Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Yaşlılarda Telesağlık ve Teletıp Uygulamalarının Sistematik İncelenmesi

    Baş, Kazım

    Bu araştırmanın amacı, 1998-2024 yılları arasında yayınlanmış eserlerden yararlanılarak yaşlı bireylerde telesağlık ve teletıp uygulamalarının sistematik olarak incelenmesidir. Sistematik derleme türü olan bu çalışmada, evrenden örneklem grubuna dahil edilen kaynakların belirlenmesinde PRISMA-ScR raporlama kılavuzu temel alınmıştır. Araştırma kapsamında, yaşlı bireylerde telesağlık ve teletıp uygulamalarını ele alan ve araştırmanın modeli ile amacına uygunluk gösteren 230 eserden 60 tanesi örneklem grubunu oluşturmuştur. Dijitalleşme uzaktan sağlık hizmetlerinin sunumunu mümkün hale getirmiştir. Dijitalleşmenin sağlık hizmetlerindeki örnekleri arasında elektronik sağlık kayıtları, web ve mobil uygulamalar, teletıp, yapay zeka teknolojileri, giyilebilir cihazlar, otomatik sağlık iş akışları, öngörücü analizler ve dijital hasta etkileşimi gibi yenilikçi çözümler yer almaktadır. Bu kapsamda telesağlık ve teletıp uygulamalarının hastaların tıbbi bakımında yaygın bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Özellikle kronik ve yaşlı hastaların izlenmesi, hastalara danışmanlık ve bakım verilmesi gibi durumlarda teletıp uygulamalarına başvurulmaktadır. Yaşlılar için teletıp uygulamaları; yaşam bulgularının ölçümü ve izlenmesi, etkileşimli sistemler ve sağlık personeliyle doğrudan iletişimi sağlayan uygulamaları kapsamaktadır. Son yıllarda, yaşlı nüfusun artan sağlık sorunlarının çözümünde telesağlık ve teletıp uygulamaları sağlık politikalarının önemli bir bileşeni haline gelmiştir. Bu hizmetler maliyet etkinliği, sağlık ve sosyal bakım hizmetlerine erişim kolaylığı nedeniyle yaşlı sağlığının desteklenmesinde önerilmektedir. Bu hizmetlerin, etkili ve verimli yürütülebilmesi için sağlık politika yapıcıları, devlet ve geniş toplum kesimleri, sağlık hizmeti sunan kurumlar, sağlık çalışanları ve sosyal güvenlik ile sigorta kurumlarının iş birliği içinde hareket etmeleri önemlidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Pandemi Döneminde Hemşire Ebeveynin Çocuğu Olmak: Nitel Bir Çalışma

    Durmaz, Yadigar Çevik; Kuzu, Ayşe; Öztürk, Pınar Çiçekoğlu

    Amaç: Bu çalışma hemşire ebeveynlerin çocuklarının COVID-19 pandemi algısı ve pandemi dönemindeki deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak yapılan bu çalışma, 1 Ocak–1 Mart 2021 tarihleri arasında pandemi sürecinde çalışan, 3-7 yaş grubunda çocuğu olan hemşireler ve onların çocukları ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlere kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmış 23 ebeveyn-çocuk çifti (23 ebeveyn ve 23 çocuk) ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri ebeveynler ve çocuklar için geliştirilmiş yarı yapılandırılmış formlar aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 bilgisayar programı kullanılmıştır. Bulgular: Ebeveynler ve çocuklarla yapılan görüşmeler sonunda iki ana tema belirlenmiştir. Birinci tema olan değişen ebeveyn çocuk ilişkisi, pandemiden önce ebeveyn çocuk ilişkisi ve pandemiden sonra ebeveyn çocuk ilişkisi olmak üzere iki alt temadan oluşmaktadır. İkinci tema olan pandeminin çocuklar üzerindeki etkileri ise çocuklar için koronavirüsün anlamı, ebeveynin gözünden çocukların yaşamında korona virüs, çocukların yetkililerden isteği ve ebeveynlerin gözünden çocukların duygu ve davranışları olmak üzere dört alt temadan oluşmaktadır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda, pandemi döneminde çocukların hemşire ebeveynleri ile geçirdiği zamanın azaldığı, ilişkinin şeklinin değiştiği ve çocukların duygu ve davranışlarında olumsuz değişimler meydana geldiği belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Covid-19 Pandemisinde Neoliberal Politikalar: Sosyal Devletin Sağlıkta Eşitlik ve Hakkaniyeti Sağlamadaki Rolü

    Baş, Kazım

    Sağlık hizmetlerinde eşitsizliklerin azaltılması ve hakkaniyetin sağlanması, devletler için her zaman zorlu bir mücadele süreci olmuştur. Neoliberal ekonomik politikaların etkisiyle bu durum daha da karmaşık hale gelmiştir. Bu çalışmada, Covid-19 pandemi sürecinde, dünya genelinde etkili olan neoliberal politikaların etkisinde sosyal devletin sağlıkta eşitlik ve hakkaniyeti sağlamadaki rolü literatür kapsamında değerlendirilmiştir. Ülkeler arası ve ülkeler içinde sağlıkta eşitsizliklerin oluşumunda; sağlığın sosyal belirleyicileri olarak bilinen bireysel, sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlerin yer aldığı bildirilmiştir. Sağlıklı bir topluma ulaşmada eşitlik ve hakkaniyet, temel unsurlar arasında yer almakta olup, devletin, sağlık hizmetlerinde, sosyal politikalar aracılığıyla hakkaniyeti sağlama ve sağlık eşitsizliklerini azaltmada rolü önemlidir. Ancak neoliberal politikalar sosyal devletin sağlık hizmetlerindeki rolünü olumsuz etkileyerek sınırlandırdığından, sağlık hizmetlerindeki eşitsizliklerin daha da arttığı görülmektedir. Neoliberal politikaların devletin sağlık alanındaki düzenleyici ve sosyal refahı gözeten rolünü zayıflatması, çoğu ülkede, Covid-19 salgın yönetiminde ciddi yetersizliklere yol açmıştır. Covid-19 sağlık krizinin aşılmasında, devletin yeniden sosyal rolü üstlenerek salgın yönetimi ve kontrolünde etkin baş aktör olduğu görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye in the Framework of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis: The Transformation of Income Growth, Income Distribution, and Life Expectancy

    Sarı, Sacit

    This study examines the validity of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis in the context of the Turkish economy, analyzing the impact of per capita income, income inequality, and public health expenditures on life expectancy. Using data from 1960 to 2022, graphical analysis and time series methods were employed to investigate the relationships between these variables. The key findings indicate that the Preston Curve is valid for Türkiye, as higher per capita income increases life expectancy, but the effect diminishes beyond a certain income level. A negative and statistically significant relationship was found between income inequality and life expectancy, supporting the Wilkinson Hypothesis. Additionally, public health expenditures positively and significantly influence life expectancy, highlighting the importance of government investments in healthcare. The findings suggest that the impact of economic growth on health indicators is not solely determined by rising income levels but also by the reduction of income inequality and increased public health expenditures. Policy recommendations include expanding healthcare spending, implementing social policies to mitigate income inequality, and addressing regional disparities in healthcare access.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2025
    Ebe ve Hemşirelerin Mizah Algıları ile Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Kesitsel Çalışma

    Şeker, Sevda Arslan; Alp Dal, Nursel

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, katılımcıların kullandıkları mizah tarzlarının ve problem çözme becerilerinin sosyodemografik özellikler açı- sından farkl ılıkları ile bu iki de ğişken aras ındaki ili şkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın ve- rileri 95 ebe ve hemşire ile Tanıtıcı Özellikler Formu, Mizah Tarzları Öl- çeği ve Problem Çözme Envanteri (PÇE) kullanılarak toplanmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından Temmuz-Aralık 2019 tarihleri arasında yüz yüze toplanmıştır. Verilerin de ğerlendirilmesinde Kolmogorov-Smirnov nor- mallik testi, Mann-Whitney U Analizi, Kruskal-Wallis Testi, Spearman’s Rho Korelasyon Analizi kullan ılmıştır. Bulgular: Katılımcıların mizah tarzları sırasıyla Katılımcı Mizah (39,96±8,65), Kendini Geliştirici Mizah (36,62±9,36), Kendini Y ıkıcı Mizah (25,46±8,78) ve Sald ırgan Mizah (18,38±5,66) alt boyutlar ı şeklinde sıralanmıştır. Problem çözme stilleri açısından, PÇE puan ortalaması 83,14±17,47’dir. PÇE toplam puanı ve De- ğerlendirici Yakla şım alt boyutu puan ortalamas ı ile Kat ılımcı Mizah (r=-0,270, p=0,008) ve Kendini Geli ştirici Mizah (r=-0,281, p=0,006) alt boyutları arasında anlamlı negatif ilişki bulunmuştur. Düşünen Yaklaşım ve Kendine Güvenli Yaklaşım alt boyut puanları ile Kendini Geliştirici Mizah arasında negatif yönde dü şük düzeyde ili şki (r=-0,273, p=0,008) saptan- mıştır. Aceleci Yaklaşım alt boyutu ile Katılımcı Mizah (r=0,205, p=0,046) arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edil- miştir. Sonuç: Araştırmada, katılımcıların daha sık olumlu mizah tarzları kullandığı, olumsuz mizah tarzlar ını ise orta düzeyde kulland ıkları gö- rülmüştür. Ayrıca, olumlu mizah tarzlar ını daha fazla kullanan bireylerin problem çözme becerilerinin daha yüksek oldu ğu belirlenmiştir. Bu bul- gular, mizahın problem çözme becerilerini geliştirme açısından önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Sağlık profesyonellerinin iletişim ve problem çözme becerilerini güçlendirmeleri için olumlu mizah tarzlar ını destekleyici stratejiler geliştirilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    The relationship between quiet quitting and turnover intention in nurses: A systematic review and meta- analysis

    Sezgin, Eray Ekin

    Although some recent research has shown a positive association between quiet quitting and turnover intention among nurses, a thorough systematic review on this topic has yet to be conducted. Addressing the gaps in this area will provide a clearer understanding of the dynamics influencing nurses' turnover intentions and shed light on the development of future preventive strategies. This meta-analytic review aimed to integrate and critically assess the relationship between quiet quitting and turnover intention among nurses. All studies had a cross-sectional design and were conducted from 2023 onwards. A comprehensive search of six databases, including ScienceDirect, Medline, JSTOR, ProQuest, Scopus, and Web of Science, was conducted to gather empirical studies for this meta-analytic research. The results indicated a moderate, positive relationship between quiet quitting and turnover intention (r = 0.40, p < 0.0001). Furthermore, the overall effect size showed consistency, and the heterogeneity level (I² = 94.7%) was considered within acceptable thresholds. Further in-depth research is required to gain a clearer understanding of how quiet quitting influences turnover intention. To prevent quiet quitting, nursing managers should establish clinical guidelines and support programs that promote nurses' professional development and enhance their job satisfaction and commitment to the profession. In this way, nurses can achieve more satisfaction and motivation in their workplaces, and thus their turnover intentions can be reduced.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3
    Kahramanmaraş Merkezli Depremlerde Profesyonel Ekiplerle Arama Kurtarma Çalışmasına Katılanların Deneyim ve Görüşlerinin Değerlendirilmesi

    Baş, Kazım

    Bu çalışmanın amacı, bir ilde Kahramanmaraş merkezli depremlerde profesyonel ekiplerle arama kurtarma çalışmasına katılanların deneyim ve görüşlerinin değerlendirmektir. Nitel türde olan çalışmanın verileri, 20 Kasım-2023 ile 26 Ocak 2024 tarihleri arasında toplandı. Araştırmanın çalışma grubunu, bir il merkezinde deprem sonrası arama kurtarma faaliyetlerine katılan katılımcılardan, ulaşılabilen ve araştırmaya gönüllü katılan 15 birey oluşturdu. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanıldı. Katılımcıların %66.7’si erkek olup, %53.3’ü evli, %40.0’ı lisans mezunu, %66.7’si arama kurtarmada 1-4 yıl deneyime sahipti. Katılımcıların büyük çoğunluğu arama kurtarma faaliyetlerine katıldıkları illerde ekiplerin sayısının yeterli olmadığını, ekiplerin, ekipmanların yetersiz olduğunu ve koordinasyonla ilgili sorunlar yaşandığını belirtti. Katılımcılardan bazıları olası depremlerde yerelde afet kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini önerdi. Bazı katılımcılar ise daha önce katılmış oldukları arama kurtarma faaliyetlerinde, afet sonrası sürece askeri personelin önemli katkısı olduğunu ancak Kahramanmaraş merkezli depremden sonraki ilk günlerde askeri personelden yararlanılmadığını ifade etti. Bu çalışmada elde edilen veriler doğrultusunda, deprem sonrası müdahalede ilk günlerde ekiplerin yetersiz olduğu, deprem sonrasında koordinasyonsuzluk, teknik personel ve ekipman sorunu yaşandığı görülmüştür. Gelecekteki olası afetlere daha etkili müdahale edebilmek için arama-kurtarma ekiplerinin sayı ve niteliğinin artırılarak, kapasitesinin güçlendirilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2024
    Do Changes in Demographic Factors Affect Public Health Expenditures? The Case of Turkiye

    Sarı, Sacit

    The main objective of this study is to analyze the effect of demographic factors on public health expenditures in the Turkish economy for the period between 1980 and 2021. Time series methods are employed in this analysis. The stationarity of the variables is tested with the conventional unit root test, while Zivot-Andrews unit root test is employed to identify potential structural breaks in the data. The existence of long-run relationships between non-stationary variables is investigated using the ARDL bounds test method. According to the analysis results, a persistent and statistically significant association exists between public health expenditures and GDP, contingent upon variables such as the old dependent population ratio, urbanization, and population. While increases in national product decrease public health expenditures, increases in demographic variables cause an overall rise in total public health expenditures. Increasing life expectancy, changing demographic structure, urbanization, and advances in medical technology have significantly increased health expenditures. Policymakers must establish strategies to boost the representation of the private sector in the health market if public health spending is to be sustainable and efficient.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Türkiye’de Yaşayan 18-49 Yaş Arası Bekar Kadınların Kürtaja Yönelik Damgalayıcı Tutum, İnanç ve Davranışlarının Belirlenmesi

    Taşçı Beydağ, Kerime Derya; Dal, Nursel Alp

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, Türkiye’de yaşayan 18-49 yaş arası bekâr kadınların kürtaja yönelik damgalayıcı tutum, inanç ve davranışlarına etki eden faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipteki araştırma, 1 Aralık 2021- 20 Şubat 2022 tarihleri arasında çevirim içi anket yolu ile elde edilmiş; 1016 bekar kadın örneklemi oluşturmuştur. Araştırma verileri, demografik soru formu ve Genç Kadınlarda Kürtaja Yönelik Damgalayıcı Tutum, İnanç ve Davranışlar Ölçeği ile elde edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında yer alan kadınların Kürtaja Yönelik Damgalayıcı Tutum, İnanç ve Davranışlar Ölçeği puanlarının ortalaması 29.49 ± 10.428 olarak bulunmuştur. Araştırmaya dahil olan kadınların Kürtaja Yönelik Damgalayıcı Tutum, İnanç ve Davranışlar Ölçeği puanları yaş, öğrenim düzeyi, gelir durumu, kardeş sayısı, aktif cinsel hayat durumu, en uzun yaşanılan yer, yaşanılan bölge, inanç durumu ve ailesinde ya da yakın çevresinde kürtajın karşılanma şekli değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Sonuç: Kadınların, kürtaja yönelik damgalayıcı tutum, inanç ve davranışlarının düşük seviyede olduğu, ancak pek çok değişkenin tutumları üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Sağlık çalışanları, kürtaj yaptıran kadınları değerlendirirken damgalanmaya maruz kalma durumlarını da göz önünde bulundurmalı, toplumsal damgalamayı yüksek düzeyde yaşayabilecekleri fark edebilmeli ve tespit ettiğinde uygun girişimlerde bulunmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kadınların Saygılı Doğum Bakım Algıları ile Doğum Memnuniyeti Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Tanımlayıcı ve Kesitsel Bir Araştırma

    Baltacı, Nazlı; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan; Ateşşahin, Ercan

    Amaç: Bu araştırma, kadınların saygılı bakım algıları ile doğumda verilen hizmetlerden memnuniyet düzeylerini belirlemek amacıyla kesitsel ve ilişki arayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Araştırma 15 Ocak 2023-15 Mart 2023 tarihleri arasında araştırmaya katılma kriterlerini karşılayan 247 kadın ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler; Kişisel Bilgi Formu, Kadınların Saygılı Doğum Bakımı Algısı Ölçeği (KSDBAÖ) ve Doğum Memnuniyeti Ölçeği (DMÖ) ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23.0 paket programı kullanmıştır. Verilerin analizi sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler gibi tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey HSD testi, Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi ile yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 28,55±6,13, doğum yaptığı gebelik haftası ortalaması 39,09±1,48’dir. Kadınların DMÖ puanı ortalaması 111,31±10,09 olarak yüksek düzeyde ve KSDBAÖ toplam puanı ortalaması 85,31±8,15 olarak yüksek düzeyde bulundu. KSDBAÖ’nün “rahatlık sağlamak” alt boyutu puan ortalaması 85,31±8,15; “bakıma katılım” alt boyutu puan ortalaması 29,11±4,78 ve “kötü muamele” alt boyutu puan ortalaması 23,93±1,53 olarak saptandı. Sonuç: İntrapartum annelik bakımı temel bir insan hakkıdır ve bu süreçte doğumun etik, psikolojik, sosyal ve kültürel boyutları dikkate alınmalıdır. Araştırmanın sonucunda kadınların saygılı doğum bakımı algısı artıkça doğumda aldıkları hizmetlerden memnuniyet düzeylerinin arttığı, kötü muameleye maruz kaldıkça doğuma ilişkin memnuniyetlerinin azaldığı belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Göçmenlere ve Sığınmacılara HIV Enfeksiyonunu Önlemeye Yönelik Yapılan Müdahaleler: Sistematik Derleme

    Akyüz, Mahıde Demıreloz; Turfan, Esin Ceber; Ulucan, Mihriban

    Bu sistematik derlemenin amacı göçmenlere ve sığınmacılara HIV enfeksiyonunu önlemeye yönelik yapılan müdahalelerin sistematik bir şekilde incelenmesidir. Literatür taraması “PubMed, Scopus, Science Direct ve Google Scholar” veri tabanlarında, “migrant, refugees, reproduc- tive health, HIV, AIDS ve randomized control trial” anahtar kelimeleri kullanılarak yapılmıştır. Bu sistematik derlemeye sırasıyla ABD (2), Tacikistan (1), Çin (1) ve İngiltere (1) olmak üzere toplam 5 çalışma dahil edilmiştir. 4 çalışmanın randomize kontrollü olduğu, 1 çalışmanın ise yarı deneysel çalışma olduğu belirlenmiştir.Bu sistematik derlemenin sonucuna göre göçmen ve sığınmacılara HIV enfeksiyonunu önlemeye yönelik yapılan müdahalelerin HIV ve diğer CYBE hakkında bilgi, HIV testi yaptırma oranı, kontraseptif yöntemler hakkında bilgi, kondom kullanma oranlarını arttırdığı saptanmıştır. Bu nedenle göçmenlerde HIV enfeksiyonun farkındalığını arttırmak, HIV hakkında bilgi düzeylerini yükseltmek, HIV testi yaptırma oranlarını yükseltmek için yapılacak müdahaleler önem taşımaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Doğurgan Çağdaki Kadınlarda Travmatik Doğum Algısı ve Etkileyen Faktörler

    Taşçı Beydağ, Kerime Derya; Dal, Nursel Alp

    Amaç: Bu araştırma, doğurgan çağdaki kadınlarda travmatik doğum algısı düzeyini ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışmaya, Türkiye’de yaşayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden ve gebe olmayan 1090 kadın, kartopu örnekleme yöntemi ile 1 Ekim- 31 Kasım 2020 tarihleri arasında alınmıştır. Çalışmanın verileri sosyal paylaşım sitesi ve sosyal paylaşım ağı üzerinden çevirim içi anket ile toplanmıştır. Veriler, ilgili literatür doğrultusunda hazırlanmış olan demografik soru formu ve Travmatik Doğum Algısı Ölçeği (TDAÖ) ile elde edilmiştir. Bulgular: Kadınların TDAÖ puan ortalaması 63.78±30.04 bulunmuştur. Kadınların, gelir düzeyi, medeni durum, çalışma durumu, yaşadıkları yer, doğum yapma durumu, doğumdan korkma durumu, annesinin doğum hikâyesinin nasıl olduğu, kötü doğum hikâyesi duyma durumu, vajinal ve sezaryen doğuma tanık olma durumlarının travmatik doğum algısını etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç: Kadınların orta düzeyde travmatik doğum algısına sahip oldukları saptanmıştır. Sağlık profesyonellerinin birincil amacı travmatik doğumların oluşması önlenmek olmalıdır. Eğer travmatik doğum önlenememişse kadının bu süreci sorunsuz anlatabilmesi için destek olunmalı ve doğum sonu bakımla olumsuz doğum algısı olumluya dönüştürülmelidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Aile Desteği Çocukların Sağlıklı Yeme Öz Yeterliliğini Etkiler mi?

    Kasımoğlu, Necla; Gürarslan Baş, Nazan

    Amaç: Bu araştırma aile desteğinin çocukların sağlıklı yeme-öz-yeterlilik davranışları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Mayıs 2021/2022 tarihleri arasında Türkiye’nin doğusunda bir ilin merkezinde 4. sınıfında öğrenim görmekte olan 202 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler ‘Kişisel Bilgi Formu’, ‘Sağlıklı Yeme İle İlgili Aile Desteği Ölçeği’ ve ‘Sağlıklı Yeme Öz-Yeterlik Ölçeği’ kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar destekli programda sayı, yüzdelik, ortalama, standart sapma, t-testi, Kruskal Wallis ve korelasyon ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 10.05±.51’dir. Öğrencilerin anne yaşı, baba yaşı ve anne çalışma durumu ile Sağlıklı Yeme Öz-Yeterlik Ölçeği puan ortalamaları arasında; babanın öğrenim düzeyi ile de, Sağlıklı Yeme ile İlgili Aile Desteği Ölçeği puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sağlıklı yeme öz-yeterlilik düzeyi ile ailenin sağlıklı yeme alışkanlığını destekleme puan ortalamaları arasında negatif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Araştırmada elde edilen bulgulara göre, okul dönemi çocuklarının yeme öz yeterliği düşüktür ve aileler sağlıklı yeme davranışlarıyla ilgili destekleri yüksektir. Bu doğrultuda, çocukların sağlıklı yeme öz yeterliği ve ailenin sağlıklı yeme davranışıyla ilgili desteğini yükseltmek için çocuk ve ailesiyle çalışan pediatri hemşirelerinin eğitim ve danışmanlık rollerine gereksinim duyulmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Denetimden Politika Oluşturmaya: Kamu Politikası Sürecinde Kamu Denetçiliği Kurumu’nun Aktör Rolü

    Boyali, Handan

    Küresel gelişmelere bağlı olarak toplumsal hayatın her alanında köklü değişimler olduğu gibi kamu yönetimi alanında da yeni değişimler meydana gelmiştir. Bu çerçevede hükümetlerin kamu yararı ve milli çıkarları doğrultusunda kamu politikaları oluşturulmuştur. Kamu politikası birçok aktörü ve süreçleri kapsamaktadır ve genellikle sorunun tespiti ile başlayıp, söz konusu sorunlara dair politika oluşturma süreçlerini kapsamaktadır. Kamu politikasında yer alan aktörler resmi, gayri resmi ve uluslararası aktörler olmak üzere üç kategoride ele alınmaktadır. Resmi oyuncu kategorisinde; yasama, yürütme (hükümet ve bürokrasi) ve yargı. Resmi olmayan oyuncu kategorisinde; vatandaşlar (seçmenler), siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, medya, üniversiteler ve düşünce kuruluşları. Uluslararası aktörler küresel ölçekte devletler veya uluslararası kuruluşlardır. Bunun yanı sıra oluşturulan politikaların yasalaşması, uygulanması ve değerlendirilmesi gibi süreçlerle de devam etmektedir. Bu bağlamda Kamu Denetçiliği Kurumu kamu politikası sürecine katılım noktasında faaliyetleri bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle parlamentoya sunmak üzere hazırlamış oldukları yıllık faaliyet raporlarıyla kamu politikalarına ne denli katkı sağladığı görülmektedir. Sunulan raporlardaki tavsiye kararları yoluyla kamu politikasına etki etmektedir. Kamu politikasında aktör rolünün yanı sıra, tavsiye kararlarına uymayan kurumlara yer vermesi ve bu kurumların parlamento tarafından bilinmesi, Kamu Denetçiliği Kurumu’nu etkili bir denetim mekanizması da yapmaktadır. Bu çalışmayla denetimden politika oluşturma süreçlerine değin kamu politikası sürecinde Kamu Denetçiliği Kurumu’nun aktör rolü ele alınmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    Evaluation of the Practice and Management of Family Medicine During the COVID-19 Pandemic: Two Provinces Sample

    Baş, Kazım

    Objective: Preventive health services have become more important during the epidemics, and family physicians play a key role in the prevention and control of the epidemics. There- fore, this study was conducted to evaluate the opinions of physicians working at the family health centers on the practice and management of family medicine during the COVID-19 pandemic. Methods: The descriptive and cross-sectional study was conducted with 204 family physi- cians in two provinces in the east of Turkey between September and November 2021. The study data were collected using a questionnaire. The data were analyzed by number and percentage distributions. Results: The descriptive and cross-sectional study was conducted with 204 family physi- cians in two provinces in the east of Turkey between September and November 2021. The study data were collected using a questionnaire. The data were analyzed by number and percentage distributions. Conclusion: There were some problems in the family health centers regarding the equip- ment and physical structure of buildings, the supply of personal and protective equipment, the number of staff, and home visits to patients during the COVID-19 pandemic. Furthermore, family physicians recommend providing adequate resource support in effective service deliv- ery in epidemic management, reducing the workload, providing personnel support, re-forming family medicine policies, and taking the opinions of family physicians in this process.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bitlis Eren Üniversitesi Personelinin Beslenme Alışkanlıkları ve Beslenme Bilgi Düzeyleri

    Yasan Güneş, Nubar; Kendilci, Esma Aksoy; Kendilci, Kenan; Altay, Sare

    Bu araştırma, Bitlis Eren Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarını, besin tercihlerini ve bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışmaya Bitlis Eren Üniversitesi’ndeki akademik ve idari personelden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 250 personel katılmıştır. Çalışmaya dahil edilen personele kişisel bilgiler ve beslenme alışkanlıkları hakkındaki düşüncelerini içeren anket uygulanmıştır. Beden kütle indeksine göre katılımcıların %53,2’sinin (n=133) normal ağırlıkta, %38,8’inin (n=97) hafif şişman ve %7,6’sının (n=19) obez olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %40,8’ inin öğün atladığı ve %35,6’sının bazen öğün atladığı belirlenmiştir. Akademik ve idari personelin günlük tükettikleri öğün sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik personelin %86,8’i, idari personelin ise %77,2’sinin doğal besinleri, işlenmiş besinlere tercih ettiği saptanmıştır. Personelin %41,6’sı bitkisel sıvı yağ, %34’ü zeytinyağı ve %11,6’sı bitkisel sıvı yağ ve zeytinyağı karışımını en çok tükettikleri yağ çeşidi olarak belirtmişlerdir. Akademik personelin idari personele göre zeytinyağı ve tereyağı kullanma durumu anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu araştırma sonucunda akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarının ve bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmektedir. Üniversite personeline yönelik beslenme bilgisini değerlendirmek ve geliştirmek için özel müdahalelere ihtiyaç bulunmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi

    Tire, Olcay

    Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Hemşirelerin Hasta Güvenliğine Yönelik Tutumlarını Etkileyen Etmenler: Sistematik Derleme

    Şeker, Sevda Arslan; Erkus Kucukkelepce, Gulhan

    Amaç: Bu çalışma, ulusal bilimsel yayında hemşirelerin hasta güvenliğine yönelik tutumlarını etkileyen etmenleri incelemek amacıyla yayınlanmış araştırmaların, sistematik biçimde incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Bu çalışma sistematik bir inceleme olarak yapılmıştır. Bu çalışmada, Google Akademik, Dergi Park Akademik, Ulakbim, EBSCO Host ve Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında ‘hemşire’, ‘hasta güvenliği’ ve ‘hasta güvenliği tutumu’ anahtar sözcükleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada dâhil edilme kriterlerini karşılayan 11 makale incelenmiştir. Araştırmada incelenen yayınların hepsinin tanımlayıcı tipte olduğu, %72,7’sinin yüksek lisans tezi olduğu, %45’inin 2019 yılında yayınlandığı, örneklem sayısının 28 ile 380 arasında değiştiği görülmüştür. Araştırmada incelenen yayınlarda, hemşirelerin hasta güvenliği tutumlarının yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi gibi kişisel durum değişkenlerine göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca çalışma yılı, çalışılan birim, çalışılan vardiya, haftalık çalışma saati, güvenlik raporlama sistemini kullanma, hata raporlamada yönetim desteği alma gibi çalışma yaşamı ile ilgili özelliklere göre hasta güvenliği tutumunun değişiklik gösterdiği bulunmuştur. Sonuç: Araştırma sonuçları, hasta güvenliği ile ilgili bilimsel kanıtlara dayalı bilgi üretmenin ve hemşirelik uygulamalarını geliştirmenin gerekliliğini ortaya koymuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Comparison Of Outdoor and Indoor Playground Qualifications of State and Private Kindergartens: Case of Malatya Province

    Güllü, Mehmet; Özcan, Ecesu

    In this study, it is aimed to contribute to the determination of the most appropriate spatial dimensions by comparing the dimensions of the indoor and outdoor playgrounds in private kindergartens and public kindergartens in Malatya. In this study, document analysis method was used. When the research findings are examined, it is seen that although there are not specifically multi-purpose halls in public schools other than classrooms, the playgrounds of public kindergartens have large areas where students can engage in activities comfortably compared to private institutions. Again, it has been found that public kindergartens have larger areas in indoor playgrounds compared to private kindergartens regarding quotas, in terms of quota based area measurements.In future research, applying motor skill tests to children studying in public kindergartens and private kindergartens, which have two different service standards, will provide detailed and targeted answers about field competencies from the results achieved.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Working environment-related leisure time satisfaction levels and health\rbehaviors of university office workers and ergonomic solutions

    Önen, Cihan; Sandıkçı, Muhammed Bahadır; Dincer, Erhan

    The present study aims to investigate the health behaviors of university office workers related to the working environment, compare them with leisure time satisfaction, and\rsuggest ergonomic solutions. Office workers at Bitlis Eren University and Munzur University, which are situated in the eastern part of Turkey, constituted the population\rof this study. The sample size was 196 based on the formula [n = (N*t2*p*q)/d2*(N-1)+t2*p*q)], which was applied when the number of people in the population was\rknown. The required sample size was determined based on the estimation of a proportion of 0.5 in a finite population of 401, with a 95% confidence interval of ± 0.05 using\rsimple random sampling. The data of Questionnaire and Leisure Satisfaction Scale (LSS) were collected from 178 participants by a face-to-face interview voluntarily. The\rfindings obtained in this study showed that nearly half of the participants did not sufficiently support their wrists and backs and did not adjust their working posture or the\rscreen inclination and brightness. The mean score of leisure time satisfaction was higher for those who worked in places with ideal physical conditions, including heat and\rsound insulation and in places with good psychological conditions without stress and work overload. The leisure time satisfaction score was significantly higher among\rthose who engaged in leisure time activities, such as recreational activities reading books, and physical activity. It was observed that employees in offices with improved\rnoise, heat, workload and stress had better satisfaction levels in leisure time. One cannot separate leisure activities from workplace activities and both should be conducted\rin harmony. As an ergonomic solution, the worktable and tools should be comfortable and designed in a way that does not require the back muscles to be strained.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme