermophyton floccosum RSKK 14024, Trichophyton rubrum RSKK 03022) that cause disease. It is seen when we compared with the control group that there was no significant difference in bacteria, however, a significant difference was observed in yeast and dermatophytes (p

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Notes on Dicranella crispa and Schistidium confusum in Turkey

    Alataş, Mevlüt; Karaman, Seher; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay

    In this study, both Dicranella crispa (Hedw.) Schimp (Dicranaceae) and Schistidium confusum H.H.Blom (Grimmiaceae) were recorded a second time from Mersin after Ardahan and Sakarya provinces and, also a first time from The Mediterranean region in Turkey. The specimens collected from the Taşeli Plateau. Description of the species is given along with their ecology and phytogeographical distribution.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kırmızı Biber Tohumundan Ultrason Destekli Fenolik Ekstraksiyonunun Tepki Yüzey Metodu ile Optimizasyonu

    İnanç, A. Levent; Atalay, A. Burcu

    Bu çalışmada, kırmızı biberlerin işlenmesi sonucu atık ürün olarak elde edilen Kahramanmaraş kırmızı biber (Capsicum annuum L.) çekirdeklerinin içerdiği fenolik bileşenler, ultrason-destekli ve geleneksel çözücü ekstraksiyon yöntemleri ile ekstrakte edilmiştir. İki farklı ekstraksiyon yöntemi, toplam fenolik içerik ve antioksidan kapasite yönünden değerlendirilmiştir. Daha yüksek antioksidan kapasite ile maksimum toplam fenolik içeriği elde etmek amacıyla, fenolik ekstrakların, ekstraksiyon sıcaklığı (40, 50 ve 60 °C), ekstraksiyon süresi (20, 40 ve 60 dk.) ve çözücü hacmi (50, 75 ve 100 mL) aralığını içeren ultrason-destekli ekstraksiyon koşullarını optimize etmek için tepki yüzey yöntemi kullanılmıştır. Fenoliklerin ekstraksiyonuna, çözücü hacmi, ekstraksiyon sıcaklığı ve süresinin etkileri değerlendirilmiştir. Tepki yüzey yöntemi sonuçlarına göre, optimum koşullar, 51 °C ekstraksiyon sıcaklığı, 60 dakika ekstraksiyon süresi ve 50 mL çözücü hacmi olarak belirlenmiştir. Fenolik bileşenlerin ekstraksiyonu üzerine ultrason uygulamasının, geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu görülmüştür.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çeşitli Pekmez Türlerinde Farklı Yöntemlerle Tespit Edilen Antioksidan Aktivitelerin Karşılaştırılması

    Benzer, Fulya; Tüzün, Sabri; Baş, İsa; Karaca Sanyürek, Nesrin; Karakavuk, Emrah

    Bu çalışmada piyasadan alınmış olan Nar (Punica granatumL.), Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Karadut (Morus nigraL.), Dut (Morus albaL.) ve farklı bölgelerden alınan Üzüm (Vitis viniferaL.) pekmezlerinin farklı yöntemlerle antioksidan aktivitelerinin ölçümü yapılmıştır. Pekmez çeşitlerinin radikal süpürme gücü DPPH ve ABTS yöntemleri ile, Toplam Fenolik Madde tayini ise Folin metoduyla belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yapılan istatistiksel analizlerde ABTS yok etme aktivitesi bakımından Nar, Keçiboynuzu, Mardin Üzüm pekmezi, Batman Üzüm pekmezi ve Karadut sırasıyla % 99.34±0.18, % 99.22±0.2, % 98.92±0.45, % 98.71±0.13, % 97.77± 0.4 ile yüksek aktivite gösterirken, Dut pekmezi % 94.65± 0.2ile en düşük aktiviteyi göstermiştir. DPPH radikal giderme aktivitesi bakımından en yüksek değer % 82.32±0.6 ile Nar, en düşük değer ise % 43.33±0.8 ile Üzüm pekmezidir. Toplam fenolik madde açısından en yüksek aktiviteye 748.74±14.43 mg GAE/100 g ileKeçiboynuzu pekmezi sahip iken, en düşük aktiviteye ise 166.14±6.8 mg GAE/100 g ile Mardin üzüm pekmezinin sahip olduğu tespit edilmiştir. Yapmış olduğumuz bu çalışmada Keçiboynuzu pekmezinin toplam fenolik madde içeriğinin diğer pekmezlerin değerinin iki katından daha fazla olması bu pekmezin antioksidan aktivitesinin daha güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex10TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Malathionun Gammarus pulex (Tatlı Su Amphipodu)’te Asetilkolinesteraz Aktivitesi Üzerine Akut Etkisi

    Serdar, Osman; Pala, Ayşegül; Aydin, Rahmi

    Bu çalışmada, organofosfat insektisit malathionun subletal konsantrasyonlarının Gammarus pulex'in AChE aktivitesi üzerine akut (24 ve 48 saat) etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, G. pulex'e malathionun iki farklı sublethal konsantrasyonu (0.1 ve 0.2 mg l-1 ) 24 ve 48 saat boyunca uygulandı. 24 ve 48 saat malathion maruziyetinin sonunda G. pulex örnekleri alındı. Alınan örneklerde AChE enzim aktivitesi ve protein düzeyi belirlenerek, spesifik AChE enzim aktivitesi hesaplandı. Malathionunun sublethal konsantrasyonları G. pulex'te AChE aktivitesininin zamana bağlı artan inhibisyonuna neden oldu. 0.1 mg l-1 malathion konsantrasyonuna maruz kalan grupta, AChE'nin inhibisyonu, kontrol ile karşılaştırıldığında, 24 saatte %50 ve 48 saatte %74 olarak tespit edildi. Benzer şekilde, 0.2 mg l-1 malathion konsantrasyonuna maruz kalan grupta da kontrol ile karşılaştırıldığında sırasıyla 24 ve 48 saatte % 60 ve % 68 AChE inhibisyonu gözlendi. Sonuç olarak, G. pulex'in malathiona 24 ve 48 saat boyunca maruz kalması AChE aktivitesinin yüksek oranda inhibe edilmesine neden olmuştur. Ayrıca, sonuçlar G.pulex'teki % 74'e kadar AChE inhibisyon seviyelerinin akut ölüme neden olmadığını ve G. pulex'teki AChE aktivitesinin ölçümünün akut malathion maruziyetinin ve etkilerinin biyobelirteci olacağını göstermektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sphingomonas melonis ve Bacillus muralis’in İndaziflam Herbisiti Üzerinde Biyoparçalanma Performansının Değerlendirilmesi

    Erguven, Gokhan Onder; Kanat, Gurdal

    Bu çalışmada, toprak bakterileri olan Sphingomonas melonis) ve Bacillus muralis'in farklıindaziflam herbisiti konsantrasyonlarında (100, 150 ve 200 ppm) biyodegradasyon performansı250C'ta kültür koşullarında önemli çevresel parametreler ile birlikte incelenmiştir. S. melonisbakterisi Türkiye'nin Adana ilindeki pamuk tarımı yapılan tarımsal alandan izole edilirken, B.muralis Kırklareli bölgesinde ayçiçeği tarlasından izole edilmiştir. Çalışma sonucunda; S.melonis için en etkili biyoparçalanma oranı 6 günde BOİ5 ve KOİ için sırasıyla %83 ve 73 ikenTOK giderim oranları ise %70’tir. B. muralis için en etkili biyoparçalanma oranı KOİ ve BOİ5parametrelerinde 5 günde 100 ppm’de %91 ve 84 iken TOK giderim oranı aynı zaman zarfında%77’dir. S. melonis ve B. muralis’de 5. ve 6. günlerin sonunda popülasyon dinamiği sonuçlarınagöre bulanıklığın artması bu parametreler ile biyoremediasyon sonuçlarını doğrulamaktadır. Busonuçlar göstermiştir ki S. melonis ve B. muralis indaziflam remediasyonunda etkili KOİ, TOKve BOİ5 gideriminde kullanılabilir

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Ürkçe sözlük’teki türkçe kökenli kuş adlarının ad bilimi açısından incelenmesi

    Korkut, Gizem

    Bu çalışmada; Türkçenin kuş adlandırmasında kullanılan ölçütleri ortaya koyabilmek ve kavramoluştururken kullandığı yöntemleri incelemek hedeflenmiştir. Türk Dil Kurumunun 2019’da onbirinci baskı olarak yayımlamış olduğu Türkçe Sözlük’te yer alan kuş adları tespit edilmiş ve dahasonra adlandırma yöntemlerine göre kuşların; beslenmesi, fiziksel özelliği, çağrılma sesi, davranışı,rengi, yaşam alanı, başka bir hayvana benzemesi ve bir sebebe bağlı olmamasına göre olmak üzeresekiz başlık altında Türkçe kökenli kuş adları tasnif edilmiştir. Tespit edilen kuş adları, hem görünüşhem de işitsel açıdan incelenmiştir. Çalışmada; Türkçe kökenli ve Türkçe kökenli olmayan kuş adlarıayrımına gidilmiş ve inceleme kısmında Türkçe kökenli kuş adları ele alınmıştır. Türkçe Sözlük’tekikuş söz varlığını tam olarak yansıtmak adına çalışmada Türkçe kökenli olmayan kuş adları dalistelenmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında; kuş adlandırmasında kullanılan en yaygın adlandırmayöntemlerinden, söz dizimsel açıdan en çok kullanılan adlandırma yöntemlerinden ve köken bilgisiaçısından kuş adlarının köken olarak en çok yer aldığı dillerden bahsedilmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele