Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Examining number sense skills of kindergarten children

    Tertemiz, Neşe Işık; Palabiyik, Ersin

    The aim of this study is to determine the number sense skills of preschool (Kindergarten) children. In the study, survey design, one of the quantitative research methods, was used. The study group consists of a total of 114 children attending all the kindergartens (5 kindergartens) in the city center of Tunceli in the 2020-2021 school year. The data collection tool used in the study is the "Preschool Number Sense Test" developed by the researchers. In the analysis of the data, the correct answers obtained by using number sense skills, the correct answers obtained by using rule and operation-based methods, the false answers obtained by using number sense skills, the false answers obtained by using rule-operation-based methods and the questions left unanswered were considered. As a result of the analysis made, it was determined that preschool students used rule- and operation-based methods more in problem-solving when dealing with questions, and it was seen that they used number-sense-based methods less frequently.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Üniversite Öğrencilerinin Kişilik Tipleri, Kariyer Farkındalığı ve Gelecek Kaygıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Simsek, Abdullah; Karahüseyinoğlu, Furkan

    Bu araştırma üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinin, kariyer farkındalığı ve gelecek kaygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak nicel araştırma yönteminde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı dört kısımdan oluşmakta olup, ilk kısımda katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin sorular yer almaktadır. İkinci kısımda katılımcıların kişilik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla “Beş Faktör Kişilik Ölçeği” kullanılmış, üçüncü kısımda katılımcıların kariyer farkındalıklarının belirlenmesi amacıyla “Mesleki Kariyer Farkındalığı Ölçeği” ve son olarak dördüncü kısımda ise “Beck Umutsuzluk Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Munzur Üniversitesinde önlisans bölümlerinde eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Katılımcıların cinsiyetlerine bakıldığında 211 kadın, 163 erkek öğrenci olmak üzere 374 öğrenci yer almaktadır. Elde edilen verilerin normallik analizi ile değerlendirilerek basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılarak, verilerin normal bir dağılım gösterip göstermediği incelenmiş ve inceleme sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği sonucu elde edilmiştir. Araştırmaya katılım gösteren öğrencilerin demografik özelliklerinin ve belirleyici diğer özelliklerin ortaya konulmasında yüzde, ortalama, frekans ve standart sapma gibi ölçütler değerlendirmede yer almıştır. Verilerin normal dağılım göstermesinden dolayı araştırmada t-testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada yer alan kişilik özelliklerinin kariyer farkındalığı ve umutsuzluk üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla da korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; kadın katılımcıların mesleki bilinçlerinin erkek katılımcılara göre daha yüksek olduğu, gelecekle ilgili duygular ve motivasyon kaybı açısından erkeklerin kadınlara göre umutsuzluklarının daha yüksek olduğu, mesleki hazır bulunmuşluk ve mesleki bilincin yaşı küçük olan öğrencilerin yüksek olan öğrencilerden daha yüksek olduğu, mesleki bilinç düzeyleri açısından aylık hane halkı geliri düşük olan öğrencilerin, gelir düzeyi yüksek olan öğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna varılmaktadır. Öğrencilerin kariyer farkındalığı arttıkça umutsuzluklarının azaldığı sonucuna ulaşılmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex6TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Mimarlık Eğitiminde Bir Stüdyo Çalışması: Tunceli Doğa Kampüsü Projesi

    Güngör, Gizem Nur; Ceylan, Ebru Nalan

    Doğa Kampüsleri dünyada giderek yaygınlaşmakta olup ekolojik hassasiyetleri ön planda olan projelerdir. Bu çalışmada ülkemizde de örnekleri bulunan Doğa Kam-püslerine dair uygulanabilir çözümler getirebilmek amacıyla Munzur Üniversitesi Mimarlık Bölümü 2. Sınıf Mimari Tasarım stüdyosunda üretilen öğrenci projeleri ve tasarım süreci ele alınmıştır. Üç temel aşamada gerçekleştirilen stüdyo çalışmasının ilk aşaması, öğrencilerin Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tahsis edilmiş olan Örenönü Mevkiinde Pülümür Çayı kenarındaki 49.000 m2lik arazinin analizi çalış-masıdır. İkinci aşamada dünyadaki ve Türkiye’deki orman okulları örnekleri ince-lenmiştir. Ekolojik mimari, sürdürülebilir mimari, doğal yapı malzemeleri, perma-kültür, azaltma, yeniden kullanma, dönüştürme ve biyofilik tasarım kavramları araş-tırılmıştır. Öğrenciler vaziyet planı ölçeğinde tasarım çalışmaları yaparak temel ta-sarım kararlarını vermişlerdir. Projelerde kullanılacak malzeme panoları ve detayları hazırlanmıştır. Üç boyutlu görsellerle ve animasyonlarla proje yürütücülerine su-numların yapıldığı son aşama ise öğrenim çıktılarına yönelik değerlendirmelerin de yapıldığı çalışma adımıdır. Stüdyo çalışmasının sonucunda öğrenciler 8 adet proje geliştirmiş olup bunların beş tanesi bu makalede sunulmuştur. Doğal yapı malzeme-lerinin kullanımının tercih edildiği projeler, doğaya uyum, işlevsellik, teknik ve es-tetik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda talep edilen mekanların do-ğada eğitim felsefesini bozmadan, doğayı tahrip etmeden, doğal ve sökülüp takılabi-len yapı malzemeleri ve esnek mekân anlayışıyla, yaratıcı ekolojik çözümler ve sür-dürülebilir bir yaklaşımla tasarlanabileceği ortaya konmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ebelik Öğrencilerinin Evliliğe Yönelik Tutumları ve Doğum Korkuları Arasındaki İlişki

    Aksoy Derya, Yeşim; Benli, Tuba Enise; Yetişmiş, Habibe Yaşar

    Amaç: Bu araştırma ebelik öğrencilerinin evliliğe yönelik tutumları ve doğum korkuları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olan bu araştırma Türkiye’nin doğusunda bulunan iki üniversitenin Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmada örneklem hesabına gidilmeyip her iki üniversitede öğrenim gören tüm ebelik öğrencilerine ulaşılmaya çalışılmıştır. Gönüllülük esasına dayanarak araştırmaya katılan 372 ebelik öğrencisi ile çalışma tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri “Kişisel Bilgi Formu”, “İnönü Evlilik Tutum Ölçeği (İETÖ)” ve “Kadın Gebelik Öncesi Doğum Korkusu Ölçeği (KGÖ-DKÖ)” ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirmesinde SPSS (25.0) istatistik paket programında sayı, yüzde dağılımları, ortalama, standart sapma, Independent t-test, One-Way Anova, Tukey ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20,71±1,55’tir. Öğrencilerin %80,1’i çekirdek aile yapısına sahip, %54,3’ü il merkezinde yaşamakta, %96.8’i çalışmamakta ve %56.7’sinin geliri giderine eşittir. Öğrencilerin İET ve KGÖ-DKÖ’den aldıkları toplam puan ortalamaları sırasıyla; 69.73±20.01 ve 36.37±12.00’dır. Öğrencilerin evliliğe yönelik tutumları ve doğum korkuları arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,001). Sonuç: Bu araştırmada öğrencilerin gebelik öncesi doğum korkuları arttıkça evliliğe yönelik tutumlarının azaldığı saptandı. Bu sonuç doğrultusunda öğrencilerin gebelik öncesi doğum korkuları dikkate alınarak gelecekteki evlilik düşüncelerinin desteklenmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Kendi Öğretim Süreçlerinde Kullandığı Yansıtıcı Düşünme Uygulamalarının Araştırılması

    Kılıç, Aygün

    Bu çalışmada fen bilimleri öğretmenlerinin kendi öğretim süreçlerinde kullandığı yansıtıcı düşünme uygulamaları araştırılmıştır. Buna göre, araştırmada öğretmenlerin fen derslerini planlama, uygulama ve gözden geçirip değerlendirme süreçlerinde yansıtıcı düşünme uygulamalarını kullanıp kullanmadığı ve hangi tür yansıtıcı düşünme uygulamalarını kullandığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada, öğretmenlerin bu öğretim süreçlerinde yansıtıcı düşünme uygulamalarını neden kullandığını ve hangi durumlar hakkında yansıtıcı düşündüklerini belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırmaya, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı ortaokullarda görev yapan 16 fen bilimleri öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim yaklaşımının kullanıldığı bu araştırmada, veri toplama aracı olarak çeşitli sorulardan oluşan bir anket formundan yararlanılmış ve elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma bulgularına göre, çalışmaya katılan fen bilimleri öğretmenlerinin kendi öğretim süreçlerinde uygulama üzerine yansıtma, uygulama sırasında yansıtma ve uygulama için yansıtma olmak üzere üç yansıtıcı düşünme uygulamasını kullandığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin daha çok öğrenci öğrenmeleri, öğretim süreci ve öğrencinin sınıf içindeki tavır ve davranışları üzerinde yoğunlaştığı ve genellikle bu kapsamda değerlendirmeler yaptığı görülmüştür. Ayrıca, öğretmenlerin daha çok öğrencilerin etkili-kalıcı fen öğrenmeleri gerçekleştirmesi, etkili bir fen öğretim süreci yürütme, öğrencilerin olumsuz davranışlarını kontrol altında tutma ve bir sonraki dersini planlı bir şekilde yürütme gibi nedenlerden dolayı bu yansıtıcı düşünme uygulamalarını kullandığı belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırmanın, öğretmenlerin yansıtıcı düşünme uygulamalarının geliştirilmesi çalışmalarına somut deliller sunması açısından birçok yönden literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3
    The correlation between children’s health literacy level and healthy eating self-efficacy

    Kasimoğlu, Necla; Gürarslan Baş, Nazan

    Background The school environment provides an important opportunity for children and educators to develop health education and health literacy the ability to make rational health decisions and identify and determine factors that affect health. The aim of this study is to determine the correlation between health literacy and eating self-efficacy levels of primary school students and the affecting factors. Methods The study was conducted with 486 fourth graders studying in a primary school located in eastern Turkey between September 2021 and June 2022. The data were collected through face-to-face interviews using the Personal Information Form, the Health Literacy for School-Age Children Scale (HLSAC), and the Healthy Eating Self-Efficacy Scale for Children (HESES-C). Data were analyzed by number, percentage, mean, independent samples t-test, non-parametric Mann–Whitney U and Kruskal–Wallis tests, and Pearson’s correlation tests. Results The gender of the students and the education level of their mothers had a statistically significant correlation with their mean HESES-C and HLSAC scores scores (p<0.05). There was a significant negative correlation between the students’ HLSAC and their HESES-C mean scores. Conclusions According to the findings of the study, the students had a moderate level of health literacy and a low level of healthy eating self-efficacy. There was a negative relationship between health literacy levels and healthy eating self-efficacy.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfWoS1OpenAlex1
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Beden Eğitimi ve Spor Dersine Yönelik Tutumlar Üzerine Yapılan Lisansüstü Tezlerin Bibliyometrik Analizi

    Murathan, Talha; Öner, Burak

    Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlar üzerine gerçekleştirilen lisansüstü tezlerin bibliyometrik analiz yöntemiyle incelenmesidir. Araştırmada, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında “beden eğitimi”, “ders” ve “tutum” anahtar kelimelerinin tez adında yer aldığı yayınlanmış 16 doktora ve 112 yüksek lisans tezi incelenmiştir. Tezler, yayınlandığı “üniversite, enstitü, ana bilim dalı, yıl, yazar cinsiyeti, danışman unvanı, araştırma yaklaşımı ve modeli, araştırmada kullanılan veri ölçüm aracı, analiz yöntemi, örneklem grubu, örneklem sayısı, örneklem ili” gibi değişkenlere göre incelenmiş ve elde edilen bulgular tablolaştırılarak sunulmuştur. Verilerin istatistiksel analizleri SPSS 26 programı kullanılarak yapılmıştır. Ayrıca “üniversite, veri analiz yöntemi ve örneklem ili” değişkenlerinin yoğunluk haritaları VOSviewer programı ile görselleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre tezlerin daha çok nicel yöntemlerle tasarlandığı, karma yöntemlerin oldukça az olduğu ve yalnızca nitel yaklaşımla hazırlanan tezin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında en fazla tezin Gazi Üniversitesi bünyesinde yazıldığı, yüksek lisans tezlerinin doktora tezlerinden sayıca fazla olduğu görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex15TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Emergency remote teaching: EFL instructors’ satisfaction with teaching online

    Alagozlu, Nuray; Tayşı, Eda

    The purpose of this study was to investigate English language instructors’ satisfaction with teaching online in an emergency remote teaching context. A mixed-method approach was used for data collection in which both quantitative and qualitative methods were used. While the quantitative data of this study were collected through the Online Faculty Satisfaction Survey (OFSS) with the participation of 205 instructors, semi-structured interviews were conducted with 16 instructors to collect qualitative data. The quantitative data were analysed through descriptive statistics. The qualitative data from semi-structured interviews were analysed through content analysis. The findings indicated that the instructors were not satisfied with teaching online. Although the convenience and flexibility of online education created a sense of satisfaction among the instructors, students’ low levels of motivation, participation and attendance in online classes, the lack of face-to face contact and interaction with the students, and students’ lack of technological equipment and internet connection problems were the most significant causes of the instructors' dissatisfaction with online teaching.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    The effect of psychological capital on job satisfaction in educational institutions: the mediating role of happiness at work

    Yalçın, Azmi; Uyan, Umut; İbin, Adil

    Educational institutions are commonly accepted as the working environments where employees are exposed to high levels of stress and burnout due to their nature. By referring to the positive psychology perspective, the study investigates the role of psychological capital on job satisfaction in such organizations. The mediating effect of workplace happiness in the mentioned relationship was also tested to provide a more holistic perspective. The data of the research were collected through structured questionnaires from 240 employees working in a private educational institution operating in Adana province. Findings reveal that both psychological capital and happiness at work positively affect job satisfaction. In addition, it has been concluded that the effect of psychological capital on job satisfaction, although partially, is through happiness at work. The study are expected to contribute to the body of knowledge by reassessing the positive psychological assumptions in educational institutions whose workers are exposed to excessive stress. The findings are also expected to guide the management of human resources activities in this sector.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Çocukların İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Bu çalışmanın amacı, 8-16 yaş aralığındaki çocukların internet erişimi ve kullanımı, dijital becerileri, karşılaştıkları internet riskleri ve bu risklere yönelik uyguladıkları başa çıkma ve arabuluculuk stratejilerini ortaya koymaktır. Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre 81 ilden çalışmaya katılan 10.475 öğrenci çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Global Kids Online çerçevesi ile uyumlu olacak biçimde 8-16 yaş aralığındaki öğrenciler için kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılar tarafından 21 soruluk veri kümesi hazırlanmış, hazırlanan veri kümesi çevrimiçi ankete dönüştürülerek verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler; erişim ve kullanım durumu, dijital beceriler, karşılaşılan riskler, başa çıkma ve arabuluculuk stratejileri olarak beş başlık altında incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; çocukların büyük çoğunluğu internet erişimi için akıllı telefon ve tablet kullanmaktadır. Bununla birlikte çocukların büyük çoğunluğunun internette geçirdiği aşırı zaman akademik başarısını düşürmektedir. Çocukların büyük çoğunluğu, internette pozitif içerik üretme gibi yaratıcı becerilerde istenilen seviyede değillerdir, içerik üretmekten ziyade içerik tüketmektedirler. Çocukların çoğunluğu internette dijital mahremiyetlerini koruma, gizliklerini sağlama noktasında yeterli beceriye sahip değildirler. Ayrıca çocuklar, internette yaşanılan olumsuzluklarda haklarını arama konusunda yeterli beceriye sahip değildirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Akademisyenlerin Örgütsel Adaletsizlik Algıları İle Bilgi Saklama Davranışı Arasındaki İlişkide Örgütsel Sessizliğin Aracılık Rolü

    Uyan, Umut

    Bilgi paylaşımı, kuruluşların en değerli maddi olmayan varlıkları olan bilgiyi etkin bir şekilde yönetmeleri ve kullanmaları için hayati önem taşımaktadır. Yükseköğretim kurumlarının bilgi-yoğun örgütler olduğu düşünüldüğünde bireysel bilginin örgüt geneline dağıtılması daha da kritik hale gelmektedir. Ancak çeşitli bireysel, örgütsel ve bağlamsal unsurlar çalışanları bilgi paylaşma noktasında isteksiz hale getirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı akademisyenlerin adaletsizlik algılarının bilgi saklama davranışını ne derece etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın temel varsayımı ise adaletsizlik algısının çalışan sessizliğine sebep olduğu, bunun da bireyleri sahip oldukları bilgiyi saklamaya teşvik etmesidir. Araştırmanın verileri Adana ve Mersin illerinde faaliyet yürüten dördü kamu ve ikisi vakıf olmak üzere toplam altı yükseköğretim kurumundan yapılandırılmış anketler aracılığıyla toplanmıştır (n= 289). Araştırmanın bulguları örgütsel adaletsizlik algısının bilgi saklama davranışını teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca bulgular, kısmi de olsa, bahsedilen ilişkide örgütsel sessizliğin aracılık ilişkisini doğrular niteliktedir. Araştırma, bilgi-yoğun kuruluşlar olan yükseköğretim kurumlarında bilginin etkin yönetilmesi önündeki bariyerleri ortaya koyması bakımından özgün bir nitelik taşımaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Mediating Role of Motivation to Teach in Burnout Levels and Attitudes toward the Teaching Profession of Prospective Teachers

    Dikmen, Melih; Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut

    This study aims to reveal the relationship between burnout levels, attitudes toward the teaching profession, and motivation to teach in prospective physical education and sports teaching. Accordingly, the mediating role of motivation to teach in the relationship between burnout levels and attitudes toward the teaching profession of prospective teachers was investigated. The data of the study were collected online from 685 prospective teachers who studied in the field of sports education in 12 state universities in Turkey. The data were collected by using “Burnout,” Attitudes toward Teaching Profession,” and “Motivation to Teach” scales. Path analyses were conducted to test the direct prediction power of burnout and motivation to teach on the attitudes toward the teaching profession and the indirect prediction power of burnout on attitudes toward the teaching profession through motivation to teach. In conclusion, it was determined that burnout negatively predicted attitude toward the teaching profession and motivation to teach in a significant way, while motivation to teach predicted attitude toward the teaching profession positively in a significant way. Furthermore, it was determined that the negative effect of burnout on the attitude toward the teaching profession was reduced by the mediating role of motivation to teach.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Beden Eğitimi Derslerinde Sosyal Adalet Paradigması

    Kağnıcı, Dilek Yelda; Şakar, Murat

    Eğitim tüm çocukların en temel hakkı olsa da özellikle dezavantajlı gruplara mensup çocukların birçok zorluk ile karşı karşıya olduğu bilinen bir olgudur. Tüm bu zorlukların farkında olmak ve bu zorlukların ortadan kaldırılması için çalışmalar yürütmek gerekmektedir. Nitelikli eğitim” ve “ Eşitsizliklerin azaltılması” Birleşmiş Milletler Üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasındadır. Eğitimde sosyal adalet, farklılıkların eğitimde yarattığı dezavantajlı durumların öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı ya da azaltmayı hedeflemektedir ve bu bağlamda öğretmenlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Beden eğitimi sahip olduğu misyon ile çocukların çok boyutlu gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocukların gelişimlerinin önündeki dezavantajlı konumlarından kaynaklı koşulların ortadan kaldırılması için çaba sarf etmek beden eğitimi öğretmenlerinin önemli, güncel rollerinden biridir. Bu çalışmada bu bağlamda ilk olarak sosyal adalet kavramı ele alınmış, ardından beden eğitimde sosyal adalet konusu yurtiçi ve yurt dışı alanyazın ışığında tartışılmıştır. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin sosyal adalet bağlamında rol ve sorumlukları irdelenerek, çeşitli önerileri sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının epistemolojik inançları ile öz-yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut

    Bu araştırma, beden eğitimi ve spor bölümü öğretmen adaylarının öğrenmeye ilişkin epistemolojik inançları ile öz-yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcı grup basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bu grup Türkiye’de farklı coğrafi bölgelerde yer alan yedi farklı üniversiteden 1135 beden eğitimi ve spor öğretmeni adayından oluşmaktadır. Katılımcıların görüşlerini belirlemek için “Öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç” ve “Öğretmen öz-yeterlik” ölçekleri uygulanmıştır. Araştırmada SPSS 22.0 paket programı kullanılarak ölçek formlarından elde edilen veriler analiz edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç ölçeğinde cinsiyet ve sınıf değişkenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmen öz-yeterlik ölçeğinde ise sınıf değişkeninde anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, ancak cinsiyet değişkeninde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmeni adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inançları ile öğretmen öz-yeterlik inançlarının ortalama bir puan düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda aralarındaki ilişkinin pozitif yönde ve zayıf düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterliklerine sahip olmaları için öğretim programlarında öğretmen adaylarının yaparak yaşayarak öğrenmelerine daha çok yer verilecek değişiklikler yapılmalıdır. Öğretim programlarına öğretmen adaylarının bilimsel düşünme becerilerini geliştirecek etkinliklerin eklenmesi sağlanmalıdır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerının pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimlerine etkisi

    Şakar, Murat; Kahraman, Abdulselam

    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin pozitif algılarının çok yönlü sınırsız kariyer yönelimlerine etkisinin incelendiği bu araştırmanın 3 temel amacı bulunmaktadır. Birinci amacı, öğretmenlerin pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimleri üzerindeki yordayıcı etkisini ortaya koymaktır. İkinci amacı, pozitif algının çok yönlü kariyerin alt boyutu olan değerlerine göre kariyer tutumu ve kendi kariyerini kendi yönlendirme tutumu ile sınırsız kariyerin alt boyutu olan psikolojik hareketlilik ve örgütsel hareketlilik üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Üçüncü amacı ise, pozitif algının sınırsız kariyer üzerindeki etkisinde çok yönlü kariyerin aracı rolünü araştırmaktır. Bu araştırmanın evrenini Karaman ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenleri, örneklemini ise Karaman ilinde görev yapan 102 beden eğitim ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri AMOS23 paket programı ile yapılmış ve uyum indeksleri araştırmada analizlerin yapılması için uyumlu çıkmıştır. Aracı değişken analizi ise SPSS- PROCESS23 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, pozitif algının çok yönlü kariyeri ve alt boyutu olan kariyerini kendi yönlendirmeyi pozitif yönde etkilediği, aynı zamanda sınırsız kariyer alt boyutu olan psikolojik hareketliliği pozitif yönde, örgütsel hareketliliği de negatif yönde etkilediği görülmüştür. Pozitif algının tek başına sınırsız kariyere etkisinin olmadığı çok yönlü kariyer aracılığıyla sınırsız kariyeri etkilediği araştırmanın bir diğer sonucudur. Bu sonuçlar, güçlü teorik temellere dayandırılıp ampirik verilerle desteklenerek çağdaş kariyer kuramlarına etki eden psikolojik faktörlere genişlik kazandırması bakımından önemlidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    The role of mental practice and technology in traditional violin teaching and learning

    Çit, Uğur

    Music is a creative art that requires spontaneous emotional expression. This art necessitates proficiency with musical instruments, such as the violin. Despite the fact that the approaches for advancing the skill of violin playing are generally recognized, new teaching methods have emerged as a result of the Internet and technological breakthroughs. Based on this context, this study aims at examining how the advances on the Internet and technology are affecting violin education and learning, and accordingly, the effects of YouTube, an online Web 2.0 tool, and Suzuki and Zhang's audio and online video teaching methods on violin education. Document analysis, a qualitative research method, was used in the research methodology. As the working document of the research, the teaching techniques of violin instructors who use the traditional approach method for the applicability of new learning approaches in violin education were analyzed, and their individual teaching experiences were discussed. The results of these experiences show that there is a consensus regarding the significance of mental practice in developing mind-body coordination during the initial stages of learning to play the violin. The research findings demonstrate that the online method, one of Suzuki and Zhang's technological approaches, lags behind the traditional approach method. It was found that technological approaches, in particular, are insufficient in meeting the needs of students in violin education and in guiding the learning development of their mental practices. However, YouTube has also been deemed significant because it allows students to view masterclasses and performances by renowned musicians and orchestras.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Keman Eğitiminde Fizyolojik Rahatsızlığı Bulunan Bireylere Alternatif Parmak Numarası Yaklaşımı

    Çit, Uğur

    Müzik eğitiminin gelişim süreci geçmişten bugüne ilerlemeye devam etmektedir. Kullanılan çalgılar ve müziğe dair yaklaşımlar da bu ilerlemenin getirdiği yeniliklerden etkilenmektedir. Müziğin önemli bir basamağı olan çalgı eğitimi sürecin olmazsa olmazları arasındadır. Fakat fiziksel problemler çalgı icra etmeyi engellemekte ve bu konuda yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Müzik eğitiminin sadece bir topluluğa ya da belirli kriterlere sahip bireylere has olmadığı ve tüm bireylerin eğitimde eşit haklara sahip olduğu bir gerçekliktir. Toplumun tüm üyeleri gibi engelli bireylerin de çalgı eğitimi alma hakları vardır. Bu araştırmada keman eğitiminde (performansında) fizyolojik rahatsızlığı bulunan bireylerin kullandığı parmak numaralarına yönelik yaklaşımlar önerilmiştir. Bu yaklaşımlar bağlamında parmaklarından biri veya birkaçı olmayan ya da parmağı olup işlevsiz olan veya en az bir parmağını kullanabilen bireylerin keman çalma becerilerinin geliştirilmesi bireylerin müzikal gelişimlerinin ilerletilmesine ve ülkemiz eğitim müziğinin eksik kaldığı bazı noktaların tamamlanmasına yardımcı olacaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda kemanda birinci, ikinci ve üçüncü pozisyon için alternatif parmak numaraları yazılmış ve fizyolojik rahatsızlığı olan bireylerin de keman eğitim sürecine dahil edilmeleri için bir yol açmak adına alanda yapılacak olan çalışmalara kaynaklık etmesi için öneriler sunulmuştur. Üç adet alanında uzman keman eğitmeni ile görüşülmüş ve sonuç olarak parmak numaraları işlevsel bulunmuştur. Araştırmanın keman eğitimi kaynakları arasında ilk olması sebebiyle ilgili literatürde kaynak olacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi

    Tire, Olcay

    Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ4
    The Effect of the Health Literacy Levels of Teachers on Their Vaccine Hesitancy: The Example of Turkey

    Yeşiltepe, Akgün; Çal, Ayşe

    Teachers assume important responsibilities in improving the health literacy levels of the society. Health literacy and vaccination are important prerequisites for health protection and promotion. This study aimed to investigate the effect of teachers’ health literacy levels on their vaccine hesitancy. This is a descriptive cross-sectional study. The health literacy and vaccine hesitancy levels of the teachers were found to be moderate. A negative and weak significant relationship was observed between health literacy and vaccine hesitancy, indicating that as health literacy increases, vaccine hesitancy may decrease. In addition, it was revealed that general health perception and over-the-counter drug use are associated with health literacy, and age, income status, and place of residence are associated with vaccine hesitancy. The health literacy and vaccine hesitancy levels of teachers should be improved. As health literacy increases, vaccine hesitancy decreases, which is an important finding in terms of increasing the effectiveness of vaccination programs.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfScopus3WoS3OpenAlex3
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ4
    Bibliometric mapping of research trends in education, physical education, and sports for the disabled

    Karakaya, Yunus E.; Dikmen, Melih; Şahin, Aykut

    In this study, a relational systematic map of research trends in education, physical education, and sports for disabled people was prepared with the bibliometric mapping method. Scientific data obtained from the Web of Science (WoS) was used in the research. After the search in the WoS database, 423 studies were accessed, and 415 of these were included in the final analysis by applying the exclusion criteria. The VOSviewer (Visualization of Similarities) program was used for the bibliometric analysis. The results of the research demonstrate that the number of studies in the field has increased from the 1980s to the present day. The studies included in the research were published in 50 different countries, in 133 different journals and were carried out by 770 authors working in 409 different universities/institutions. According to the findings, most of the research, the highest number of citations, and the most influential authors were based in the United States of America. The results showed that the most cited author in this field works collaboratively with many national and international researchers. The results of the research may provide practical information for politicians, practitioners, and lecturers to draw their attention to new research trends and opportunities regarding education, physical education and sports for individuals with disabilities.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfScopus1WoS1
    ScopusWeb of Scienceİncele