Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    COVID-19 salgın sürecinde uygulanan zorunlu uzaktan eğitimin ilk okuma-yazma öğretimine etkisi

    Muharrem Ekrem

    Bütün dünyada yaşanılan ve esasında bir kriz olarak nitelendirilebilecek covid-19 salgını sonucunda toplumsal hareketler kısıtlanmış ve hayat durma noktasına gelmiştir. Toplumsal hayatın bütün hücrelerine yayılan ve onları olumsuz etkileyen covid-19 salgını eğitimi de önemli derecede etkilemiştir. Çözüm olarak, "uzaktan eğitim sistemi" neredeyse tüm dünyada uygulamaya başlanan bir yöntem olmuştur. Bu araştırmada, covid-19 salgını sonucu ortaya çıkan zorunlu uzaktan eğitimin ilk okuma yazma öğretimine etkisini ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelemek hedeflenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve buna bağlı olarak durum çalışması (betimsel) deseni tercih edilmiştir. Çalışmada örneklem yöntemi olarak tipik durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, 2020-2021 eğitim öğretim yılı içerisinde Tunceli il merkezi ve ilçelerinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi okullarda görev yapan birinci sınıf öğretmenleriyle; araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve sonuçları çalışma kapsamında tartışılıp, yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, uzaktan eğitimle ilk okuma yazma öğretiminin akademik anlamda başarılı sayılabileceği ancak sosyal ve duygusal anlamda bu yöntemin uygun bir yöntem olamayacağı, bu yönünün çok eksik kaldığı; sosyoekonomik durum ve coğrafi şartlar nedeniyle oluşan fırsat eşitsizliğinin süreci olumsuz olarak çok fazla etkilediği, öğrencilerin uzaktan eğitime erişim sağlayabilmesi için gerekli altyapı ve donanıma kavuşturulması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İslami muhasebe standartlarının tarihsel gelişimi ve tek düzen hesap planına uygun muhasebe kayıt önerileri

    Arzu Doğan

    İslam Dini, geçmişten günümüze var olan toplumun inançlarını, ibadetlerini, kültürlerini etkileyen olgudur. İnsan davranışlarının hemen hemen bütününe etki eden din, ekonomiye de etki ettiği görülmektedir. Birçok hadislerde geçen buyruk ve yasaklarda bunu kanıtlamaktadır. Özellikle Bakara 282. Ayetin mealinde de aralarında bir kâtip seçip borç ve alacaklarını eksizsiz yazılmasını, gerektiğinde şahit tutup unuttukları borçları hatırlatmasını ve az olsun çok olsun yazılmasını buyurmaktadır. Mealden de anlaşılacağı üzere İslam Dini mali olayların kayıt altına alınmasını buyurmuştur. Bu mealde anlatılan durumu muhasebenin temel unsurlarından sosyal sorumluluk, tam açıklama, önemlilik ile maliyet esası kavramlarıyla ilişkilendirmek mümkündür. İslami Muhasebe, İslam dininin faizi yasaklamasıyla ortaya çıkmıştır. Böylelikle günümüzde finans kuruluşlarının temelinde var olan faizin İslam Dininde yasaklanmış olmasından dolayı Müslüman ülkelerde farklı bir finans sisteminin oluşmasına sebep olmuştur. Katılım Bankaları, İslami Banka, Özel Finans Kuruluşları adı altında faizsiz finans kuruluşları kurulmuştur. İslami Muhasebe Kuruluşları Denetim ve Organizasyonu (AAOIFI) tarafından uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartlarıyla uyum sağlamak amacıyla Faizsiz Finans Denetim ve Muhasebe standartları yayınlanmıştır. Yayınlanan standartlar ülkemizde, 29.05.2019 tarihinde Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) tarafından Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Çalışmamızda, yayınlanan bu standartlar çerçevesinde, İslam Dini muhasebeyle ilişkilendirilerek, İslami Muhasebe ve Denetim Standartlarının temel özellikleri ve ilkeleri açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma bu yönüyle önemlilik kazanmaktadır. Çalışmamızın amacı, İslami Muhasebenin gelişimini tarihsel olarak inceleyip, günümüzde uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartları ile uyumlu olacak şekilde çıkarılan Faizsiz Finans ve Bankacılık Denetim Standartlarının incelenmesini yapıp muhasebeye etkilerini belirlemektir. Literatür taraması yöntemi ile İslami finansın temel prensipleri, kurum ve kuruluşları incelenerek, Türkiye'de ki çalışmalar araştırılıp amaca ulaşılmaya çalışılacaktır. Bu çalışma ile muhasebe bilimine ve muhasebe literatürüne katkı sağlanacağı umut edilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türki Cumhuriyetlerin muhasebe sistemlerinin karşılaştırılması ve ortak muhasebe organizasyonu önerisi

    Aslıhan Keskin

    Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan olmak üzere altı Türki Cumhuriyetin ait muhasebe sistemlerinin karşılaştırıldığı ve bu karşılaştırma sonucunda elde edilen verilere dayanarak ortak bir muhasebe önerisinin oluşturulması ile gerçekleşen bir literatür çalışmasıdır. Bu çalışma, Türki Cumhuriyetler arasındaki ekonomik gelişmelere bağlı olarak, ekonominin önemli aktörleri olan işletmelerin karşılıklı ticari işlerinde kolaylığın ve etkinliğin sağlanması adına akademik katkı sağlamak için altı ülkeye ait muhasebe sistemlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda elde edilen bilgilere dayanarak ortak bir muhasebe sistem önerisi elde edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle detaylı bir literatür taraması yapılmıştır. Bu aşamada muhasebe sistemleri ile ilgili yerli ve yabancı kitaplar, makaleler, tez çalışmaları, muhasebe standartları, mevzuatlar incelenmiş ve internet taraması yapılmıştır. Sonrasında ise Türki Cumhuriyetlerinin muhasebe sistemleri tüm detayları ile ele alınmış ve kıyaslama tekniği ile her ülke arasında farklılıklar ve benzerlikler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmada yapılan karşılaştırmalar neticesinde, ülkeler arasında muhasebe sistemlerinin senkronizasyonu her ülkede karşılıklı ticari faaliyet gösteren işletmeler için önemli olup, ulusal ekonomide kullanılması için bu çalışmamızın da etkin olacağı göz ardı edilemez. Anahtar kelimeler; Muhasebe Organizasyonu, Türki Cumhuriyetleri, Muhasebe Sistemleri

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Covid-19 pandemi döneminde akvaryum hobisine toplumsal bakış açısının değerlendirilmesi: Tunceli örneği

    Eser Yıldız

    Bu araştırmada dünya üzerinde popüler hobiler arasında yer alan akvaryum hobisi hakkında, Tunceli ili Merkez ilçesinde yaşayan insanların ne tür bilgilere sahip olduğu, aktif olarak bu hobiyle ilgilenip, ilgilenmedikleri ve bu konuyla ilgili genel görüşleri irdelenerek, Tunceli ilinde akvaryum hobisine olan ilginin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaca binaen Tunceli ilinde yaşayan insanlar örneklem olarak ele alınmış olup; bu kişilere yüz-yüze anket uygulanmıştır (253 katılımcı). Koronavirüs (covid-19) pandemisinin etkileri ile birlikte, akvaryum hobisi ile aktif ilgilenmelerine veya bu hobi hakkındaki bilgi düzeylerine dair sorular sorulmuştur. Anketin ilk bölümünde covid-19 pandemisinin insanların hayatına olan etkisi ölçülmeye çalışılmış, ikinci bölümde ise kişilerin akvaryum hobisine başlama süreci, akuaristlerin bu hobiye başlama nedeni, hobinin ekonomik durumla ilgisi, hobiyle ilgili bilgi düzeyi ve güncel gelişmelerin takibi, hobiye ilgi duyanlara ait bir sosyal ağın varlığı, küresel ölçekte düzenlenen organizasyonların takibi ve bu hobiyle ilgili genel-geçer doğrulardan haberdar olma durumları incelenmiştir. İlgili veriler düzenlenmiş ve gerekli analiz yardımıyla yorumlanmıştır. Bunun sonucunda ankete katılan kişilerin yaklaşık %22'sinin bu hobiyle ilgilendiği, yaklaşık %78'inin de bu hobiyle herhangi bir ilgisinin olmadığı ve akvaryum hobisi hakkında genel bilgi düzeyinin düşük olduğu gözlemlenmiştir. Akvaryum hobisi ile ilgilenen kişilerin yaklaşık %88'inin bu hobiyi evinde, %7'si ise işyerinde gerçekleştirmektedir. Bu hobiyi ticari anlamda gerçekleştirmeyi düşünenlerin oranı, yaklaşık %4 civarındadır. Akvaryum hobisine ilgi duyanlar arasındaki istatistikler genel olarak değerlendirildiğinde, 21 yaş altında bulunan, lisans mezunu, bekâr medeni durumundaki, 5.000-7.000 TL gelir seviyesi aralığındaki, hane nüfusu 5'in üzerinde olan, kadın ve şu anda öğrenciliği devam eden kişilerin bu hobiyle daha çok ilgilendiği görülmektedir. Akvaryumlar ve içinde barındırdığı dünyadaki alternatifler (sadece balık ile sınırlandırılamayacak olan bitkiler, diğer canlı türleri, hatta susuz olabilecek olan akvaryum yapıları) hakkında farkındalık oluşturulması ile akvaryum hobisinin il genelinde arttırılabileceği ve bunun için bazı aktivitelerin organize edilebileceği kanaatine varılmıştır. Anahtar kelimeler: Akvaryum, hobi, covid-19, huzur, tasarım

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Nazi Almanyası'nın öne çıkan kurmay subayları

    Emirhan Bak

    İkinci Dünya Savaşı sürecinde uluslararası büyük etkiler bırakan Alman kurmay subayları bulunmaktadır tez çalışması Alman kurmay subaylarının dünya savaş tarihindeki önemine binaen hazırlanmıştır. Tez çalışması içerisinde yer alan Alman kurmay subaylarının askeri rütbeleri, askeri rütbelerinin Türkçe karşılığı, askeri rütbelerinin görselleri, askeri kariyerleri, İkinci Dünya Savaşında ün kazanmalarının sebepleri ve İkinci Dünya Savaşı hakkındaki düşüncelerine yer verilmiştir. Tümevarım yöntemi kullanılarak bireyden genele ulaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşına giden süreçte Almanya hakkında genel bir değerlendirme yapılarak tezin giriş bölümü oluşturulmuştur. Giriş bölümünden sonra Nazi Almanyasına bağlı Prusya ekolüne sahip oldukça başarılı ünlü Alman Kurmay Subaylarına yer verilmiştir. Çalışmada; raporlar, makaleler, belgeseller, gerçek hikayelere dayanan filmler, internet kaynakları, Türkçe, İngilizce, Almanca yayımlanan İkinci Dünya Savaşını konu alan kitaplar, çalışma içerisinde yer alan kurmay subayların anılarını yayımladıkları kitaplar kaynak olarak kullanılmış, dönemin şartları ve yaşanılanlar göz önüne alınmış; çalışmada yer alan Alman Kurmay subaylarının yalnızca askeri hayatı ve savaş sonundaki düşünceleri incelenerek sonuç değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmada yer alan Alman Kurmay subaylarının kazandıkları askeri nişanlarda görsel eki olarak ekler kısmında sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Enerji diplomasisi çerçevesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkileri

    Tuba Şahin

    Sanayi Devrimi ile önemi ve kullanım alanı gittikçe artan enerji, günümüzde devletlerin ekonomik alanda kalkınabilmelerinin temel araçlarındandır. Enerji, son yıllarda diplomatik alanda en etkili güç kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Güney Kafkasya'da yer alan Azerbaycan devleti 1991 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Türkiye, köklü bir geçmişi bulunan Azerbaycan'ın en büyük destekçisi olarak bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur. Bu doğrultuda iki devlet arasında diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Çalışma, enerji diplomasisi çerçevesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini ele almıştır. Enerji konusunda dışa bağımlı olan Türkiye ve zengin enerji kaynaklarına sahip olan Azerbaycan arasındaki ilişkilerin enerji boyutu, iki ülkeye katkılarından dolayı önemlidir. Tarihi ve kültürel geçmişe sahip olan iki devletin ortak işbirliği sonucu enerji projeleri hayata geçirilmiştir. Türkiye ve Azerbaycan arasında enerji alanında yatırımlar, anlaşmalar ve diplomatik alanda ilişkiler enerji işbirliğine dayanarak olumlu yönde şekillenmiştir. Böylece Türkiye, enerji ihtiyacını karşılarken Azerbaycan da sahip olduğu enerji kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştırmış ve ekonomisini güçlendirmiştir. Enerji alanında karşılıklı fayda sağlama potansiyellerine dayanarak gelişen diplomatik ilişkiler iki ülke ilişkilerini tanımlamada önem arz etmektedir. Enerji, insan hayatının vazgeçilmez unsuru ve kalkınmanın devamı için en önemli araçlardan biridir. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve enerji, iki ülkenin dış politikasına yön veren en önemli konudur. Bu doğrultuda enerji diplomasisi, enerjinin dünyadaki görünümü, Türkiye ve Azerbaycan arasında enerjiye dayalı gelişen boru hatları projeleri hakkında analiz yapılmıştır. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki diplomatik ilişkileri, enerji çerçevesinde değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yönteminin doküman inceleme tekniği kullanılmış, elde edilen verilerin yorumlanmasında betimsel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili yabancı ve Türkçe literatür taranmıştır. Taranan kaynakların sonucunda dolaylı ve alıntısal araştırma yöntemi kullanılarak çalışma yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Diplomasi, Enerji, Enerji Diplomasisi, Türkiye Azerbaycan İlişkileri.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    II. Dünya Savaşı'nın Türk hava sahasına ve karasularına etkisi

    Eren Çakmakcı

    Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği II. Dünya Savaşı, başta Avrupa olmak üzere dünyanın yeniden şekillenmesine neden olmuştur. Gerek savaşa katılan devletler gerek Türkiye gibi izlediği denge siyasetiyle halkını savaşın yıkıcı etkilerinden korumaya çalışan devletler bu savaştan etkilenmiştir. Bu araştırmanın amacı II. Dünya Savaşı'nın Türk hava sahasına ve karasularına etkilerini tartışmaktır. Arşiv taramasının yapıldığı çalışmada, nitel araştırma yöntemleri temel araştırma yöntemi olarak benimsenmektedir. Bu çerçevede, ikincil kaynaklar ele alınmış, II. Dünya Savaşı ve Türkiye'nin yaşadığı ihlaller hakkında yazılmış kitaplar ve makaleler taranmıştır. Çalışmada, Türkçe ve İngilizce kaynaklar ile Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi'nden istifade ile basılı materyaller, konuya ilişkin yayınlar ve raporlar, kitaplar, makaleler, internet yayınları, gazete haberleri ve havacılık dergileri üzerine odaklanılmaktadır. Başta Cumhuriyet olmak üzere dönemin Akşam ve Ulus gibi diğer önemli gazetelerinden yayımlanan haberler de kaydadeğer tarihi kaynaklar olarak yer tutmaktadır. Özellikle Cumhuriyet gazetesinde yer alan yorumlar dönemin hükümetinin ve idareci elitinin II. Dünya Savaşı'na ve Türkiye'nin maruz bırakıldığı kara, hava ve deniz ihlallerine bakışını vermesi bakımından oldukça önemli olduğu değerlendirilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Neodimyum/Aljinat boncukların boyar madde giderimde kullanılabilirliğinin araştırılması

    Seda Şeker

    Bu tez çalışmasında, Kongo Kırmızısı (KK) ve Parlak Mavi G (PMG) boyalarının sulu çözeltiden uzaklaştırılması için Neodimyum/Aljinat (Nd/Alg) boncukları hazırlanmış ve bu boyaların adsorpsiyon potansiyelleri incelenmiştir. Bunun için çapraz bağlama kullanılarak hazırlanan Nd/Alg boncukları FTIR, SEM-EDS ve TGA ile karakterize edilmiştir. KK ve PMG boyalarının adsorpsiyonu için adsorban (boncuk) içindeki Nd miktarı, pH, temas süresi, adsorban miktarı, başlangıç boya konsantrasyonu ve sıcaklık gibi çeşitli parametrelerin etkileri incelenmiştir. KK ve PMG boyalarının etkin uzaklaştırılması için optimum koşullar boncuktaki Nd miktarı: %3, pH: 7, temas süresi: 60 dk, boncuk miktarı: 15 mg, başlangıç boya konsantrasyonu: 25 mg/L ve sıcaklık: 298 K olarak belirlenmiştir. Adsorpsiyon izoterm çalışmaları (Langmuir ve Freundlich izotermleri) ve kinetik çalışmalar (sözde birinci mertebe ve sözde ikinci mertebe) optimum koşullar altında gerçekleştirildi. Adsorpsiyon verilerinin, KK ve PMG boyaları için Langmuir modelini takip ettiği bulunmuştur. Optimum koşullar altında maksimum adsorpsiyon kapasiteleri KK için 46.03 mg/g ve PMG için 25.25 mg/g olarak bulunmuştur. Her iki boyanın adsorpsiyon kinetik verileri sözde birinci mertebe ile uyumlu bulunmuş ve adsorpsiyon süreçleri partikül içi difüzyon ile açıklanmıştır. Termodinamik çalışmalara göre, adsorpsiyon reaksiyonunun doğası her iki boya için de spontan, ekzotermik ve artan rastgeleliktedir. Özetle, doğal bir polimer ile elde edilen Nd/Alg boncuklarının düşük maliyetli ve yüksek verimliliğe sahip olduğu ve bu boncukların küçük miktarlarının bile yüksek konsantrasyonlu boya atık sularının arıtımı için yüksek potansiyele sahip olduğu sonucuna varılabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sağlık çalışanlarında iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına ilişkin farkındalığın incelenmesi; bir Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi örneği

    Beyda Türk

    Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanındaki davranışsal eğilimlerini ve bu konulardaki farkındalıklarını tespit etmeye yönelik yapılacak çalışmaların, gerekli eğitim içeriklerinin planlanması ve uygulanması açısından oldukça ciddi öneme sahiptir. Sağlık çalışanları, insan sağlığını etkileyen hastalıkların önlenmesi, kontrolü, teşhisi ve tedavisi ve bu hastalıkların insanlara bulaşmasının önlenmesi ile ilgilenen meslektir. Sağlık çalışanları işin yürütülmesi sırasında pek çok riske maruz kalmaktadır. Sağlık sektöründe, uzun yıllar yalnızca sağlık hizmeti sunma işine odaklanıldığından dolayı, sektör çalışanlarının yaşadıkları iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda sağlık durumları üzerinde yeterince durulmamıştır. Halbuki sağlık çalışanlarının sağlığını ve yaşamını etkileyen sağlık kurumları tehlikelerle ve risklerle çalışma hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Sağlık kurumlarında çalışanların maruz kalabileceği çok fazla fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psiko-sosyal risk etmeni olduğu bilinmektedir. Bu mesleki risk ve tehlikeleri önlemeye, kontrol altına almaya, azaltmaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik stratejiler ve önlemler, önlemlerin farkına varılmasıyla değişimlere ayak uydurabilme becerisi önemli bir kavram olarak vurgulanmıştır. Bu çerçeve doğrultusunda çalışmamızda sağlık çalışanlarının İSG algı düzeylerini belirlemek amacıyla Fethi Sekin Şehir Hastanesinde çalışan sağlık personelleri üzerinde 2022 yılında 360 personele yüz yüze anket yöntemiyle bir araştırma yürütülmüştür. Çalışma sonucunda sağlık çalışanlarının İSG algı düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Mesleki tecrübe, eğitim, yaş, gibi değişkenlerin artması İSG algılarını artırdığı, uzman ve pratisyen doktorların İSG algılarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca erkeklerin, genç ve ileri yaş çalışanların, ön lisans ve lisans eğitim düzeyine sahip, ebe, sağlık memuru, yardımcı sağlık memurlarının iş güvenlik katılımlarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunların yanı sıra mesleki kıdem, güvenlik katılımları ve güvenli iletişim düzeyinin İSG algısını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Hastane yönetimi tarafından sağlık çalışanlarının İSG algısı, güvenlik katılımı, güvenlik iletişim düzeyini artırmaya yönelik bilgilendirme toplantıları, uyarıcı ve bilgilendirici notlar verilmesi, mesleki tecrübeye sahip çalışanlarını İSG alanında diğer çalışanları bilgilendirmesi ve yönlendirmesi sağlanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İSG, İş Güvenliği Algısı, Güvenlik İletişimi, Güvenlik Katılımı, Fethi Sekin Şehir Hastanesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Hizmet ve sanayi sektöründe kalite maliyetlerini etkileyen unsurların karşılaştırılması ve otel işletmelerinin kalite maliyetleri yönetimi üzerine bir araştırma: Doğu Anadolu Bölgesi örneği

    Eray Alp

    Günümüzde işletmelerin ürün verimliliklerini arttırması için kalite maliyetlerini hesaplayıp bu maliyetlerin giderilmesi için uygun çözümler bulması gereklidir. Dünya üzerinde gerçekleşen son değişimlerden dolayı işletmeler stratejilerinde ve uygulamalarında farklılaşmaya gitmektedir. Küreselleşmenin de etkisiyle rekabet şartları da değişmektedir. Bu nedenden dolayı ürün ve hizmetlerin üretimindeki kalite oranlarının da yükselmesi gerekmiştir. İşletmeler müşterilerin tercih ve beklentilerine yönelik ürün gruplarına doğru yönelmeye başlamıştır. Kalite maliyetleri, üretilen ya da sunulan ürün veya hizmetlerin piyasa ortamında başarılı olabilmeleri için önemli bir konudur. Kalite maliyetleri belirlenip ona göre çözüm bulunursa daha iyi sonuçlar elde edilebilir. Bu çalışmanın amacı kalite maliyet unsurlarının belirlenerek bu unsurların sektörler üzerindeki durumlarını tespit etmektir. Bu çalışmada PAF modeli diye de adlandırılan, Prevention –Appraisal – Failure (Önleme, Ölçme- Değerlendirme ve Başarısızlık)" yönteme göre kalite maliyetleri incelenmiş olup hizmet ve sanayi sektöründe kalite maliyetlerinin unsurları açıklanmıştır. Bu çalışma ile hizmet sektöründe faaliyet gösteren otel işletmelerinin kalite maliyet sistemlerinin mevcut olup olmadığı ve yöneticilerinin kalite maliyet sistemi hakkında görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma Doğu Anadolu Bölgesinde faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde kalite maliyet sistemleriyle ilgili içinde bulundukları durumun tespiti ve yöneticilerinin kalite maliyet sistemine yönelik düşüncelerin ortaya çıkarılmasına yönelik yapılmıştır. Bu amaç için bu otel işletmeleriyle anket çalışması yapılarak elde edilen verilerin SPPS 22 paket programıyla analizi yapılmıştır. Bu çalışma ile muhasebe bilimine hem literatür hem de bilimsel yönden katkı sağlanmaya çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sosyal medyanın Z kuşağı üniversite öğrencilerinin ürün ve hizmet satın alma karar tercihi üzerindeki etkisi

    Heja Ecer

    Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte günümüzde ihtiyaç haline gelen ve hayatımızın hemen her alanında kullanmamız gereken teknolojik bir cihaz haline gelmiştir. Bu muazzam teknolojik cihaz, süreç içerisinde bilgisayarları birbirine bağlayarak internet (genel ağ) adı verilen küresel iletişim ağını ortaya çıkarmıştır. Böylece internet, dünyanın ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik ve politik yapısı hakkında küresel iletişimi sağlayarak ülkelerin ve toplumların hızlı etkileşim ve bütünleşmesini sağlamıştır. Toplulukların birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için internet ortamında çeşitli sosyal medya araçlarının üretilmesi ve yaygınlaştırılması önem kazanmıştır. Böylece küresel ölçekte insanlar arasında anlık ve etkili bir iletişim ortamı oluşturulmuştur. İnternetin küreselleşen dünyada yarattığı etkileşim ile önceki nesillere göre farklı davranış modellerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Sosyal medya, hızlı bir küreselleşme ortamı yaratarak Z kuşağının çoğunda aynı karakteristik özelliklerin oluşmasında ve benzer ihtiyaçların ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Z kuşağı internet ve sosyal medya dünyasının içinde doğup büyüdüğü için diğer kuşaklara göre davranışsal olarak daha benzer özellikler göstermektedir. Bu kuşak, diğer kuşaklara göre sosyal medyada daha aktif kullanım göstermektedir. İnternet ile bütünleşen Z kuşağı, alışveriş yaparken hayatlarını kolaylaştıran teknolojik ürünleri tercih ediyor. Bu durum, pazarlama stratejilerinde farklı ihtiyaçları olan Z kuşağını, sosyal medyayı bir pazar alanı olarak gören çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar için stratejik bir hedef noktası haline getirmektedir. Bu çalışmada sosyal medyanın Z kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışlarını nasıl etkilediği ölçülmeye çalışılmıştır (Cohen-Almagor, 2013).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bir kamu kurumunda örgütsel dedikodu ile iş yeri yalnızlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Sevgi Güneş

    İşyeri sağlık psikolojisi; yönetim bilimciler, sosyologlar ve klinik psikologlar tarafından desteklenmekte ve savunulmaktadır. Yakın tarihte işyerinde yalnızlık kavramı, batı iş sağlığı psikolojisinde popüler bir araştırma konusu haline gelmiştir. Ülkemizde ise çalışanlarda işyeri yalnızlığının yayılmasıyla ilgili araştırmalar sınırlı sayıdadır.. Günümüz Türkiye'sinde, toplumun dönüşümü ve ekonomik sorunlar işyerlerine birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlar bir dereceye kadar işyerinde yalnızlık hissinin yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Örgütsel dedikodu, çalışanların duygu ve düşüncelerini ifade etmenin, güven ve destek gibi olumlu sonuçlara ulaşmanın bir yolu olarak kabul edilmektedir. Örgütsel dedikodu, örgüt kültürünün bir tezahürü olarak kabul edilmesine ve örgütte çalışma ortamına ilişkin değerli bilgiler sağlamasına rağmen, kamu kurumlarında nadiren araştırılmıştır. Örgütsel dedikodunun yıkıcı sonuçlarından biri de çalışanın iş yerinde yalnızlaşmasıdır. İşyerinde yaygın negatif bir duygu olan işyeri yalnızlığı, çalışan bireyler ve örgüt düzeyinde bir dizi olumsuz etkiye yol açmaktadır. Bu durum kamu örgütlerinde vatandaşa verilen hizmetin kalitesini ve memnuniyeti azaltmaktadır. Bu bağlamda örgütsel dedikodu ile iş yeri yalnızlığı ilişkisinin kamu örgütlerindeki durumunu ortaya koyabilmek amacıyla bu araştırma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görev yapan 147 çalışandan yüz yüze ve online anket yöntemiyle elde edilen veriler analize tabii tutulmuştur. Araştırma sonucunda örgütsel dedikodu arttıkça işyeri yalnızlığının yüksek kuvvette ve pozitif yönde arttığına ulaşılmıştır. Yöneticilere ve bu konuda derinlemesine araştırma yapacaklara birtakım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Dedikodu, İşyeri Yalnızlığı, Kamu Kurumları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Munzur Üniversitesinin kurumsal imajının çalışanlar tarafından algılanışı

    Emrah Keskin

    Dünya, gün geçtikçe daha karmaşıklaşarak gelişen teknolojinin ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle değişken bir yapıya bürünmektedir. Bu değişimler, kişisel anlamda insanı ve buna bağlı olan her şeyi etkilemektedir. Özellikle günümüz üniversitelerinin, toplumun yapı taşını oluşturan kişilerin yetişmesinde, gelişmesinde ve geleceğimize yön vermesinde etkin rol oynaması, kurumsal imaj kavramını üniversiteler açısından oldukça önemli hale getirmektedir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, Munzur Üniversitesinin kurumsal imajının çalışanlar tarafından nasıl algılandığını ve kurumsal imaj algısını yordamada çeşitli demogafik değişkenlerin rolünü ortaya koymaktır. Tanımlayıcı tasarımda olan bu araştırma, Munzur Üniversitesinde fiili olarak çalışmakta olan ve araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 169 çalışan ile yapılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan demografik sorular ve ''Kurumsal İmaj Ölçeği'' ile toplanmıştır. Verilerin analizi, varyans testi, t-testi ve korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, çalışanların kurumsal imaj algıları ile ''eğitim durumu'' ve ''kurumdaki görevleri'' değişkeni arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca araştırmada, çalışanların kurumsal imaj algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Son olarak eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İmaj, Kurumsal İmaj, Üniversite, Üniversite Çalışanı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Sağlık profesyonellerinin sağlık turizmine ilişkin algılarını belirlemeye yönelik bir araştırma

    Erkan Babacan

    Sağlık turizmi, son dönemlerde dünya genelinde yerini ve önemini belirginleştiren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Spesifik bir turizm dalı olarak sağlık turizmi, gerek ülke ekonomisine gerekse refahına katkı sağlamaktadır. Son yıllarda Türkiye'dede gelişme gösteren sağlık turizmi gerek kamu gerekse özel hastaneler için giderek daha da önemli bir gelir kaynağı ve hizmet alanı olmaktadır. Hal böyle olunca sağlık turizmi ile ilişkili alanlarda hizmet üretenlerin farkındalık düzeylerinin tespit edilmesi önem arz eder olmuştur. Bu noktadan hareketle sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösteren hastanelerde görev yapan sağlık profesyonellerinin, sağlık turizmi hakkındaki farkındalık düzeylerini belirlemeyi amaçlayan bu nicel araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapılanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde seçki 'siz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evreni, Elazığ il merkezinde bulunan sağlık turizmi yetki belgesine sahip Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi ve Özel Medicalpark Hastanelerinde görev yapan 1963 sağlık profesyonelinden oluşmaktadır. Hedef evren sayısı dikkate alındığında, %5 hata toleransı ve %95 güvenilirlik düzeyi aralığında örneklem büyüklüğü 400 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri kişisel veri formu ve Sağlık Turizmi Farkındalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesi bilgisayar ortamında Statistical Package for Social Sciences (IBM SPSS 24.0) paket programı ile yapılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; sağlık profesyonellerinin sağlık turizmi farkındalıkları yüksek düzey olarak belirlenmiştir. Diğer alt boyutlarda farkındalık düzeyleri incelendiğinde ''Kurumsal Yeterlilik'' ve ''Elazığ'ın Sağlık Turizmi Potansiyeli'' boyutlarının yüksek düzey, ''Sağlık Turizminin Etkileri ve Sorunları'' boyutunun orta düzey ve ''Hastanenin Sağlık Turizmi Uygulamaları'' boyutunun ise düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda çeşitli değişkenler çerçevesinde yapılan analizler sonucunda; sağlık profesyonellerinin sağlık turizmi farkındalık düzeylerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, mesleki tecrübe ve mevcut hastanedeki görev süresi değişkenlerine göre bir farklılık göstermediği, fakat mesleki görevine göre farkındalık düzeylerinin etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak eksik görülen yönlerle ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Sağlık Profesyonelleri, Sağlık Turizmi Farkındalığı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Diyarbakır Ergani ilçesindeki girişimci kadınların işletmelerini kurarken ve kurduktan sonra karşılaştıkları sorunlar

    Arzu Açar

    Kadınlar yeni bir iş kurmayı, geliştirmeyi ve başarılı şekilde devam ettirme konusunu uzun süre düşünmektedirler. Ancak kadın girişimciler coğrafya, sosyokültürel yapı, ülkelerin gelenek ve görenekleri, ekonomi, politikalar gibi faktörlerden kaynaklanan çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu araştırmada Diyarbakır Ergani ilçesindeki girişimci kadınların işletmelerini kurduklarında ve kurduktan sonra karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve bu sorunların kadın girişimciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın sorularına yanıt bulmak için nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. 28 sorudan oluşan anket aracılığı ile Diyarbakır Ergani ilçesinde bulunan işletme sahibi 100 kadın girişimciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 21.0 paket programına aktarılmıştır. Araştırma sorularına yanıt vermek için betimsel analizler ve Ki Kare testi yapılmıştır. Kadın girişimlerin %49,5'i işsiz kaldıkları için bir iş kurmak için girişimci olmaya karar vermişlerdir. Katılımcıların %60,2'sinin ailesinde en az bir girişimci bulunmaktadır. %58,6'sının girişimcilik kararlarını eşi desteklerken; %45,5'nin annesi karşı çıkmıştır. İşletme kurarken ve kurduktan sonra katılımcıların %46,5'i pazarda tanınmamada; %35,4'ü iş yeri arama ve kiralamada; %34,3'ü toplumum geleneksel inanç ve baskısında, %33,3'ü işletmenin devamı ve büyümesinde sermaye temini bulmakta ve %29,3'ü hammadde bulmakta zorluk yaşadıklarını belirtmiştir. İş yaşamında kadın girişimcilerin %59,6'sı girişimci olmanın toplumsal rollerini olumsuz etkilediğini, %72,7'si iş ve aile yaşamlarından kaynaklı stres yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Katılımcıların %38,4'ü Ergani'de girişimcilik yapmanın dezavantaj olduğunu ve %21,2'i bunun nedeninin toplumda yaygın kadın rollerin yarattığı baskı olduğunu ifade etmiştir. İş tecrübesinin olmaması ve organize olmada problemler yaşanması ile kadın girişimlerin eşlerin eğitim durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki vardır. Son olarak iş tecrübesinin olmaması ve organize olmada problemler yaşanması, bürokratik işlemlerden dolayı sıkıntı yaşanması ve ailedeki aksaklıklarından dolayı zorluk yaşaması ile kadın girişimcilerin eğitim düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Diyarbakır, Ergani, kadın girişimci

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Diyet takviyesi olarak kullanılan Eucalyptus globulus (okaliptüs ) ve Cinnamomum camphora (kafur) esansiyel yağlarının kültür çipura balıklarında (Sparus aurata) büyüme performansı, hematoloji, serum biyokimyasal ve antioksidan parametreler üzerine etkileri

    Ulviye Karacalar

    Biyoaktif bileşikleri nedeniyle esansiyel yağlar, sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğinde antibiyotiklere doğal bir alternatif olarak kabul edilebilir. Okaliptüs (Eucalyptus globulus) ve kafur (Cinnamomum camphora) esansiyel yağları, farmasötik özellikleriyle yaygın olarak bilinirler, ancak bu esansiyel yağların su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanımını araştıran çalışmalar azdır. Bu çalışma, yavru çipura balığı (Sparus aurata) diyetine, farklı dozlarda uçucu yağlardan Eucalyptus globulus ve Cinnamomum camphora ilavesinin, büyüme performansı, hematolojik, biyokimyasal ve immünolojik parametreler üzerindeki etkilerini değerlendirmek için yapılmıştır. Bu amaçla balıklar (Ağırlık 14.62 ± 0.06 g; Boy 10.64 ± 0.20 cm) 60 gün boyunca, Eucalyptus globulus ve Cinnamomum camphora için farklı gruplara ayrılan tanklarda, her biri kendi grubu içinde, canlı ağırlıklarının % 2'si oranında 3 tekrarlı olarak, % 0 (kontrol), % 0.5, % 1 ve % 2 oranlarında 4 farklı konsantrasyonda esansiyel yağ içeren yemlerle beslenmiştir. Sonuçlar, nihai ağırlık, ağırlık artışı, günlük büyüme ve spesifik büyüme hızının, kontrol grubuna kıyasla tüm deney gruplarında önemli ölçüde arttığını göstermiştir. Yemden yararlanma oranı, % 1 ve % 2 Cinnamomum camphora uygulamasında kontrol grubu ile aynı seyrederken, % 2 oranındaki Eucalyptus globulus ilaveli diyet uygulamasında kontrol grubuna oranla belli bir artış gösterdiği görülmüştür. Diyetle alınan Eucalyptus globulus ve Cinnamomum camphora takviyeleri, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında WBC (Beyaz kan hücresi) sayısını ve NEU(nötrofil) seviyesini önemli ölçüde arttırmıştır. Denemede kolesterol artışı, % 2 Cinnamomum camphora ve % 1 Eucalyptus globulus gruplarında, trigliserit oranı ise en yüksek % 1 Cinnamomum camphora grubunda görülmüştür. Deney sonunda kolesterol, trigliserit, glukoz, ALT (Alanin aminotransferaz) ve AST (Aspartat aminotransferaz) değerlerinde de istatistiki olarak önemli bir fark gözlemlenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma her iki esansiyel yağ takviyesinin de yavru çipura balıklarında büyüme performansı, bağışıklık, hematolojik ve biyokimyasal parametreleri iyileştirdiğini göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Erişkin dişi ve erkek sıçanların biyolojik dokularındaki phoenixin ve nesfatin-1'in immunohistokimyasal dağılımının incelenmesi

    Engin Esen

    Nöropeptidler, nöroendokrin sistemlerde hücresel ve fizyolojik fonksiyonları düzenleyen çeşitli nöronal sinyal molekülleridir. Yakın zamanda keşfedilmiş nöropeptidlerden, birkaç hipotalamik çekirdekte ortak lokalize oldukları ve potansiyel olarak etkileşime girdikleri bildirilen phoenixin (PNX) ve NUCB2/nesfatin-1'in önemli pleiotropik rollerine işaret edilmektedir. Bu çalışmada, erişkin dişi ve erkek sıçanların biyolojik dokularındaki PNX ve nesfatin-1'in immünohistokimyasal dağılımının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 3-4 aylık, 6 adet dişi ve 6 adet erkek olmak üzere toplam 12 adet Spraque-Dawley cinsi sıçan dekapite edilerek beyin, beyincik, karaciğer, akciğer, böbrek, böbrek üstü bezi, ovaryum, uterus ve testis dokuları hızlı bir şekilde çıkarıldı. Alınan dokular immünohistokimyasal incelemeler için %10'luk tamponlu nötral formalin solüsyonunda immersiyon yöntemi ile tespit edildi. Avidin-biotin-peroksidaz kompleksi yöntemine göre immünohistokimya boyama prosedürü uygulanarak dokulardaki PNX-14 ve NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktiviteleri incelendi. Dişi sıçanların beyin dokusunda yoğun PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlenirken beyincik dokusunda orta PNX-14 ve yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi tespit edildi. Karaciğer dokusunda hafif PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlenirken akciğer dokusunda orta PNX-14 ve yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi görüldü. Böbrek dokusunda orta PNX-14 ve yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlenirken böbrek üstü bezinde yoğun PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi tespit edildi. Ovaryum ve uterus dokularında ise yoğun PNX-14 ve orta-yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktiviteleri gözlendi. Erkek sıçanların beyin dokusunda yoğun PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi gözlenirken beyincik dokusunda hafif PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlendi. Karaciğer dokusunda orta PNX-14 ve NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi tespit edilirken akciğer dokusunda yoğun PNX-14 ve NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi görüldü. Böbrek dokusunda yoğun PNX-14 ve orta-yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlenirken böbrek üstü bezinde yoğun PNX-14 ve orta NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi gözlendi. Testis dokusunda ise orta PNX-14 ve yoğun NUCB2/nesfatin-1 immünoreaktivitesi belirlendi. Sonuç olarak, bu iki nöropeptidin, hem dişi hem de erkek sıçanların merkezi ve periferal dokularındaki dağılımı sayesinde pek çok nöroendokrin ve fizyolojik aktivitenin düzenlenmesinde oldukça önemli roller aldıkları düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler : Phoenixin, nesfatin-1, sıçan, immunohistokimya

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılıklarının şiddet eğilimleri ile ilişkisi

    Çağrı Sakalıuzun

    Bu çalışmada, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Spor lisesi öğrencileri, yoğun antrenmanlar, rekabet ortamı ve performans beklentileri gibi faktörler nedeniyle psikolojik olarak zorlu bir ortamda bulunmaktadır. Psikolojik dayanıklılık, bireylerin zorluklarla başa çıkma becerilerini etkileyen bir faktördür ve bu nedenle şiddet eğilimleri üzerinde de bir etkiye sahip olabilir. Mevcut araştırmaların ışığında, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin şiddet eğilimleri ile nasıl ilişkilendirilebileceğini ve bu ilişkinin potansiyel nedenleri ve sonuçlarını irdelemektedir. Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik sağlığını anlamak ve gerekli önlemleri almak için önemli bir adım olabilir. Öğrencilerin şiddet eğilimlerinin cinsiyet, bulunulan yere göç, aile içi sözlü şiddet, doğum yeri, aile içi fiziksel şiddet, kaçıncı çocuk olma, en uzun yaşanılan yer, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, zararlı madde kullanımı, aile türü, kardeş sayısı, aile yapısı, anne baba hayatta olma durumu, anne baba tutumu ve aile gelir durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 2021-2022 Hakkâri ili spor lisesinde 9, 10, 11 ve 12. Sınıfta öğrenim gören 148'i Erkek 116'sı kız öğrenci olmak üzere toplam 362 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Şiddet Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiki yöntemlerle analizi yapılan bulgulara göre öğrencilerin aile içi sözel şiddet ve şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile aile desteği ve sözlü şiddet ve arkadaş desteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin var olduğu belirlenmiştir. Aile içerisinde sözlü şiddete maruz kalan öğrenciler sözlü şiddete maruz kalmayanlara göre şiddete daha yatkın oldukları ve aile desteğini daha fazla aldıkları ve arkadaş tarafından daha çok desteklendiği söylenebilir. Sözlü şiddete uğrayan öğrenciler psikolojik dayanıklılık anlamında uğramayanlara göre daha dayanıklıdır. Geniş ailede yaşayan öğrenciler çekirdek ailede yaşayan akranlarına göre daha fazla aile desteği gördüğü saptanmaktadır. Anne baba hoşgörülü bir tutum sergileyen ailede yaşayan öğrencilerin şiddet eğilimine yatkınlıkları ihmal eden anne baba tutumu sergileyen ailede yaşayan öğrencilere göre daha az olduğu gözlemlenmiştir. Ailelerin gelir düzeyi yükseldikçe öğrencilerde şiddet eğilimi de yükselmekte, psikolojik dayanıklılıkları da artmakta ve aile desteği fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca ilde ve ilçede en uzun yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, geniş ailede yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, ihmalkâr anne baba tutumu ve şiddet eğilimi arasında, yüksek aylık gelir ile şiddet eğilimi, psikolojik dayanıklılık, aile desteği, arkadaş desteği ve uyum ölçeği pozitif yönlü anlamlı ilişkinin olduğu sonucu alınmıştır. Şiddet Eğilimi Ölçeği ile Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği arasında pozitif yönlü ve orta seviyede anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Öğrenciler arasında sözlü şiddete uğrayanların şiddet eğilimlerinin sözlü şiddete uğramayanlara göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Afganistan'ın ötekileri: Bölgesel tarihi ve toplumsal tezahürleri ile Afganistan Hazaralarının Türkiye'ye göçü

    Dilan Bilen

    Afganistan, bölgesel olarak keşfinden bugüne dek hem coğrafi ve siyasi açıdan, hem de sahip olduğu yer altı kaynakları bakımından gözde bir yer olarak tarihte yerini almıştır. Böylesine göze çarpan bir bölge olması ülkede dinmeyen bir savaş sürecini başlatmış ve bu da beraberinde birçok sosyal problemi doğurmuştur. Bu sosyal sorunlar, günümüzde Afganistan'ın gelişmişlik düzeyinin düşük olmasına etki eden önemli faktörler arasındadır. Uzun yıllar boyunca iç nedenli mezhepsel ayrılıklar sonucu ortaya çıkan kargaşalar ile gündemde olan Afganistan bölgesi, aynı zamanda dış ülkelerin stratejik hedef noktası olarak çeşitli darbe ve işgal girişimlerine maruz kalmıştır. Bugün çoğunluğunun Sünni mezhebini benimsediği bu bölgede, Şiiler azınlık olarak kalmıştır. Afganistan'ın Şii toplulukları arasında sayıca en fazla olan Hazaralardır. Hazara halkı, özellikle de 1880 Abdul Rahman Han'ın siyasi politikalarından sonra devamlı bir öteki olma durumu ile karşı karşıya kalmıştır. Artan mezhepsel çatışmalar ve dinmeyen ötekileştirme pratikleri, Hazara halkını yerinden etmiş ve başta komşu ülkeler olmak üzere daha birçok ülkeye göç etmek zorunda bırakmıştır. Bu çalışmada Hazaraların Afganistan'daki bölgesel tarihi, İslamiyet'i ne zaman kabul edip Şia'yı benimsedikleri ve Afgan toplumu içerisinde sosyal, siyasal, ekonomik vb. kurumlarda ne derece görünür oldukları anlatılmaya çalışılmıştır. Hazara halkının sosyo-kültürel özelliklerine değindiğimiz bu çalışmada ayrıca eğitime verilen önemin sosyal konumlarını nasıl etkilediği, siyasette ne derece etkin oldukları ve Radikal İslam örgütlerinin gerçekleştirdikleri eylemler neticesinde yaşadıkları göç deneyimlerinin sonuçlarının neler olduğu aktarılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afganistan, Hazara, Peştun, İslamiyet, Din, Etnik Kimlik, Kültür, Şii, Sünni, Sovyetler Birliği, Taliban, Mezhepsel Çatışmalar, Göç Pratikleri

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bilim ve sanat merkezlerinin etkililik düzeyinin araştırılması: Tunceli Hacı Bektaş Veli Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) örneği

    Koray Yıldırım

    Üstün yetenekli kişilerin yüzyıllardır varoldukları ve toplumların gelişmesinde ve kalkınmalarında önemli roller üstlendikleri bilinmektedir. Son yıllarda üstün yetenekli çocukların kendilerini rahatlıkla ifade edecekleri ortam ve koşulları sağlayan, örgün eğitimlerinde maruz kaldıkları problemleri ve uyumsuzlukları aşmalarına yardımcı olabilecek, üstün yetenekli çocukların eğitimlerinde uzmanlaşmış öğretmenler rehberliğinde üstün yetenek ve kapasitelerini yaratıcılıkta ortaya koyabilecekleri ve geliştirebilecekleri eğitim sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadırlar. BİLSEM'ler Türkiye'de bu konuda yapılan eğitim çalışmaları içinde en sistematik olanıdır. Bu çalışma ile Türkiye'de üstün yetenekli çocuklara eğitim veren Bilim ve Sanat Merkezleri'nin örgütsel etkililiğinin amaç, örgütlenme, süreç ve iklim boyutlarında; yönetici, öğretmen, veli ve öğrenci görüşlerine göre incelenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Diğer bir ifadeyle araştırmayla, Tunceli Hacı Bektaş Veli Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM)'in yönetici, öğretmen, veli ve öğrenci algılarına göre etkililik düzeyi belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, tarama modelinde yapılmış betimsel bir çalışma olmaktadır. Araştırmanın evreni, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı birince döneminde, Tunceli'de BİLSEM'de görev yapan yönetici-öğretmen (n:9), BİLSEM'de eğitime devam eden öğrenci (n:40) ve bu öğrencilerin velilerinden (n:29) oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılara demografik bilgi formunun yanı sıra yönetici ve öğretmenler BİLSEM Örgütsel Etkililik Yönetici-Öğretmen Ölçeği (57 madde), öğrencilere BİLSEM Örgütsel Etkililik Öğrenci Ölçeği (38 madde) ve velilere BİLSEM Örgütsel Etkililik Veli Ölçeği (31 madde) anketi uygulanmıştır. Araştırmanın yürütülebilmesi için araştırmaya başlamadan önce Munzur Üniversitesi Etik Kurulu'ndan gerekli izn alınmıştır. Araştırmaya dâhil edilen katılımcılar çalışmaya gönüllülük esasıyla dâhil edilmişlerdir. Çalışma sonucunda "BİLSEM Örgütsel Etkililik Yönetici-Öğretmen Ölçeği", alınan ortalama puanlar ile "BİLSEM Örgütsel Etkililik Öğrenci Ölçeği" ve "BİLSEM Örgütsel Etkililik Veli Ölçeği" ölçekleri ortalama puanları arasında negatif yönde anlamlı düzeyde ilişki olduğu gözlenmiştir (p <0,05). "BİLSEM Örgütsel Etkililik Öğrenci Ölçeği", alınan ortalama puanlar ile "BİLSEM Örgütsel Etkililik Veli Ölçeği" ölçekleri ortalama puanları arasında negatif yönde, kuvvetli anlamlı düzeyde ilişki olduğu gözlenmiştir (p <0,05). BİLSEM Yönetici ve öğretmenlerine göre BİLSEM'ler amaç (X=3,81) ve iklim (X=4,50) boyutunda etkili kurumlardır. En az etkili boyut süreç boyutu (X=3,61) olduğu gözlenmiştir. BİLSEM velilerine göre BİLSEM'ler iklim, amaç ve süreç alt boyutları büyük ölçüde etkilidir. Daha az etkili olan boyut ise örgütlenme boyutudur. BİLSEM öğrencilerine göre BİLSEM'ler amaç ve iklim alt boyutlarında büyük ölçüde etkilidirler. En az etkili olan boyutlar ise örgütlenme ve süreç alt boyutlarıdır. Bu araştırmayla öğretmen-yönteci, veli ve öğrenci algılarına göre Tunceli Hacı Bektaş Veli BİLSEM'i etkili bir okul konumundadır. Yapılması gereken ilgili kurum ve kuruluşlar ile ebeveynlerin daha yüksek düzeyli etkili bir BİLSEM için güçlü bir iş birliğine gitmeleridir.