Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Tunceli tarım arazilerinden elde edilen bacillus licheniformis'in antimikrobiyal özellikleri

    Yazdıç, Ferit Can; Kar, Bülent; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Araka, Özlem

    Bu çalışmada, Türkiye Tunceli'deki tarım topraklarından izole edilen Bacillus licheniformis suşlarının antimikrobiyal potansiyelleri araştırılmıştır. Toprak örnekleri minimal olarak bozulmuş alanlardan toplanmış ve bakteri suşları morfolojik, biyokimyasal ve moleküler tanımlama yöntemleri kullanılarak izole edilmiştir. İzolatlar, 16S rDNA dizilemesi ve filogenetik analiz yoluyla Bacillus licheniformis oldukları başarılı bir şekilde doğrulanmıştır. Antimikrobiyal sekonder metabolitlerin üretimi, izolatların farklı karbon kaynaklarıyla (sükroz, glikoz ve fruktoz) kültürlenmesi ve disk difüzyon yöntemi kullanılarak Escherichia coli (ATCC 25922) ve Staphylococcus aureus'a (ATCC 25923) karşı aktivitelerinin test edilmesiyle değerlendirilmiştir. Sonuçlar, özellikle Escherichia coli'ye karşı antimikrobiyal aktiviteyi artırmak için en etkili karbon kaynağının sükroz olduğu belirlenmiştir. Antibakteriyel aktivite genellikle daha uzun inkübasyon süreleriyle artmıştır. Bu araştırma, Bacillus licheniformis'in antibakteriyel madde kaynağı olarak potansiyelini vurgulamaktadır. Patojenlerin biyolojik kontrolü için tarımdaki uygulamalarda kullanılması için çevre dostu bir alternatif sunmaktadır. Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları Bacillus licheniformis'in antimikrobiyal özellikleri hakkında bilgilere katkıda bulunmaktadır. Karbon kaynağındaki kullanılabilirliği ve metabolit üretimini etkileyen faktörleri anlamak, Bacillus licheniformis'in antimikrobiyal potansiyelinden yararlanmak için önemlidir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Kafur (Cinnamomum camphora) Esansiyel Yağının Farklı Su Sıcaklıklarında Japon Balıkları Üzerindeki Anestezik Etkinliği

    Kizak, Volkan; Akyüz, Nurettin

    Bu çalışmada, Japon balıklarında kafur esansiyel yağının farklı su sıcaklıklarında anestezik etkilerinin incelenmesi ve anestezik konsantrasyonu ile su sıcaklığının süre üzerine birleşik etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bütün su sıcaklıklarında derin anestezi bakımından en etkili konsantrasyon 300 µl/lt olurken, tam iyileşme dikkate alındığında en optimal konsantrasyon 250 µl/lt olmuştur. Anestezik madde kon-santrasyonu arttıkça derin anestezi süreleri kısalmış, tam iyileşme süreleri ise uzamıştır. Yüksek su sıcaklıklarına kıyasla düşük su sıcaklıklarında anestezi ve iyileşme süreleri uzun kaydedilmiştir. Derin anestezi ve tam iyileşme süreleri arasında 14°C su sıcaklığında zayıf negatif ilişki, 18°C su sıcaklığında kuvvetli negatif ilişki ve 22°C su sıcaklığında negatif ilişki bulunmuştur. Derin anestezi sü-releri ve kon-santrasyonlar arasında tüm su sıcaklıklarında kuvvetli negatif bir ilişki saptanırken, tam iyileşme süreleri ve konsantrasyonlar arasında kuvvetli pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Konsantrasyon ve su sıcaklığının süre üzerine birleşik etkisinin de olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, kafur esansiyel yağı Japon balıklarında üç farklı su sıcaklığında etkili bir anestezik maddedir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Endemik Tunceli Sarımsağı (Allium tuncelianum) Toprağından Bacillus velezensis İzolasyonu, Moleküler Tanımlanması ve Antimikrobiyal Özellikleri

    Yazdıç, Ferit Can; Yazdıç, Fadime; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Kilic, Sükran

    Antibiyotik direnci, yeni antimikrobiyal ajanların keşfini gerektiren, her geçen gün büyüyen küresel bir endişedir. Spor oluşturan gram pozitif bir bakteri olan Bacillus velezensis, lipopeptitler (sürfaktin, fenjisin, iturin) ve poliketidler (difficidin, makrolaktin) gibi biyoaktif bileşikler üretmesiyle bilinmektedir. Bu maddeler geniş spektrumlu antimikrobiyal özellikler göstermekle beraber, bitki patojenlerini baskılar ve bitki büyümesini teşvik eder. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki endemik Tunceli sarımsağı (Allium tuncelianum (Kollmann) Özhatay, B. Mathew ve Şiraneci) ile ilişkili topraktan B. velezensis'in izolasyonunu, tanımlanmasını ve antimikrobiyal potansiyelini araştırmaktadır. B. velezensis ŞK_B3 suşu, 16S rDNA dizilemesi kullanılarak tanımlandı ve gram pozitif (Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis) ve gram negatif (Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa) bakterilere karşı antimikrobiyal aktivite açısından test edildi. Streptomisin ve penisilin gibi standart antibiyotiklere kıyasla orta düzeyde aktivite gösterse de, etkinliği özellikle gram pozitif bakterilere karşı dikkat çekici olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, özellikle gram pozitif bakterilere karşı orta düzeyde inhibitör aktivitesi olduğunu göstermiştir. Bu da tarımda bir biyokontrol ajanı ve yeni antibiyotik kaynağı olarak potansiyelini vurgulamaktadır. Etkin bileşiklerin aydınlatılması ve antimikrobiyal etkinliğin artırılması için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Zebra Midyesinin (Dreissena polymorpha) Yağ Asidi Profili Ve Yağ Asidine Bağlı Besinsel Kalite Indekslerinin Değerlendirilmesi

    Erol, Nida Demirtaş

    Esansiyel omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri (n-3 PUFA'lar) insan sağlığı için hayati öneme sahiptir ve bir dizi rahatsızlığı önler; midyeler bu PUFA'ların iyi bir kaynağıdır. Bu çalışmanın amacı, yağ asidi bileşimini ve besin kalitesi parametrelerini ölçerek zebra midyesinin (Dressiana polymorpha) fonksiyonel bir gıda olarak potansiyelini değerlendirmektir. Zebra midyesi yağında çözücü ekstraksiyonla lipid miktarı, yağ asidi bileşimi ve besin kalitesi endeksleri belirlendi ve zebra midyesinin nutrasötik ve farmasötik olarak potansiyeli değerlendirildi. Zebra midyesi düşük lipid içeriğine rağmen insan sağlığına faydalı olan yağ asidi profilleri gösterdi. Zebra midyesindeki majör yağ asidi grubu SFA'lar olup bunu MUFA ve PUFA grupları izledi. EPA ve DHA miktarlarının toplamı 14.051.36 olarak bulundu. Ayrıca zebra midyesinin n6/n3 oranı 0.09 olarak bulundu. Zebra midyesinin PUFA/SFA oranı 0.36 olarak bulundu. AI, TI ve HH değerleri sırasıyla 0,60, 0,37 ve 1,09'du. Mevcut çalışma, zebra midyelerinin lipid kalitesini ve yararlı yağ asitlerini işlevsel diyet bileşenleri olarak değerlendirmeye işaret etmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 14 · Sudaki Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tunceli Yöresindeki At Dışkısı Örneklerinden İzole Edilen Anaerobik Gut Funguslarının (Piromyces spp.) Saf Kültürdeki Fibrolitik Aktiviteleri ve Moleküler Tanımlanması

    Kar, Bülent

    Bu çalışma, Türkiye'nin Tunceli ilindeki at dışkılarından anaerobik gut funguslarının (AGF) izolasyonu, karakterizasyonu ve enzim özelliklerine odaklanmaktadır. At dışkısından Piromyces cinsine ait iki izolat MUBAM_F1 ve MUBAM_F2, morfolojik ve moleküler teknikler kullanılarak izole edilmiş ve kısmen tanımlanmıştır. ITS bölgesinin Blast analizi, her iki izolatında Piromyces cinsi içerisinde bir tür olduğu doğrulamıştır (sırasıyla %98.24 ve %98.87 benzerlik). Enzimatik analizler, her iki izolat için de önemli ksilanaz ve karboksimetil selülaz aktivitesinin olduğunu göstermiştir. MUBAM_F1, toplam 47.13±0.10 µmol/dak/ml (spesifik aktivite: 2153.93 µmol/dak/mg protein) ksilanaz aktivitesi gösterirken, toplam 35.56 µmol/dak/ml (spesifik aktivite: 1626.52 µmol/dak/mg protein) karboksimetil selülaz aktivitesi göstermiştir. MUBAM_F2, 57.53±0.08 µmol/dak/ml'de daha yüksek toplam ksilanaz aktivitesi göstermiş (spesifik aktivite: 2630.11 µmol/dak/mg protein) ancak 23.93±1.41 µmol/dak/ml'de daha düşük karboksimetil selülaz aktivitesine (spesifik aktivite: 1098.66 µmol/dak/mg protein) sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler, Piromyces sp. MUBAM_F1 ve MUBAM_F2'nin ksilanaz ve kar-boksimetil selülaz enzimlerinin umut vadeden kaynakları olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Comparison of Characteristics and Antimicrobial Activity of Synthesized Zinc Oxide And Magnetite Iron Oxide Nanoparticles Using Four Different Plant Extracts

    Aytar, Mehmet; Aydogdu, Burcu; Unal, Ilkay

    The aim of this study was to synthesize Zinc oxide (ZnO) and magnetite ıron oxide (Fe3O4) nanoparticles utilizing a precipitation method, employing plant extracts from Ocimum basilica(1), Cinnamomum zeylanicum(2), Lactarius salmonicolor(3) and Paeonia kesrouanensis(4) as reduction and stabilizing agents. Additionally, the antimicrobial activity of these nanoparticles against both gram-positive (S. aureus, ATCC 25923) and gram-negative (E. coli, ATCC 25922; P. aeroginosa, PAO1), bacteria as well as fungus (C. albicans 90028) was evaluated. The nanoparticles (NPs) were characterised by various analyses, including TEM, SEM, XRD, FTIR, DSL, and zeta potential. Based on the TEM image, the ZnONPs exhibited a cluster of flower-like structures, whereas the Fe3O4NPs displayed a spherical shape with a varying size distribution. The zeta potential values for ZnO NPs ranged from -5.35 to -16.9, while for Fe3O4NPs ranged from -7.43 to -20.7. All ZnO nanoparticles exhibited antimicrobial activity exclusively against the S. aureus strain, whereas Fe3O4NPs did not demonstrate any antibacterial effect.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Antimicrobial Activity of Essential Oils of Foeniculum vulgare Mill and Pimpinella anisum L (Apiaceae) Species

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Today, essential oils are considered safe substances and can be used as antibacterial additives. Pimpinella anisum L. (Aniseed) and Foeniculum vulgare Mill. var. dulce (fennel) species are of great economic importance. It is among the medicinal and aromatic plants cultivated in wide areas in our country. In this study, it was aimed to determine the antimicrobial properties of essential oils obtained from Foeniculum vulgare Mill. and Pimpinella anisum L plants. The essential oils of the species were obtained by using the distillation method. The antimicrobial activities of essential oils by hand were studied using the hollow agar method. Known to be medically important in food, cosmetics and pharmaceutical products Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) and Serratia marcescens (ATCC 13880) evaluated against pathogen and microbial contaminants. While Foeniculum vulgare showed results parallel to the antibiotic used as standard, no antibacterial activity was observed in Pimpinella anisum L.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination and monitoring of tetracycline and degradation products in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant effluent

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Öbek, Erdal

    Aim of our study was the determination and monitoring of tetracycline (TC) and degradation products (DEP) in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant (SWWTP) effluent. For this purpose, TC and DEP values in SWWTP were investigated. The concentrations of TC and DEP were monitored for 12 months. TC, 4-epitetracycline (ETC), 4-epianhydrotetracycline (EATC), anhydrotetracycline (ATC), and physicochemical parameters of pH, suspended solids (SS), BOD5, COD, and TP were calculated. The maximum TC concentration was determined as 1.68±0.08 µg/L in March and the minimum TC was 1.08±0.05 µg/L in January. The maximum ETC was 2.93±0.14 µg/L in March and April. The minimum ETC was 1.98±0.1 µg/L in January. EATC was 10.82±0.5 µg/L in September, and minimum EATC value was determined as 9.14±0.4 µg/L in March. The maximum ATC value was 8.62±0.4 µg/L in June and the lowest ATC value was 6.61±0.3 µg/L in September. Concentrations of TC and DEP detected in SWWTP effluent were listed in descending order as EATC> ATC> ETC> TC.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    3-APTMS takviyeli kitosan-polivinil alkol harman filmlerinin fiziksel ve antibakteriyel aktiviteleri

    Yazdıç, Ferit Can; Gürler, Nedim

    Bu çalışmada kitosan (KT) ve polivinil alkol (PA) karışımına %0, %0.5, %1 ve %2 oranlarında 3-(aminopropil) trimetoksi silan (3-APTMS) ilave edilerek dökme metoduyla filmler hazırlanmıştır. Hazırlanan filmlerin FTIR, SEM, su buharı geçirgenliği, çözünürlük, opaklık ve renk özellikleri incelenmiştir. KT/PA, KT/PA-0.5, KT/PA-1 ve KT/PA-2 filmlerinin su buharı geçirgenliği sırasıyla 3.82×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹, 3.14×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹, 2.08×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹ ve 1.59×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa-1 olarak gerçekleşti. Filmleri su içinde çözünürlüğü azaldı. Artan 3-APTMS içeriği ile filmler daha opak oldu ve UV ışık bariyer özellik gösterdi. Renk özellikleri ise a* değeri artarken b* değeri ise azalarak filmler sarımsı-yeşil oldu. Ayrıca filmlerin Gram negatif (E. coli ) ve gram pozitif (S. aureus subsp. aureus) bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirildi. Elde edilen KT/PA tek başına S. aureus subsp. aureus (ATCC 25923) ve E. coli (ATCC 25922) ye karşı herhangi bir antimikrobiyal aktiviteyi göstermedi. Dikkat çeken nokta KT/PA'ya eklenen %2 3-APTMS antibakteriyel aktivitenin standart olarak kullanılan ampisilin ile aynı olmasıdır.

  • MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4
    Biyo-hidrometalurjik yöntemler ile kullanılmış vanadyum katalizörlerden vanadyumun geri kazanımı ve pilot ölçekli uygulamalar için tekno-ekonomik analiz

    Erüst, Ceren

    Sülfürik asit üretiminde katalitik indirgemeyi sağlayan vanadyum katalizörlerinin yaygın kullanımı, tehlikeli atık olarak kabul edilen kullanılmış katalizörlerin zamanla daha da artmasına neden olmaktadır. Kullanılmış vanadyum katalizörler (KVK), yüksek oranda SiO₂ ve ağır metal içeriğinin yanında kritik metal listesinde yer alan vanadyumu da içermektedir. Döngüsel ekonomi politikası uygulamalarına yönelik artan talep, bu atıklardan vanadyumun kazanımı için tekno-ekonomik açıdan uygun bir yol geliştirmeyi gerektirmektedir. Bu çalışmada, kimyasal liç (1 M sülfürik asit ve %1 h/h hidrojen peroksit) ve biyoliç (Acidithiobacillus ferrooksidans, Acidithiobacillus thiooxidans ve Leptospirillum ferrooxidans içeren karışık bakteri kültürü) yöntemleri kullanılmış ve KVK’lardan vanadyum kazanımı değerlendirilmiştir. Katalizörlerde bulunan vanadyum, hidrometalurjik ve biyohidrometalurjik yöntemlerle yüksek verimle (%96,8 ve %97,1) kazanılmıştır. Geliştirilen modelleme de biyohidrometalurjik yöntemin yatırım maliyetinin 3,8 yılda geri karşılanacağı ve geri ödeme yüzdesi %89,32 olarak öngörülmüştür. Hidrometalurjik yöntemde ise, yatırım maliyetinin 1,2 yılda karşılanacağı ve geri ödeme yüzdesinin %80,3 olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar hidrometalurjik yaklaşımın daha hızlı, biyohidrometalurjik yaklaşımın ise daha ekonomik bir yöntem olduğunu göstermiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Green Synthesis of Gold Nanoparticles Using Aqueous Extract of Asphodelus Aestivus, Coating with Chitosan Biopolymer and Cytotoxicity Studies

    Ates, Mehmet; Yilmaz, Ersen; Erbay, Muhammed

    The green synthesis of gold nanoparticles (Au-NPs) was carried out by pouring the aqueous extract of East Anatolian origin Asphodelus aestivus plant onto aqueous gold metal ions and reducing them via single-step one- pot method. The absorption peak of the synthesized nanoparticles gave a maximum at 575 nm. All the X-ray diffraction peaks at 2θ = 38.25 , 44.46 , 64.64 and 77.20 that index to (111), (200), (220), and (311) planes verify the successful synthesis of Au-NPs. Mostly spherical shape particles showed a homogeneous distribution with size range 20±5 nm are measured using TEM. From the FTIR spectrum, the peaks are seems to be related to phenolic compounds, flavonoids, benzophenones, terpenoids and anthocyanins which assume that they could act as the reducing agents. The plant extraction, one-pot, single-step method used is environmentally safe without the role of synthetic materials which is highly potential in mild and green synthesis applications. The Au-NPs were coated with chitosan biopolymer in aquatic solution medium and verified by SEM. Then, cytotoxic investigations of the biosynthesized Au-NPs were carried out by HUVEC cells. Au-NPs were showed toxic effects on cell culture, even if in a small amount. However, chitosan biopolymer coating increased cell viability.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Enzymatic and Bibliometric Analysis of Bifidobacterium sp. of Probiotic Origin in The Based Digestive Tract of Honey Bees

    Yazdıç, Fadime; Kar, Bülent; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Ekinci, Kübra

    Honey bees (Apis mellifera) are a unique super organism that produces products such as honey, pollen, royal jelly, propolis, beeswax and bee venom and serves as a vector for pollination of many natural and industriyal plants. The effect of intestinal microflora and, accordingly, the immune system come to the fore among the causes of colony losses that have occurred recently. The diversity and densities of bacteria in the digestive tube of bees are affected by their immune systems. In order for this effect to be positive, the intestinal microflora must be natural and balanced. The enzyme activity of the probiotic-derived Bifidobacterium sp., which has an important place among the bacterial populations in the intestine, has a critical effect on both other symbiont microorganisms and the nutrition of the host. Therefore, in this study, both glikozide hidrolase enzyme activity analysis and bibliometric analysis were performed to emphasize the importance of Bifidobacterium sp. Different pH, temperature and substrates were preferred to calculate the optimum enzyme activity. As a result of the analysis of the enzyme activity, the glycoside hydrolase activity (pH 5.0 and 30oC) of Bifidobacterium sp. was determined. Further use of inulin substrate has shown that it is a natural prebiotic source for this probiotic microorganism. At the same time, the hydrolysis of xylan, which is known as a new generation prebiotic source, has also taken place. For bibliometric analysis, correlation links in Web of Science and Scopus database were concluded with the help of VOS viewer software

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Juniperus L. (Ardıç) cinsine ait iki türün yapraklarından elde edilen uçucu yağların antimikrobiyal aktivitesi

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Juniperus L. cinsi; yaprakları sivri ve uzun, meyveleri kozalak şeklinde parlak siyah renkte, boyu ortalama 8-9 metre uzunlukta, çok uzun yıllar yaşayabilen bir ağaçtır. Bu çalışmada geleneksel tıpta kullanımı çok eskiden beri bilinen, Juniperus excelsa subsp. excelsa M.Bieb. ve Juniperus foetidissima Willd. bitkilerinin doğal ortamından toplanan yapraklarından elde edilen uçucu yağlar antimikrobiyal etkileri yönüyle araştırılmıştır. Çalışma materyalini oluşturan uçucu yağlar Neo-Clevenger cihazında ekstrakte edilmiştir. Antimikrobiyal aktiviteleri, oyuk agar yöntemi kullanılarak gıda, kozmetik ve farmasötik ürünlerde tıbbi olarak önemli olan 6 patojen ve mikrobiyal kirleticisine karşı (Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) ve Serratia marcescens (ATCC 13880)) değerlendirilmiştir. Her iki bitkinin uçucu yağlarının tüm patojenlere karşı antibakteriyel aktivite sergilediği görülmüştür (8.13±0.67-13.43±0.31 mm). Ancak Gram negatif bakterilerin J. excelsa subsp. excelsa ve J. foetidissima’ ya karşı daha hassas olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Comparison of Some Physical and Chemical Properties of Kefir Obtained from Different Kefir Cultures and Brands of Milk

    Ince, Muharrem; Ince, Olcay Kaplan; Eryilmaz, Haydar

    In this study, three different kefir cultures were used to ferment five different brands of milk samples. pH, the dry matter, ash amount, carbon dioxide (CO2) amount, titratable acidity, 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH) free radical scavenging capacity, the reducing power, the Fe(II) ions chelating capacity, the total phenolic content (TPC), copper(II) ion reductive antioxidant capacity (CUPRAC) and mineral matter contents were investigated in kefir samples and results were evaluated statistically. When kefirs’ CUPRAC, TPC, DPPH free radical scavenging capacity, Mg, Zn, and Na concentrations are evaluated in terms of kefir culture, KC1, KC2, KC3, KC1, KC1, and KC1, had the highest values (p<0.05), respectively. If it is evaluated in terms of different brands of milk, kefirs’ CUPRAC, TPC, DPPH free radical scavenging capacity and Na concentrations were found highest (p<0.05) which were produced by M5, M2, M1, and M4, respectively. The data obtained from the experimental studies it was determined that the kefir cultures and milk used had an effect on the quality of the kefir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Hidrojel Esaslı Kompozit Kullanılarak Naftol Yeşili B içeren Atıksuların Arıtımında Ortam Parametrelerinin Etkisi

    Tanyol, Mehtap; Pıhtılı, Güzin

    Bu çalışmada, EuCl3 ile katkılanmış poli (4-vinilpridin-ko-akrilamid) {P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3} hidrojel kompozit adsorbent olarak kullanılarak atıksulardan naftol yeşili B boyasının giderim verimliliği araştırılmıştır. Naftol yeşili B adsorpsiyon verimliliğinin pH, adsorbent madde miktarı, başlangıç naftol yeşili B boya konsantrasyonu, sıcaklık ve temas süresi gibi değişkenlere bağımlılığı kesikli sistemde incelenmiştir. En yüksek giderim verimi 30 mg/L başlangıç naftol yeşili B konsantrasyonu, 0,05 g/100 mL P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3 dozajı, pH=5,42 ve 25 °C sıcaklıkta %98,40 olarak elde edilmiştir. Deneysel denge verileri Langmuir izoterm modeli ile daha iyi uyum sağlamıştır. Kinetik sonuçlar, adsorpsiyon prosesinin hız belirleme basamaklarından biri olarak iç difüzyon ile yalancı ikinci derece kinetiği ile tanımlanabileceğini göstermiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar, adsorbent olarak P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3 hidrojeli kullanılarak naftol yeşili B boyasının başarılı bir şekilde atıksulardan giderilebileceğini göstermiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2021
    Klorpirifosun Gerçek Örnekte Tayini İçin Yeni ve Yüksek Hassasiyetli İndirgenmiş Grafen Oksitle Modifiye Edilmiş Elektrokimyasal Sensör

    Koçak, Berna; Çelikkan, Hüseyin

    Bu çalışmada, klorpirifosun(CPF) voltametrik davranışı, indirgenmiş grafen oksitle modifiye edilmiş camsı karbon elektrot(RGO/GCE) kullanılarak incelendi. Hummers yöntemiyle hazırlanan grafen oksit ve indirgenmiş grafenoksitin karakterizasyonunda FT-IR, XRD ve TEM yöntemleri kullanıldı. CPF'nin elektrokimyasal karakterizasyonu, dönüşümlü voltametri(CV) ve diferansiyel puls voltametriyle(DPV) ile belirlendi. RGO/GCE'ta CPF'nin tayini diferansiyel puls adsorptif sıyırma voltametrisiyle(DPAdSV) yapıldı. RGO/GCE'ta CPF'nin DPAdSV yöntemiyle oluşturulan kalibrasyon grafiğinde 5.19x10^{-7}-8.12x10⁻⁶M ve 8.12x10^{-6}-2.18x10⁻³M olmak üzere iki çalışma aralığı belirlendi. LOD değeri 1.56x10^{-7}$M'dir. RGO / GCE ile musluk suyu örneklerinde CPF geri kazanımı %101,0'dir. Sonuç olarak,CPF tayini için gerçek numunelerde kullanılabilen seçici ve duyarlı bir sensör geliştirilmiştir.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    İnsanlarda Ciddi Hastalıklara Neden Olan Bakteri, Maya ve Dermatofit Mantarları Üzerinde Poly (DMAA-co-MMA) 'nin İnhibe Edici Etkisi

    Kirbag, Sevda; Sönmez, Pınar Erecevıt; Pıhtılı, Güzin

    Bu çalışmada insanlarda ciddi hastalıklara neden olan bakteri, maya ve dermatofit mantarları gibi mikroorganizmalar üzerindeki poli dimetilakrilamid-ko-metilmetakrilat’ın poli P (DMAA-co-MMA) diklorometan içeren çözeltilerinin inhibitör etkilerini araştırıldı. Disk difüzyon yöntemi ile incelenen bu çözelti, Bacillus megaterium ve Klebsiella pneumoniae dışındaki tüm bakterilerin (Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus) ve dermatofit mantarlarının çoğalmasını engelleyerek antimikrobiyal özelliğe sahiptir. Antimikrobiyal duyarlılık verilerinde, diklorometan içinde çözünen poli P (DMAA-ko-MMA) maya ve dermatofit mantarlarının büyümesine karşı inhibe edici bir etkiye sahiptir (Candida spp. üzerinde 11.3mm / inhibisyon alanı - 12.3 mm / inhibisyon alanı) ve Epidermophyton sp. üzerinde 11.3 mm / inhibisyon alanı - Trichophyton sp. üzerinde 11.3 mm / inhibisyon alanı) (P &lt;0.001). Disk difüzyon yöntemini güçlendiren MIC (Minimal inhibisyon konsantrasyonu) sınır değerleri bakteriler, mayalar, dermatofitlerin büyümesini engelleyen en küçük değer olarak 50-100 μL'dir (10 mL de 4500- 9000 μg). Antimikrobiyal bileşik, gelecek bu alandaki çalışmaları aydınlatmak için büyük avantaj sağlayabilir. Çalışmada kullanılan polimer, iltihaplanma ve mantar enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar ile savaşan antimikrobiyal polimerlere umut verici yeni bir katkı sağlayacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2021
    Antibacterial and Antifungal Features of Centaurea urvillei DC. subsp. urvillei that is herboized in Turkey

    Cakilcioglu, Ugur; Sönmez, Pınar Erecevıt

    Although there are many studies on the activities of different species, the compounds and effects of Centaurea L., the largest genus of the Turkish flora, on human health, no relevant studies have been conducted on the antimicrobial properties of the usable parts (above ground leaves, flowers) of C. urvillei DC. subsp urvillei against pathogenic microorganisms.This study aimed to show whether it prevents the growth of these microorganisms that cause infectious diseases in humans on bacteria, yeast, dermatophytes that cause infectious diseases in humans via well agar and microdilution method by applying a methanol solution of the usable parts of C. urvillei DC. subsp. urvillei. Regarding the antimicrobial susceptibility results, the plant solution formed a generally sensitive inhibition zone (14.66 mm-11.66 mm inhibition zone-1 diameter) on inhibition of growth of yeast, dermatophyte isolates and other bacteria. This means that 40 mg dose of C. urvillei DC. subsp. urvillei has antibacterial and antifungal that can prevent the growth of all test microorganisms (Escherichia coli ATCC 25922, Staphylococcus aureus ATCC 29213, Enterococcus faecalis ATCC 29212, Klepsiella pneumoniae clinical isolate, Candida albicans RSKK 02007, Candida glabrata RSKK 014019, Candida tropicalis RSKK 02011, Epidermophyton floccosum RSKK 14024, Trichophyton rubrum RSKK 03022) that cause disease. It is seen when we compared with the control group that there was no significant difference in bacteria, however, a significant difference was observed in yeast and dermatophytes (p

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Screening of Antimicrobial Effect against Microorganisms Threatening to Human Health of the Endemic Plant; Centaurea saligna (C. Koch) Wagenitz from Turkey

    Cakilcioglu, Ugur; Sönmez, Pınar Erecevıt

    In this study, the antimicrobial effect researched on microorganisms threatening to human health of extract including methanol of Centaurea saligna that is endemic and used for therapy of many diseases. For disk diffusion method, this related extract is highly effective on the gram negative bacteria by its 20.3±0.5 mm inhibition area. Again to relation bacteria, gram positive bacteria are highly effective by 18.3±0.57 mm and 20.3±0.5 mm inhibition area. It has a effect against Candida species and Epidermophyton sp., the superficial skin infections are caused, by 9.6±0.5 mm and 13.6±1.5 mm inhibition area. On the other hand, for findings, this related extract is extremely effective against Trichophyton sp. that is one of dermatophyte fungi by 24.6±1.5 inhibition area. This natural extract shows its antimicrobial effect namely, by minimal inhibition value (MIC): 6.25 µL its lowest inhibition value against development of all the bacteria and dermatophyte fungi. This plant has a potential to be a natural antimicrobial agent to be used as a medicine for human health and life quality.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex5TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kopolimerlerin Tuz Stresi Altındaki Mısır Bitkilerine Etkisinin Biyokimyasal Olarak İncelenmesi

    Torgut, Gulben; Beker Akbulut, Gülçin

    Bu araştırmada, biyobozunur özellik gösteren ve 4 farklı oranda sentezlenen poli(etilen oksit)-ko-(ε- kaprolakton) [poli(EO-ko-ε-CL)] kopolimerinin tarımda tuz stresine karşı cevabını incelemek için mısır (Zea mays L. cv. “72 May 99”) bitkilerine uygulama yapılmıştır. Mısıra, kopolimerler, 200 mM tuz (NaCl) çözeltisi ve hem kopolimerler hem de tuz çözeltisi birlikte uygulanarak kontrol gruplarıyla karşılaştırılmıştır. Kopolimerlerin ve tuzluluğun bitki gelişimine etkisini değerlendirmek için lipid peroksidasyonu, pigment ve toplam karbonhidrat içeriği gibi bazı biyokimyasal analizler yapılmıştır. Kopolimerlerin, klorofil içeriğinin yanı sıra lipid peroksidasyon içeriğinin bir ürünü olan malondialdehit (MDA) ve toplam karbonhidrat içeriği üzerinde de olumlu bir etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca mısır bitkisinde bu kopolimerlerden poli (EO-ko-ε-CL1:4)’ün, tuzluluğun zararlı etkilerinin önlenmesinde diğer kopolimerlerden daha etkili olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, incelenen tüm parametrelerin tuz stresinden olumsuz etkilendiği görülürken, kopolimer uygulamasının tuz stresine cevapta olumlu etki oluşturduğu saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele