Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2019
    Richard Leonhard’ın “Galatya’da Kızılbaşlar” Başlıklı Gözlem-Değerlendirmelerinin Analizi ve Osmanlıca Transkripsiyonu

    Çakmak, Yalçın

    Kızılbaş/Alevîler, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’daki Batılı misyoner, gezgin, bilim insanı ve resmî görevlilerin ilgisini çekti. Bu ilgi sonucu kaleme aldıkları inceleme ve değerlendirmelerinde ise söz konusu topluluklar hakkında detaylı bir yazın ortaya koydular. Oluşturulan bu yazının içeriği ise daha çok doğrudan gözlemler ve birbirlerine atıfla meydana getirdikleri zengin bir referans sistemine sahipti. Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Eser Kütüphanesi’nde bulunan “Galatya’da Kızılbaşlar” başlıklı Osmanlıca el yazması da bu çalışmalardandır. Bu bakımdan ilk etapta, günümüze değin araştırmacıların dikkatini çekmeyen ve yazarı belirtilmeyen mezkûr el yazmasının muhteva itibarıyla Batılı bir kalemden çıktığı anlaşılmaktadır. Gerçekleştirilen incelemelerle birlikte yazmanın, Alman coğrafyacı Richard Leonhard’ın 1910’lerin başında Anadolu’da düzenlediği gezileri sonucu 1915 yılında kaleme aldığı Paphlagonia: Reisen und Forschungen im Nördlichen Kleinasienbaşlıklı kitabından istinsâh edilen “Ethnographische Beobachtungen” başlıklı bölümün “Die Kyzylbasches in Galatien” başlıklı alt kısmına ait olduğu tespit edildi. Çalışmanın, diğer Batılı kaynaklarla örtüşen ve onlardan beslendiği hususlarının olmasıyla beraber doğrudan Kızılbaş/Alevîler içerisindeki gözlemlere dayanıyor olması ona özgün bir karakter kazandırmaktadır. Bu ayrıcalıklı özelliğinden ötürü de incelenmeye değerdir. Bu makalede öncelikle Leonhard’ın adı geçen çalışmasının Almanca ve Osmanlıca metinleri arasında mukayese yapılarak teknik ve muhteva analizine girişilmiş, akabindeyse metnin Osmanlıca çevirisi olduğu gibi okurunun bilgisine sunulmuştur.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Elasticity of substitution between labor, capital and energy in turkey: translog production function approach

    Songur, Mehmet

    In addition to the traditional production factors, one of the most needed production input in the production process is energy. In particular, it is rather high the use of traditional or primary energy sources in the production process. The aim of this study is to predict the translog production function including energy consumption for Turkey. For the analysis, it was utilized GDP, labor, capital, natural gas, oil and coal data for 1982-2014 period. The prediction was made by the Ridge Regression method. Findings show that the elasticity of substitution between inputs is distributed at 1 level. Elasticities of output followed a positive course throughout the period covered.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Kurumsal Kaynak Planlama (KKP) Sistemlerinin Seçiminde MACBETH ve MABAC Yöntemlerinin Bütünleşik Olarak Kullanılması

    Aycin, Ejder

    Kurumsal kaynak planlama (KKP) sistemleri, işletmelerin farklı birimleri arasındakikoordinasyonu sağlayarak, daha hızlı ve kolay karar alınmasını sağlayan sistemlerdir. Dolayısıyla,işletmeler için doğru KKP sisteminin seçim kararı oldukça önemli bir konudur. Bu sistemlerinseçiminde dikkate alınması gereken çok sayıda kriter bulunduğundan, seçim sürecinde çok kriterlikarar verme (ÇKKV) yöntemlerinden yararlanmak mümkün olacaktır. Bu çalışmada Bu çalışmadaÇKKV yöntemlerinden MACBETH ve MABAC yöntemleri bütünleşik olarak kullanılarak, en iyiKKP sisteminin seçilmesi amaçlanmıştır. Subjektif bir yöntem olan MACBETH ile kriterin önemağırlıkları hesaplanmış, MABAC yöntemiyle ise sistem alternatifleri değerlendirilmiştir. Uygulamasonuçlarına göre en önemli kriterler fonksiyonellik, kullanım kolaylığı ve marka imajı olarakbelirlenirken; en iyi sistem alternatifi ise SAP olarak tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin14
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    The effect of graphene oxide on the structural and electrical properties of yttrium ferrite based nanopowders

    Aydin, Handan

    In this study, Yttrium Ferrite based nano electroceramics were prepared bythe doping at various ratios of graphene oxide by the hydrothermal method.The obtained doped and undoped samples were characterized by XRD, SEM,FTIR, DTA, UV-VIS-NIR spectroscopy, temperature dependent electricalresistance changes and dielectric measurements. From the XRD results, it isobserved that the obtained samples are polycrystalline with an Orthorhombicstructure. The crystal parameters are changed with the doping of grapheneoxide. FTIR spectra indicate that the graphene oxide changes the peakintensities. This confirms the incorporation of the graphene oxide into theceramic structure. The doping of the graphene oxide changes the optical bandgaps of the samples. The dielectric constants of the samples are changed withthe graphene oxide. The DC electrical conductivity measurements confirm thesemiconducting behavior of the samples. The obtained results indicate thatthe electronic and nanostructure of the synthesized electroceramics can becontrolled by the doping of graphene oxide for electronic and energyapplications.

    AtıfOpenAlex10
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Elazığ Keban Baraj Gölü Pertek Bölgesi Su Kalitesinin Bazı Parametrelerle Belirlenmesi

    Topal, Murat

    Bu çalışmada, Keban Baraj Gölü Pertek Bölgesinden yerüstü su numuneleri 2018 yılı yaz mevsimi boyunca alındıve Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği’nde (YSKY) verilen su kalite parametreleriyle karşılaştırıldı. Elde edilenverilere göre pH 8,7-8,84 arasında, sıcaklık 20,1-27,5oC arasında, elektriksel iletkenlik (Eİ) 264-398 µS/cmarasında, nitrat (NO3--N) konsantrasyonları 1,1-1,34 mg/L arasında, Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ5)konsantrasyonları 2,3-3,6 mg/L arasında ve Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) konsantrasyonları 25,2-33 mg/Larasında değerler aldığı belirlendi. Sonuç olarak, Keban Baraj Gölü Pertek Bölgesinden alınan yerüstü sularınınpH, sıcaklık, Eİ, NO3--N, BOİ5 konsantrasyonları açısından Sınıf-1 kalitesinde su olduğu, KOİ açısından ise Sınıf2 kalitesinden su olduğu tespit edildi.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Örgüt Kültür Tiplerinin Yenilikçiliğe Etkisi Örgüte Güvenin ve Örtülü Bilgi Paylaşımının Düzenleyici Rolü

    Gün, Gül

    Örgüt kültürü, çalışanların amaçlarını, örgüt imajını yansıtarak daha sonraki mükemmellik seviyelerine ulaşmak için bağlayan unsurdur. Eğer çevre ve örgüt kültürü bu yetenekleri beslemeye elverişli değilse (başarısızlık ve değişim korkusu, finansal kontrollere odaklanma ve riskin azaltılması ) vb inovasyon örgütlerde ve bireylerde gelişemez. İnovasyon süreçlerini destekleyen bir örgüt kültürü belirsizliklerle başa çıkma yeteneğini gösterebilecek ve çevreden gelen bilgileri tehdit olarak değil de bir fırsat olarak algılama yeteneğine sahip olacaktır (Szczepańska-Woszczynaa, 2015) Bilgi, yenilikçi faaliyetleri için önemli bir kaynaktır. Etkili bilgi yönetimi, bir firmanın yenilikçi kapasitesini arttırmada önemli bir yöntem olarak kabul edilir. Yenilikçilik genel olarak bilginin merkezi önemini ve özellikle yenilikçilik sistemine dahil olan farklı aktörler arasındaki bilgi transferini vurgulamaktadır; Yeni kapasitelerin ve içgörülerin geliştirilmesi, yenilikçi performansının iyileştirilmesine yol açmaktadır. eğer bu bilgi aktarılmaz ve diğer şirket çalışanlarıyla paylaşılmazsa, ne performans ne de firma inovasyon kapasitesi geliştirilemez. Bir bağlamda yenilikçilik bilginin örgüt içinde yayılması ve özümsenmesi ile değer yaratacaktır. Bu araştırmanın amacı örgüt kültür tipleri yenilikçilik ilişkisinde güven ve bilgi paylaşımının düzenleyici etkisini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Malatya il merkezindeki banka çalışanları oluşturmaktadır. Analiz sonuçlarına göre örtülü bilgi paylaşımı, örgüt kültür tiplerinin yenilikçi eğilimi etkilemesinde düzenleyici etki rolüne sahip değildir. Örgüt kültür tiplerinden destekleyici kültür tipi yenilikçilik ilişkisinde yönetsel güvenin düzenleyici rolü vardır.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Brown Swiss Irkı İnek Sütlerinde Mikrobiyolojik Kalite Parametrelerinin Türk ve AB Standartlarına Uygunluğunun Belirlenmesi

    Ertekin, Özlem

    Çalışmada, Brown Swiss ırkı ineklerden elde edilen sütlerin mikrobiyolojik kalite standartları ile elde edilen mikrobiyolojik parametreler (somatik hücre sayısı ve toplam bakteri sayısı) arasındaki farklar araştırılmıştır. Erzincan ilinde yetiştirilen 15 adet Brown Swiss ırkı inek, hayvan materyali olarak kullanılmıştır. Erken laktasyon döneminin ilk ayının ikinci haftasında günlük süt örnekleri ineklerden toplanmıştır. Çalışmada, Brown Swiss ineklerin sütlerindeki mikrobiyolojik parametreler ile Avrupa Birliği ve Türk kalite standartları arasındaki farklar belirlenmiştir. İneklerin sütlerinde somatik hücre sayısı (SHS) ve toplam bakteri (TB) seviyeleri, Avrupa Birliği için bildirilen kalite standartları (en fazla 400,000 hücre/mL SCC, en fazla 100,000 adet/mL TB) ve Türk Standartları (en fazla 500,000 hücre/mL SCC; en fazla 100,000 adet/mL TB) ile tek örnek t testi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Erzincan ilinde yetiştirilen Brown Swiss ırkı ineklerden elde edilen SHS (46,570 hücre/mL) ve TB seviyeleri (48,066 adet/mL) AB ve Türk kalite standartlarına göre arzu edilen düzeylerdir. SHS ve TB sayısı süt ürünlerinin üretimi için önemlidir. Çünkü belirtilen mikrobiyolojik parametreler süt kalitesini ve arzu edilen lezzeti değiştirebilir. Çalışma sonuçlarına göre, Erzincan ilinde yetiştirilen Brown Swiss ırkı ineklerden toplanan sütteki SHS ve TB sayıları, Avrupa Birliği ve Türk kalite standartları için uygun bulunmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2019
    Gölova Baraj Gölü (Sivas)’nde Yaşayan Pullu Sazan (Cyprinus carpio Linnaeus, 1758)’ın Bazı Büyüme Özellikleri ve Et Veriminin İncelenmesi

    Yüngül, Mücahit; Gokhan, Haci Bayram; Dörücü, Mustafa

    Bu çalışmada, Temmuz 2017 - Mart 2018 tarihleri arasında Gölova Baraj Gölü’nden yakalanan 82 adet pullu sazan (Cyprinus carpio Linnaeus, 1758)’ın cinsiyet ve yaş gruplarına göre bazı büyüme özellikleri ile et verimliliği araştırılmıştır. Örneklerin % 32.93’ünü dişi, % 67.07’sini erkek bireyler oluşturmuştur. Dişi ve erkek bireyler II-V arası yaşlarda tespit edilmiştir. Ortalama total boy ve ağırlığın dişilerde 40.99±1.07 cm ve 1001.27±82.97 g; erkeklerde 37.27±0.41 cm ve 734.34±30.69 g; tüm bireylerde 38.49±0.49 cm ve 822.23±36.65 g olduğu saptanmıştır. Tüm örnekler için boy-ağırlık ilişkisi W=0.0151TL2.9743 (R2=0.8796) ve ortalama kondisyon faktörü 1.385±0.018 olarak belirlenmiştir. C. carpio’da et verimliliği ile çeşitli vücut kısımları arasındaki ilişkiler incelendiğinde; fileto ve karkas ağırlıklarının ortalama et verimleri sırasıyla dişilerde % 47.59±0.71 ve % 59.19±0.82; erkeklerde % 49.80±0.32 ve % 60.67±0.34; tüm bireylerde % 49.07±0.34 ve % 60.18±0.36 olarak saptanmıştır. Tüketilmeyen vücut kısımlarından iç organ, baş, yüzgeç, deri ve kemik ağırlıklarının vücut ağırlığına göre ortalama oranları da tüm bireyler için sırasıyla % 12.98±0.39, % 22.32±0.23, % 4.51±0.79, % 8.49±0.25 ve % 2.63±0.04 olarak belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 14 · Sudaki Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Isparta’da Yetişen Bazı Elma Çeşitlerinin Meyve Eti, Kabuk ve Çekirdek Yuvasındaki Antioksidan Kapasitesinin Belirlenmesi

    Çimen, Murat; Benzer, Fulya; Yıldırım, Mahsum; Barış, Dilan; Yıldırım, Hüseyin; Karaca Sanyürek, Nesrin; Karakavuk, Emrah

    Bu çalışmada Isparta ili Eğirdir ilçesinden temin edilen beş farklı elma çeşidinde meyve eti, kabuk ve çekirdek yuvasındaki antioksidan kapasiteleri ABTS, DPPH ve TFM yöntemleri kullanılarak belirlenmiştir. Analiz sonuçları incelendiğinde çeşitler, alınan kısımlar ve yöntemler bakımından antioksidan seviyelerinin farklılık gösterdiği görülmüştür. En yüksek antioksidan aktivite ‘Granny Smith’ çeşidinde bulunmuştur. En düşük antioksidan aktivite ise ‘Pink Lady’ çeşidinde tespit edilmiştir. Meyve eti, kabuk ve çekirdek yuvasındaki antioksidan miktarları sırasıyla %29.93, %21.95, %27.22 olarak tespit edilirken, TFM metodu ile yapılan analizlerde antioksidan miktarı ABTS ve DPPH metotlarına göre daha yüksek bulunmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Investigation of the Bioremediation of Herbicide Metribuzin with Bacillus subtilis Bacteria at Artifical Agricultural Field

    Erguven, Gokhan Onder

    The bioremoval of metribuzin (C8H14N4OS) which is one of the selective herbicide in tomato farming in Turkey was investigated with Bacillus subtilis bacteria under agitated culture conditions and artifical agricultural field. The bacterium was isolated in collected soil samples from one of the agricultural area in Elazig province of Turkey. The area is unexposed to metribuzin before. Five apparatuses were set up and 100 mL of metribuzin in 1750 ppm concentration (advised concentration of tomato farmers) was added to each Erlenmayer flasks. 5, 10, 20, 50 and 100 mL of enriched Bacillus subtilis solutions (in sabouraud dextrose broth) added to these flasks. Each mL of the enriched solutions contains ×107 Colony forming unit (CFU). These flasks were shaken at 160 rpm at 28 0C in sterile conditions for 17 days. In 24 hours intervals, each sample was collected to flasks and chemical oxygen demand (COD) was determined with DR/890 colorimeter by the line of closed reflux method while Biochemical oxygen demand (BOD5)experiments were performed via standard methods 5210D with oxitops. As a result of the study, best removal performance observed in 100 mL Bacillus subtilis as 98% at 17 days in COD. In a soil study, 100 mL mixture of Bacillus subtilis consortia used for bioremediation studies. According to the results of artifical agricultural field study, the bioremediation seen at COD and BOD5 parameters are 99.4% and 96% respectively at the end of 2. week. This experiments have focused that, Bacillus subtilis should be a selective type for bioremediation of metribuzin on receiving environments.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Hydrogeochemical Properties of Hot and Cold Waters in Tunceli-Pertek Geothermal Area

    Önal, Ayten Öztüfekçi; Akkuş, Aysun

    The Pertek geothermal area is located near the Singec valley to the southwest of Tunceli and this field has not been previously studied in terms of hydrogeology and geothermal. The dominant rock type in the area is the Permian-Triassic aged Keban Metamorphites which are be limestone and marble. The younger magmatic and sedimentary units (Upper Cretaceous-Pertek Magmatites, Middle Eocene-Upper Oligocene-Kırkgeçit Formation, Upper Miocene-Pliocene-Karabakır Formation and Quaternary-alluvium) have contact with these metamorphics. In addition to the tectonic activity of the region, the dominant lithology of Keban metamorphites (limestone and marble), intra-unit thrust faults and normal faults, shear fractures and cracks increased the porosity and permeability of Keban metamorphics. Therefore, the most important aquifer in the region is the Keban metamorphites and these metamorphites are also the reservoir rock of the hot water in the Pertek geothermal area. The area of feeding of the groundwater in the reservoir rock is located in the north of the Singec valley and the discharge area is in the south of this valley. The feeding field of this reservoir rock is to the north of the Singec valley and the discharge area to the south of this valley. The Pertek geothermal system is an open system, since only limited areas contain semi-permeable sedimentary (Kırkgeçit Formation) and volcanic cover rocks (Karabakır Formation) in the main feeding field. The pH and electrical conductivity of the thermal waters in the system are between 6,18-7,55 and 816-2330 μS / cm respectively. The surface temperatures range from 25.5 to 38.2 ºC. The pH and electrical conductivity values ​​of cold water are between 7.52-8.31 and 402-472 μS / cm respectively. The most common cation in both hot and cold waters is Ca 2+ and the anion is HCO3-. According to IAH (1979) water classification method, hot and cold water, cold mineral water and stream water are of Ca-Mg-HCO3 type, and the lake waters of Keban dam are Ca-Mg-HCO3-SO4 type. Cold spring water is drinkable, but in hot and cold mineral waters the concentration of elements such as Ca, Mg, K, Mn, As and B is above the drinking water standards. The hot waters are generally saturated with calcite, aragonite, chalcedony, quartz and dolomite minerals. Reservoir temperatures are between 74-105°C according to silica and cation geothermometer calculations. According to the enthalpy-silica mixture model, the reservoir temperature is between 80-225 °C and the ratio of cold water mixture to hot water is between 60-88%. According to the isotope analysis, the cold waters in the Pertek geothermal area are shallow, the hot waters are deeply circulated, meteoric origin and respectively modern and sub-modern waters.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Influence of Macerated and Cold Press Wheat Germ (Triticum vulgare) Oils Added at Different Rates to Trout Feed on The Feed Rate (FCR), Hematological Parameters and NBT (Nitroblue tetrazolium) Values of Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss)

    Aksu, Önder; Altınterim, Başar

    In this study, 2% of macerated and cold press wheat germ oils were added to the feeds of rainbow trout (average weight of 39.8 ± 4 g). At the end of the study, growth rate, blood parameters and NBT (Nitro blue tetrazolium) level of rainbow trout were determined. Feed Conversion Ratios (FCR) of groups were determined as macerated: 1.12, cold press: 1.53, control: 1.11. Statistically significant differences were found in red blood cell (RBC), hemoglobin (HGB), hematocrit (HCT), white blood cell (WBC), platelet (PLT) values (p<0.05). There was no statistically significant difference between Nitroblue Tetrazolium (NBT) levels (p>0.05).

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Effect of Macerated Tomato (Lycopersicon esculentum) and Carrot (Daucus carota) Oils on Hematological Parameters of Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss) at High Stocking Density

    Aksu, Önder; Altınterim, Başar

    In this study, 2% of macerated tomato (Lycopersicon esculentum) and carrot (Daucus carota) oils were added to the feeds of rainbow trout with an average weight of 35.88 ± 1.97 g. The experiment was continued for 21 days and the samples were also measured for changes in the hematological parameters. Statistically, significant differences were found in LYM, RBC, HGB, HCT, MCH and NBT values (p<0.05). There was no statistically significant difference other blood parameters levels (p>0.05). It was determined that both macerated carrot and macerated tomato oils stimulated to the non-specific immune system and erythropoiesis at high stocking density. Especially, it was occurred that macerated carrot oil (MCO) more effective than macerated tomato oil (MTO).

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Entaurea kurdica Reichardt and Centaurea urvillei DC. subsp. hayekiana Wagenitz’nın Element İçeriği ve Antioksidan Enzimlerinin Belirlenmesi

    Çakılcıoğlu, Uğur; Uruç Parlak, Kadriye

    Kronik hastalıklar dünya çapında hızla artmaktadır. Tüm yaşam boyunca sağlığın iyileştirilmesi ve sürdürülmesinde beslenme ve diyet önemli bir yere sahiptir. Organizmadaki biyokimyasal ve fizyolojik değişim, biyomoleküllerde oksidatif hasara yol açan serbest radikallerin aşırı artmasına neden olabilir. Son zamanlarda tıbbi bitkilerin kullanımı antioksidanlar, antikanser ve hipoglisemik aktiviteler gibi yararlı özellikler nedeniyle artmıştır. Bu çalışmada kullanılan, Centaurea kurdica Reichardt ve Centaurea urvillei DC. subsp. hayekiana Wagenitz (Asteraceae) Elazığ'ın çeşitli bölgelerinde doğal olarak yetişen endemik türlerdir. Centaurea'nın birçok taksonu geleneksel olarak hem ülkemizde hem de dünyada tıbbi amaçlarla ve besinler için kullanılmaktadır. Centaurea kurdica Reichardt ve Centaurea urvillei DC. subsp. hayekiana Wagenitz (Asteraceae) taksonları Elazığ'daki doğal yaşam alanlarından elde edilmiştir. Bitki dokularında ağır metal akümülasyonu, antioksidan enzimler süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon S transferaz (GST), askorbat peroksidaz (AP) ve katalaz (CAT) aktiviteleri gibi fizyolojik değişiklikler tespit edilmiştir. Çalışılan enzimlerden SOD en fazla aktiviteye sahip olan enzimdir. Yapılan çalışma sonucunda en fazla akümülasyonun genellikle yapraklarda olduğu tespit edilmiştir. Antioksidan enzim aktiviteleri: süperoksit dismutaz (SOD), glutatyon S transferaz (GST), askorbat peroksidaz (APX) ve katalaz (CAT) değerlendirildi Centaurea kurdica'da sırasıyla 1.315, 0.011, 0.031 ve 0.007 unit mg-1 olarak tespit edildi. C. kurdica'nın Centaurea urvillei DC. subsp. hayekiana’dan askorbat peroksidaz dışında değerlendirilen tüm enzim aktivitelerinde daha iyi olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Orta Eğitim Kademesindeki Öğretmen ve Öğrencilerin Şiddet Algılarının Kırsaldaki Görünürlüğü

    Şener, Gönül

    Son yıllarda ülkemizde görünürlük düzeyinde meydana gelen artışla birlikte özellikle okullarda kaygı verici birhal alan şiddet olayları üzerinde konuşmayı, düşünmeyi, araştırmayı zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda yapılanaraştırma ile kırsal alanda yer alan orta eğitim kademesinde görev yapan öğretmenler ile bu okullarda öğrenim görenöğrencilerin şiddet algıları metaforlar aracılığıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda öğrencilere“Şiddet…………..gibidir” “Çünkü…….…….” ifadelerini içeren boş soru formları verilerek, katılımcıların boş soruformlarını doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ ili Palu ilçesinde öğrenim gören altı, yedive sekizinci sınıf öğrencileri ile bu okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırmayöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak metafor kullanılmıştır. Verilerin analizi iseiçerik analizi çerçevesinde yürütülmüştür. Öğrencilerin ve öğretmenlerin yarı yapılandırılmış forma verdiklericevaplar incelenmiş ve metafor listesi oluşturulmuştur. Çözümlemeler bu liste üzerinden yapılmıştır. Araştırmasonucunda; öğrenci algılarına ilişkin görüşlerin daha çok saldırgan insan, korku ve zor kullanma temalarındatoplandığı, buna karşın, bağımlılık yaratan alışkanlık temasına ilişkin görüşlerin daha az tekrarlandığı görülmüştür.Öğretmen algılarına ilişkin görüşlerin ise daha çok saldırgan insan, doğal afet ve kayboluş temalarında toplandığı, zorkullanma ve hakaret temasına ilişkin görüşlerin ise daha az tekrarlandığı görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Meme Kanseri Histopatolojik Görüntülerinin Evrişimsel Sinir Ağları ile Sınıflandırılması

    Talo, Muhammed

    Meme kanseri, dünya çapında kadınlar arasında en fazla ölümün görüldüğü kanser türüdür. Meme kanseri imgelerininbilgisayar destekli sistemler yardımıyla hızlı ve doğru bir şekilde sınıflandırılması hayati önem arz etmektedir. Bu çalışmada,meme kanseri imgelerini iyi ve kötü huylu olarak sınıflandırmak için ResNet-50 mimarisi önerilmiştir. Evrişimsel Sinir Ağıtabanlı ResNet-50 mimarisi kullanılarak, açık kaynak BreakHis veri setindeki, meme kanseri imgelerinin ikili sınıflandırılmasıgerçekleştirilmiştir. ResNet-50 mimarisinin eğitiminde transfer öğrenme yöntemi uygulanmıştır. Önerilen modelinsınıflandırma başarısının, literatürdeki mevcut çalışmalara kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca önerilen model, meme kanseri imgeleri üzerinde herhangi bir ön işleme yapmadan verileri otomatik olarak sınıflandırmaktadır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    The Comparison of the EVA Based Resin Modified Bituminous Mixtures to SBS Modification in Terms of Mechanical Properties

    Yalçın, Erkut; Furtana, Beyza; Kök, Baha Vural; Yılmaz, Mehmet

    The bituminous coating layers used in the flexible pavement are the top layer that is directly exposed to the effects of the traffic and the environment and therefore must be quite robust in terms of mechanical properties. The bituminous binder used in the mixture, is commonly modified with the Styrene-Butadiene-Styrene (SBS) polymer additive so that the bituminous hot mixtures can resist to the increased traffic load and number for a long time without deforming. The high demand for SBS makes it difficult to supply when necessary and therefore brings on the use of alternative additives. In this study, the effects of the use of Ethylene-Vinyl-Acetate (EVA) based resin (EBR) on the mechanical properties of bituminous mixtures were investigated and their performance was compared with SBS modification. Marshall stability and flow, indirect tensile strength, indirect tensile stiffness modulus, indirect tensile cycling loading and dynamic creep tests were applied to pure and modified mixtures. As a result, it was found that EBR modification had significantly better performance compared to pure mixtures and showed close performance to SBS modification.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Changes in Antioxidant and Detoxification Systems of the Freshwater Amphipod Gammarus pulex Exposed to Congo Red

    Serdar, Osman; Tatar, Sule; Cıkcıkoğlu Yıldırım, Nuran

    In this study, it is aimed to investigate the changes in glutathione S-transferase and cytochrome 1A1 enzymes with malondialdehyde levels in Gammarus pulex exposed to congo red. G. pulex was exposed to synthetic solutions containing 20, 10, 5 mg/L of congo red during 96 hours. Glutathione S-transferase and cytochrome 1A1 enzyme activities were determined by using ELISA kit, malondialdehyde levels were determined spectrophotometrically. Glutathione S-transferase activities groups increased in all application groups during 24 and 96 hours compared to control (P<0.05). After exposure to congo red, cytochrome 1A1 activity was decreased during 24 and 96 hours in all application groups compared to control groups (P<0.05). Malondialdehyde levels increased in all groups after congo red exposure compared to control during 24 hours (P<0.05), after 96 hours increased in group A, decreased in groups B and C (P<0.05). Our results show that congo red may cause oxidative stress by producing reactive oxygen species. In conclusion, changes in antioxidant enzymes and malondialdehyde levels suggest that congo red can be used as potential sensitive biomarkers in the assessment of environmental toxicity.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Antioxidant Enzyme Responses to Lead Exposure of Gammarus pulex

    Serdar, Osman; Yildirim, Numan; Tatar, Sule; Cıkcıkoğlu Yıldırım, Nuran

    It is aimed to investigate the activity response of the antioxidant enzymes superoxide dismutase, catalase and glutathione peroxidase of G. pulex exposed to lead. The G. pulex was exposed synthetic solutions containing 10, 30, 50 µg/L lead for 96 h. Superoxide dismutase, catalase, glutathione peroxidase activities were determined by using ELISA kit. The differences in superoxide dismutase activities were statistically insignificant (P>0.05). Catalase decreased in all treatment groups after lead exposure (P<0.05). The glutathione peroxidase activities were decreased depending on lead exposure (P>0.05). Our findings suggest that lead can induce oxidative stress by generating reactive oxygen species and inhibiting sulfhydryl dependent antioxidant enzymes activities. In conclusion, alterations in antioxidant enzymes may potentially be used as sensitive biomarkers for risk assessment of lead in the environment and may contribute to the establishment of discharge regulations.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    The Evaluation in Different Temperature of Acute Toxic Effect of Cadmium on Gammarus pulex (Freshwater Amphipoda)

    Serdar, Osman; Çalta, Metin; Aydin, Rahmi

    In this study, the LC50 values of the cadmium (Cd) toxicity on the Gammarus pulex were investigated. In this study, it wasaimed to determine the change of LC50 values of Cd at G. pulex at 10, 14 and 18°C.The lethal concentration (LC50) values for G. pulex whichwere exposed to various Cd concentrations for 96 hours were determined at different temperatures as 10, 14 and 18ºC. LC50 values obtained byprobit analysis were found to be; 51.79 ± 1.2 µg L-1for 10ºC, 47.67 ± 0.6 µg L-1for 14ºC and 33.93 ± 0.6 µg L-1for 18ºC. LC50 values werefound to decrease due to the increase in temperature.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele