Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor alanında yapılan görme engellilere yönelik araştırmaların sistematik bir şekilde incelenmesi

    Şahin, Aykut

    Bu çalışmanın amacı uluslararası dergilerde yayımlanan beden eğitimi ya da spor alanındaki görme engellilere yönelik araştırmaların sistematik bir şekilde incelenmesidir. Bu amaçla Web of Science Core Collection veritabanındaki tüm indekslerde yayımlanmış araştırmalara ait verilere ulaşılmıştır. Elde edilen veriler “Excel” ve “txt” formatlarında indirilerek analiz edilmiştir. Analizlerde yapılan araştırmaların yıllara göre sayısal anlamda ve atıf satısına göre değişimleri ile birlikte, en önde gelen yazarlar, dergiler, üniversiteler ve ülkeler doküman sayısı, atıf sayısı ve toplam bağlantı güçlerine göre incelenmiştir. Ayrıca en çok atıf alan araştırmalara ait bazı istatistiksel bilgiler ve en çok kullanılan anahtar kelimelerin ilişkisel haritası sunulmuştur. Bu alanda ilk araştırmanın 1995, en fazla araştırmanın ise 2019 yılında yapıldığı belirlenmiştir. En çok atıf alan yazarın Justin Haegele A. isimli yazar olduğu, en çok atıf alan üniversitenin Old Dominion Üniversitesi olduğu ve son olarak en çok atıf alan ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğu görülmüştür. Bu alanda öne çıkan derginin Adapted Physical Activity Quarterly olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; görme engellilerin daha sağlıklı ve zinde olmaları, akranlarıyla birlikte beden eğitimi derslerine katılabilmeleri, görme yetersizliklerine rağmen fırsat eşitliğine sahip olmalarını konu edinen ve burada ortaya çıkan engelleri ortadan kaldıracak çözümler üreten araştırmaların alanyazında olduğu görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Tunceli ilinde iç göç hareketleri

    Konurhan, Zekeriya; Ceylan, Mehmet Akif

    İç göç, bireyler, topluluklar ve bir bütün olarak ülkeler için geniş kapsamlı etkileri olan, ekonomik, sosyal ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan etkilenen karmaşık ve çok yönlü bir süreçtir. İç göç hareketleri, bir ülke sınırları içerisinde çeşitli nedenlerden dolayı farklı yönlere doğru gerçekleşir. Türkiye’de de özellikle kırsal alanlardan daha gelişmiş şehirlere doğru bir iç göç hareketi söz konusu olmuştur. Ülkede gerçekleşen göç hareketleri özellikle 1950’li yıllardan itibaren hızlanmış ve 1980-1990’larda üst düzeye çıkmıştır. Bu süreçte özellikle 1980’lerden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu hem isteğe bağlı hem de zorunlu nedenlerle göç edenlerin en fazla olduğu bölgeler durumuna gelmiştir. Tunceli’de en önemli göç hareketlerinden biri Cumhuriyetin ilk yıllarında Dersim isyanı sonrasında gerçekleşen zorunlu göçlerdir. Yine Tunceli’de 1985-2000 ile 2015-2017 yıllarında yaşanan terör olayları sonrasında göçler meydana gelmiştir. Bunların dışında Tunceli’de daha çok ekonomik sebeplerle isteğe bağlı göçler de yaşanmıştır. Bunun en büyük göstergesi İstanbul şehrinde ikamet eden (yaklaşık 85bin-kişi) ve Tunceli ili nüfusundan fazla olan Tuncelilerin varlığıdır. Çalışmanın temel istatistik verileri, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan temin edilmiş olup bazı arşiv belgeleri, literatür ve bazı gözlemlerden de yararlanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre Tunceli ili sürekli göç veren bir ildir. Nitekim Tunceli ili belirli dönemlerde artış ve azalış yaşansa da 2021 yılına kadar genellikle dışarıya göç vermiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Tiyatro ve ortamlararasılık/medyalararasılık: süper iyi günler

    Şentürk, Gamze

    Sahne, dekor, ışık, ses, oyuncu, seyirci, yönetmen ve tasarımcı gibi çeşitli unsurları bünyesinden barındıran tiyatro, çeşitli ortamların/medyaların etkileşime girdiği ortamlararası/medyalararası bir sanattır. İlk ortaya çıktığından bugüne içinde geliştiği çağın olanaklarını kullanarak anlatmak istediği hikâyesini seyircisine sunmaya çalışan bu sanat, on dokuzuncu yüzyılda elektriğin bulunmasıyla birlikte geliştirilen teknolojileri aşamalı olarak sahnesine dahil etmiştir. Yeni teknolojik uygulamalarla işitsel-görsel açıdan son derece zengin, deneysel ve yenilikçi üretimlere imza atılmıştır. Tiyatronun ortamlararasılığı/medyalararasılığı ise on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren tartışılmaya başlanmıştır. Teknolojinin tiyatroda kullanımını destekleyenlerin yanı sıra desteklemeyenlerin de içinde bulunduğu bu tartışmalar, modern teknolojinin tiyatronun aurasını değiştirmeye başladığı 2000’li yıllarda daha şiddetlenmiştir. Bu dönemde tiyatro ve teknoloji etkileşimi sıcak bir tartışma konusu haline gelmiştir. Her ne kadar konuyla ilgili bir uzlaşı olmasa da modern teknolojinin tiyatronun sahne diline yenilikler kattığı ve bu sayede yeni bir kitleye hitap ettiği açıktır. Günümüzde tiyatronun teknoloji çağına nasıl ayak uydurduğunu açığa çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, tiyatro- teknoloji ilişkisini öncelikle Türk ve Batı tiyatrolarındaki gelişmelere karşılaştırmalı olarak değinerek sonrasında da hem İngiliz hem de Türk sahnelerinde seyirci karşısına çıkarılan Süper İyi Günler [The Curious Incident of the Dog in the Night-Time, 2003] oyununu çözümleyerek irdelemeyi amaçlamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Self-Powered Mechanical Energy Sensor Application of SnO2/Ag and PMMA/ITO Nanocomposites via Triboelectric Effect

    Yüzüak, Ercüment; Cetin, Mehmet; Yüzüak, Gizem Durak

    The triboelectric nanogenerator is a state-of-the-art device for addressing the growing problem of meeting the world's ever-increasing energy needs by converting mechanical energy into electrical energy. Using the popular semiconductor SnO2 nanostructured thin films as a triboelectric layer over contact regions, as opposed to polymers with lesser performance, increases the output power and life time of nanogenerators. In order to design a triboelectric nanogenerator, deposited thin film SnO2 is used as a friction layer with Ag electrode after heat-treatment at 623 K with a contrary layer of PMMA poly (methyl-methacrylate) with ITO electrode. The structural and electrical properties were analyzed by using scanning electron microscopy (SEM), electro-impedance spectroscopy (EIS) and atomic force microscopy (AFM) measurements. The increased output power of the triboelectric nanogenerator is attributed to the nanoscale PMMA contact charge created by tunneling electrons in the SnO2/Ag nanocomposite thin film layer. Due to its proximity to the PMMA/ITO surface, the SnO2/Ag layer causes electron field emission, and tapping the SnO2/Ag layer may result in electron cloud overlap. Similar to a semiconductor/insulator interface, the Fermi level of SnO2 plays a crucial role in electron transport. The system efficiency stated as a touch detector in a conventional keyboard that generates its own power is revealed in part by an analysis of its operating state up to the 4V.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bibliometric analysis of the internet of things from a marketing perspective

    Cevher, Muhammed Fatih

    The main purpose of this study is to examine the structure and dynamics of scientific publications on the "Internet of things" in terms of marketing. The study aims to reveal contemporary research trends and patterns in the field of the Internet of Things (IoT) so that social scientists new to the discipline can be guided in the right direction while studying this phenomenon. Accordingly, the study analyzes the publications on the relationship between Internet of Things and marketing presented in the highly reliable Web of Science database until 2022. The research object is a pool of scientific publications indexed by the keywords "Internet of Things" and "Marketing" in the Web of Science database. The literature review has been done in article titles, abstracts, and keywords. This study includes data from 2008 to 2022 published in the mentioned subject areas. In the study, it has been tried to show the dynamics of publication efficiency and emphasize effective articles and reliable journals with the bibliometric analysis method. In addition, in the study, keyword associations in the articles, the number of publications of the countries, and the language they use were tried to be visualized. This study, which focuses on addressing the latest situation of IoT in social sciences in its relationship with marketing and systematically synthesizing future research directions, reveals its originality in order to guide and raise awareness for many marketers, considering that the trend in the field of marketing has not yet reached the expected level. In this context, bibliometric analysis was carried out through VOSviewer in order to convey the areas where the Internet of Things and the studies conducted together in the field of marketing are related and the authors-country-institution-journals that contribute the most to this field. The obtained data were interpreted through tables and maps and discussed in the conclusion part.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bizans imparatorluğu’nda evlilik ve kadın

    Korunur, Harun

    Kadınlar yaradılıştan günümüze hayatın içerisinde var olmuş, bazen kutsallaştırılmış bazen de cadı olarak görülmüş ve işkenceye uğramışlardır. Yaşam koşullarına bağlı olarak kimi zaman ön plana çıkmış kimi zaman da ikinci planda kalarak toplumdan soyutlanmışlardır. Pek çok imparatorlukta olduğu gibi Bizans imparatorluğunda da kadının yeri yadsınamaz. Bizans İmparatorluğu bin yılı aşkın bir süre varlığını devam ettiren önemli siyasî teşekküllerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu uzun süre zarfında kadın algısı ve kadının toplum içindeki yeri değişim göstermiştir. Hıristiyanlık dininin ve örfi alışkınlıkların etkisiyle kadın toplumdaki yerini almıştır. Her dönem toplumun temel taşı olan kadınların Bizans İmparatorluğu’nda sosyal yaşam içerisindeki varlıkları, annelik vasıfları, eş olarak görevleri, evlilik gelenekleri araştırmamızın konusunu oluşturmaktadır. Bizans İmparatorluğu’nun uzun süren varlığı boyunca kadınlara bakışı ve onların toplum içerisinde ne şekilde konumlandırıldığı genel bir anlatı ile kaynaklara dayandırılarak ve yorumlanarak bazen de özel örnekler verilerek anlatılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın amacı Bizans toplumunda kadın algısı ve evliliğe bakış açısını irdeleyerek kadının Bizans tarihinde nasıl bir yere konumlandırıldığına ışık tutmaktır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yerel yönetimlerde kent konseylerine katılımın politika yayılım modeline göre incelenmesi

    Boyali, Handan

    Yerel yönetimler, bireylerin ortak ihtiyaçlarını karşılayan, kamusal mal ve hizmetlerin üretilmesi için çalışan, yerel halkın seçtiği organlar tarafından yönetilen kurumlardır. Biçimsel anlamda halkın kendi kendini yönetmesine imkan sağlıyor olmasına rağmen, halkın kamu yönetiminin görev ve yetki alanlarına giren konularda söz sahibi olabilmesi, halk katılımının tesis edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin başarısı katılım düzeyinin sağlanabildiği ölçüde olduğu görülmektedir. Bu bakımdan kent konseyi önem arz etmektedir. Kent konseyi, tarafsız bir yaklaşımla, yerel yönetimlerin yetersiz kaldığı noktaları aşmayı, doğrudan halkın sorun ve ihtiyaçlarını tespit etmeyi, modern belediyecilik açısından pratik çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra hemşehrilik bilincinin oluşturulması, kentin hak ve hukukunun korunması ve katılımcı demokrasiyi esas alması bakımından kent yönetimine yardımcı olmakta ve kentin gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmanın amacında, yerel yönetimlerin halka yakınlığı ve yöneten ile ilişkilerinin gelişmesinde katılımcı demokrasinin uygulandığı kent konseylerinin Türkiye’de hangi koşullarda ortaya çıktığını ve ne ölçüde politika yayılımı noktasında uygulanabildiğini incelemektir. Dünyanın birçok yerinde halk egemenliğinin artarak devam ettiği bir sistemde halkın yönetime dahil olması en tabii haktır. Bu bakımdan farklı çalışmalarda kamu politika analizlerinin bu şekildeki uygulamalar üzerinden görünür kılınması konunun anlaşılabilirliği noktasında alana katkı sunacaktır. Çalışmada resmi mevzuat, Avrupa Birliği hakkında ulusal ve uluslararası yazın, internet kaynakları sunularak literatür taraması yöntemi uygulanmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Effect of Longer Waiting Time During OCP and Pre-Applied Cleaning Potential In Corrosion Analysis of Zinc Metal

    Cihangir, Salih

    Tafel analysis is a widely accepted technique for corrosion studies in electrochemistry. A general literature search for one of the electronegative metals, zinc, revealed serious deviations in corrosion results. In order to understand the reasons behind these deviations, zinc metal was investigated at macro and micro levels during and after the Tafel corrosion analysis. In-situ macro surface investigation during the OCP period and Tafel analysis were performed, and it was found that the zinc surface undergoes proceeding corrosion attack following the immersion in 3.5 wt.% NaCl solution. In-situ macro surface analysis exhibited that the pre-oxidation of the surface proceeds as nonuniform at local regions. SEM-EDS and XRD analysis proved that the particular crystal planes of the zinc form ZnO with increasing immersion time. A linear sweep voltammetry (LSV) technique was applied to detect the oxygen removal and starting hydrogen evolution potentials. Three identical Tafel experiments were performed on samples without any treatment, and another three consecutive Tafel experiments were performed on the samples which applied pre-reduction potential. Obtained results revealed that in-situ pre-applied reduction potential just before the Tafel analysis cleaned the surface and allowed uniform oxide formation, resulting in the lowest standard deviation of the calculated Tafel elements.

    AtıfOpenAlex8TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’nin Jeopolitik Açılımı: Bir Uluslararası Örgüt Olarak Türk Devletleri Teşkilatı

    Gündoğdu, Serkan

    Devletlerin politik amaçlarına ulaşmak için bir araya gelerek oluşturdukları örgütler, uluslararası ortamda önemli rol oynamaktadır. 2021 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı da bunlardan bir tanesidir. Eski adı Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi olan örgütün temellerinin 2009 yıllarında atıldığı görülmektedir. Örgütün esas kuruluş amacının, Türk devletlerinin birbirleri arasındaki ilişkinin artırılması olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada, Türkiye’nin dış politikasının jeopolitik anlamda Türk coğrafyasına yakınlaşması ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak adlandırılan birliğin uluslararası kurumsal bir kimliğe sahip olmasına değinilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında uluslararası bir örgüt olarak seçilen Türk Devletleri Teşkilatı’nın oluşumu, kurumsal yapısı, üye ve gözlemci ülkelerin potansiyelleri hakkında bilgiler verilerek belli sınırlar çerçevesinde teşkilatın tanıtımı gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yazılı metin, internet kaynağı, resmi gazete, kurumsal içerikleri kapsayan nitelikte literatür taraması kullanılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex5TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Deep Learning-Based Automatic Helmet Detection System in Construction Site Cameras

    Korkmaz, Adem; Ağdaş, Mehmet Tevfik

    Ensuring worker safety in high-risk environments such as construction sites is of paramount importance. Personal protective equipment, particularly helmets, plays a critical role in preventing severe head injuries. This study aims to develop an automated helmet detection system using the state-of-the-art YOLOv8 deep learning model to enhance safety monitoring in real-time. The dataset used for the study consists of 16,867 images, with various data augmentation and preprocessing techniques applied to improve the model's robustness. The YOLOv8 model achieved a 96.9% mAP50 score, outperforming other deep learning models in similar studies. The results demonstrate the effectiveness of the YOLOv8 model for accurate and efficient helmet detection in construction sites, paving the way for improved safety monitoring and enforcement in the construction industry.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex15TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Keman Eğitiminde Fizyolojik Rahatsızlığı Bulunan Bireylere Alternatif Parmak Numarası Yaklaşımı

    Çit, Uğur

    Müzik eğitiminin gelişim süreci geçmişten bugüne ilerlemeye devam etmektedir. Kullanılan çalgılar ve müziğe dair yaklaşımlar da bu ilerlemenin getirdiği yeniliklerden etkilenmektedir. Müziğin önemli bir basamağı olan çalgı eğitimi sürecin olmazsa olmazları arasındadır. Fakat fiziksel problemler çalgı icra etmeyi engellemekte ve bu konuda yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Müzik eğitiminin sadece bir topluluğa ya da belirli kriterlere sahip bireylere has olmadığı ve tüm bireylerin eğitimde eşit haklara sahip olduğu bir gerçekliktir. Toplumun tüm üyeleri gibi engelli bireylerin de çalgı eğitimi alma hakları vardır. Bu araştırmada keman eğitiminde (performansında) fizyolojik rahatsızlığı bulunan bireylerin kullandığı parmak numaralarına yönelik yaklaşımlar önerilmiştir. Bu yaklaşımlar bağlamında parmaklarından biri veya birkaçı olmayan ya da parmağı olup işlevsiz olan veya en az bir parmağını kullanabilen bireylerin keman çalma becerilerinin geliştirilmesi bireylerin müzikal gelişimlerinin ilerletilmesine ve ülkemiz eğitim müziğinin eksik kaldığı bazı noktaların tamamlanmasına yardımcı olacaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda kemanda birinci, ikinci ve üçüncü pozisyon için alternatif parmak numaraları yazılmış ve fizyolojik rahatsızlığı olan bireylerin de keman eğitim sürecine dahil edilmeleri için bir yol açmak adına alanda yapılacak olan çalışmalara kaynaklık etmesi için öneriler sunulmuştur. Üç adet alanında uzman keman eğitmeni ile görüşülmüş ve sonuç olarak parmak numaraları işlevsel bulunmuştur. Araştırmanın keman eğitimi kaynakları arasında ilk olması sebebiyle ilgili literatürde kaynak olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Hâfız Sâlih’in Mensur Kırk Hadis Tercümesi

    Kayaokay, Ilyas

    Edebiyatımızda manzum, mensur yahut ikisi karışık yüzlerce kırk hadis tercümesi türünde eser vardır. Bunlardan manzum olanlar üzerinde çalışmalar yoğunlaşmış olup mensur hadis tercüme ve şerhleri ilgisiz kalmıştır. Bu makalede, mensur kırk hadis tercümesi geleneğine dikkat çekilerek daha evvel literatürde adı zikredilmeyen yeni bir mensur kırk hadis tercümesinin tanıtımı yapılmıştır. Söz konusu tercüme, Hâfız Sâlih b. Süleyman adında, 18. asırda yaşadığı tespit edilen bir mütercime aittir. Eserin bulabildiğimiz yegâne nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih koleksiyonunda, 05430-003 yer numarasıyla kayıtlı 125 varaklık bir mecmua içerisinde 41b-74b yaprakları arasında yer almaktadır. Tam adı; Hāẕā Kitāb-ı Ḥadīs-i Resūlu’llāh ‘Aleyhi’s-selām olan eserde, 11’i sahih olmak üzere seçilen kırk hadis; iki, üç satır hâlinde tercüme edilmiştir. Makalede, Hâfız Sâlih’in kim olduğu hakkında bilgi verildikten sonra mezkûr eserinin şekil ve muhteva hususiyetleri ortaya konulmuştur. Hadis tercümesinin Arap harflerinden Latin alfabesine transkripsiyonu yapılarak Hâfız Sâlih’in ve edebiyat ile hadis gibi müteaddid ilim dallarını yakından ilgilendiren eserinin, literatürde yerini alması hedeflenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Ziraat Odasına Bağlı Çiftçilerin Karşılaştıkları Tehlike ve Risklerin Sağlık Algısına Etkisi

    Dokuzcan, Deniz Aslı; Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam; Ozturk, Aygul

    Bu araştırma, ziraat odasına bağlı çiftçilerin karşılaştıkları tehlike ve risklerin sağlık algısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir ilin ziraat odasına bağlı 366 çiftçi oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı form ve sağlık algısı ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Post-hoc testlerden Bonferroni ve Tamhane analizi yapılmıştır. Sağlık Algısı ölçeğinin ortalaması 49.68±7.14’dir. Çiftçilerin; yaşı, eğitim durumu, sosyal güvencesi, yaşanılan yer, aile tipi, sağlığı düşünme durumu, ilaç kullanımı ile sağlık algısı ölçeği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sosyo-demografik değişkenler, çiftçilerin sağlık algısından elde ettiği puanlarında meydana gelen değişikliğin %34’ünü açıklamaktadır (R²=0.343). Ayrıca; 10 kg üstü ağırlık taşıma ve kaldırma, tarımsal ilaç ve toza maruziyet, çalışırken dikkat kaybı, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve iş kazası geçirme göre sağlık algıları farklılaşmaktadır (p<0.05). Çiftçilerin, sağlık algısı düzeyi orta düzeydedir. Çiftçilerin sağlık algılarını artırmak için toplumsal temelli farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bitlis Eren Üniversitesi Personelinin Beslenme Alışkanlıkları ve Beslenme Bilgi Düzeyleri

    Yasan Güneş, Nubar; Kendilci, Esma Aksoy; Kendilci, Kenan; Altay, Sare

    Bu araştırma, Bitlis Eren Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarını, besin tercihlerini ve bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışmaya Bitlis Eren Üniversitesi’ndeki akademik ve idari personelden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 250 personel katılmıştır. Çalışmaya dahil edilen personele kişisel bilgiler ve beslenme alışkanlıkları hakkındaki düşüncelerini içeren anket uygulanmıştır. Beden kütle indeksine göre katılımcıların %53,2’sinin (n=133) normal ağırlıkta, %38,8’inin (n=97) hafif şişman ve %7,6’sının (n=19) obez olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %40,8’ inin öğün atladığı ve %35,6’sının bazen öğün atladığı belirlenmiştir. Akademik ve idari personelin günlük tükettikleri öğün sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik personelin %86,8’i, idari personelin ise %77,2’sinin doğal besinleri, işlenmiş besinlere tercih ettiği saptanmıştır. Personelin %41,6’sı bitkisel sıvı yağ, %34’ü zeytinyağı ve %11,6’sı bitkisel sıvı yağ ve zeytinyağı karışımını en çok tükettikleri yağ çeşidi olarak belirtmişlerdir. Akademik personelin idari personele göre zeytinyağı ve tereyağı kullanma durumu anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu araştırma sonucunda akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarının ve bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmektedir. Üniversite personeline yönelik beslenme bilgisini değerlendirmek ve geliştirmek için özel müdahalelere ihtiyaç bulunmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Uluslararası politikada bir etki aracı olarak siber güvenlik ve türkiye’nin siber güvenlik politikası uygulaması: ulusal siber olaylara müdahale merkezi (usom)

    Gündoğdu, Serkan

    Teknolojik gelişmelere bağlı olarak internetin kullanımı gündelik hayatın her alanında etkin bir şekilde yer almaya başlamıştır. Bu süreç insanların hayatını birçok alanda kolaylaştırdığı gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan önemli bir tanesi de güvenlik olmuştur. Uluslararası politika bakımından da yeni güvenlik önemlerine ihtiyaç duyulmuş, uluslararası ilişkiler disiplininde güvenlik kavramının önemli bir kavramı haline gelen siber güvenlik sorunun ortaya çıktığı görülmüştür. Gerek ulusal gerekse uluslararası bir önem taşımaya başlayan siber güvenlik konusunda, devletlerin önlemler alması zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede siber tehditlere karşı koyabilmek için savunma sistemlerini içeren siber güvenlik politikaları oluşturulmaya başlanmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye’nin siber uzaydaki varlığı ve bu alanda kamu hizmetlerinin nasıl sağlandığı, siber güvenlik politikalarına ilişkin çalışmalarını nasıl planladığı incelenmiştir. Türkiye’nin siber güvenliği sağlama adına yapmış olduğu; politika, strateji ve eylem planları ile araştırma konusu sınırlandırılmıştır. Siber tehditleri azaltmak ve bertaraf etmek amacıyla, Türkiye’nin ulusal siber güvenlik stratejisi açısından önemli olan yapılar çalışma kapsamında verilmiştir. Bu bağlamda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bir yapısı olan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin siber güvenlik stratejisine ve uluslararası politikada bir etki aracı olması noktasında ne denli bir etkiye sahip olduğu üzerinde durulmuştur.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Examining the relationship between attitudes of ambivalent sexism and dating violence

    Yeşiltepe, Akgün; Tire, Olcay

    The aim of this study is to investigate the relationship between attitudes towards dating violence and conflicting sexist attitudes. This descriptive cross-sectional study was conducted using a total of 283 students at the Faculty of Letters of Munzur University in Türkiye between February and June 2021. The data were collected using a descriptive information form, the Ambivalent Sexism Inventory and the Dating Violence Questionnaire, and analyzed using Mann Whitney U and Kruskal Wallis tests, Spearman’s correlation analysis and Bonferroni test. A statistically significant moderately positive relationship was found between the students’ attitudes of ambivalent sexism and dating violence. The students had a high level of ambivalent sexism and a low level of dating violence. In the study, it was determined that men (74.93±22.41) exhibit higher ambivalent sexism attitudes than women (60.14±22.02), and the mean dating violence rate of men (1.56±0.38) is higher than that of women (1.30±0.29). As a result of the analysis, it was determined that the hostile and protective sexist attitude, which is the sub-dimensions of ambivalent sexism, is higher in male students than in female students. Finally, it was found that those with high protective sexism attitudes have more dating violence attitudes than those with high hostile sexism attitudes. The findings reveal that the ambivalent sexist attitude supports dating violence.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi

    Tire, Olcay

    Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2023
    Demir oksit (Fe2O3) nanopartikülünün Allium tuncelianum (Tunceli Sarımsağı) kök ucu hücrelerindeki mitotik etkisi

    Tasar, Neslihan

    Dünya nüfusunun hızla artmasıyla birlikte ivme kazanan endüstriyel faaliyetler ve doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Nanopartikül kullanılarak elde edilen malzemeler birçok alanda kullanılmaktadır. Tıp alanında kullanılan cihazlar, gıda üretimi ve paketlenmesi, elektronik, enerji üretimi ve kozmetik bu alanların başında sayılabilir. Nano-endüstriyel faaliyetler sonucunda demir oksit nanopartikülü (Fe2O3 NP) kullanımının artışıyla birlikte bu NP’ün toprakta, suda ve havada birikeceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, değişik dozlarda hazırlanan (125, 250 ve 500 ppm) 20-40 nm Fe2O3 NP’ lüne maruz bırakılan ve indikatör bir organizma olan Allium tuncelianum (Kollmann) Özhatay, B.Mathew & Şiraneci (Tunceli sarımsağı) bitkisinin kök meristem hücrelerindeki mitotik etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Fe2O3 NP’lü, genetik materyal kaybı, yapısı bozulmuş profaz, yapışıklık, metafazda kromozom gruplaşmaları, yapısı bozulmuş metafaz, yapısı bozulmuş anafaz, fragment, kutupsal sapma, köprü, ileri gitme, asenkron bölünme, star anafaz, multipolarite, yapısı bozulmuş telofaz gibi bazı mitotik anormalliklere sebep olmuştur. Bütün bu sonuçlar göstermiştir ki Fe2O3 NP’ lü genotoksik ve klastogenik etkiye sahiptir. Kısaca bu sonuçlar, Organizmalar tarafından alınan Fe2O3 NP’ lünün hem organizma hem de bir üst tüketici için tehlike oluşturabileceğini göstermektedir. Yine bu bulgular organizmaları etkileyen Fe2O3 NP’ lünün, biyobirikiminin azaltılması için kontrollü olarak üretilmesi ve kullanılmasının sonuçta da güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini açığa çıkarmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Tsallis Holographic Dark Energy with Granda-Oliveros Scale in Bianchi-Type V Universe

    Korunur, Murat; Korunur, Sibel

    A wide variety of cosmological observations show us that our universe is in an accelerated expansion phase. Dark Energy and Dark Matter are thought to be two of the causes of this accelerated expansion. Therefore, scientists have recently been doing many studies on dark energy and matter. In particular, many energy density relations are written, and research is done about space-time structure. In this sense, the Tsallis holographic dark energy model is also in a current and interesting position. The study establishes a relationship between the Tsallis holographic dark energy (THDE) model and some scalar fields (quintessence, tachyon, dilaton scalar fields, etc.) specific to the Bianchi-type V space-time model. The relationship above is discussed within the Granda-Oliveros (GO) cut-off framework. The state equation parameter is calculated analytically, and the phase of our universe for this model is investigated with the graphs drawn. In addition, there is how the kinetic energy and the scalar potential change with time. The results are again analyzed numerically with graphs.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Analysis of Deterioration on Stone Surfaces: The Case of Kasimiye Madrasah

    Dal, Murat; Ergin, Şefika; Ay, İlhami; Çelik, Ayşe Biçen

    The durability of stone is important for traditional buildings to survive today. However, as a result of environmental and atmospheric factors, physical, chemical, biological and anthropogenic degradation occurs on stone surfaces. Detecting, classifying and taking appropriate measures against these degradations on stone surfaces is one of the factors that play a role in the survival of stone structures for a longer period. In this study, the deterioration of the facades of Kasımiye Madrasah in Mardin was analyzed. The deterioration of the building was classified and analyzed. Visual, mapping, and X-Ray Fluorescence Spectroscopy (XRF chemical analysis method) were used as analysis methods. The deterioration of the building was analyzed and classified by visual analysis. The type of deterioration and its ratio to the façade were examined using the mapping method. With the XRF analysis method on the deteriorated stone surfaces, the chemical components on the stone surface were examined and the effect causing the deterioration was examined. The study aims to determine the types and causes of deterioration in the building, to offer solutions, and to ensure that the building is transferred to future generations without losing its originality for many years in the light of this information.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele