Yazarlar
- Pehlivan, Ceren(5)
- Acun, Serdar(4)
- Karadağ, Gülendam(4)
- Veysikarani, Dilek(4)
- Acar, Sedat(3)
- Akgül, Ceylan Sülü(3)
- Gul, Muhammet(3)
- Sezgin, Eray Ekin(3)
- Uyan, Umut(3)
- Yeşiltepe, Akgün(3)
- Ates, Erdem(2)
- Ateş-Saygılı, Çiğdem(2)
- Başkutlu, Salih(2)
- Bozkurt Yazar, Birgül(2)
- Gün, Gül(2)
- Gün, Servet(2)
- Güneş, Bayram(2)
- Ibin, Adil(2)
- Kırmızıgül, Bayram(2)
- Orhan, İlksen(2)
- Sarı, Sacit(2)
- Tire, Olcay(2)
- Yalçın, Zülkif(2)
- Yüksekol, Özlem Doğan(2)
- Özel, Sibel Örk(2)
- Ahmadi, Hadi Badri(1)
- Akcayol, M. Ali(1)
- Akdağ, Nuran(1)
- Akpinar, Taner(1)
- Akpinar, Tuba(1)
- Albayrak, Veysel(1)
- Alp, Ruhat(1)
- Arslan Şeker, Sevda(1)
- Aslan, Mesut(1)
- Ataman, Göksel(1)
- Ağralı, Cansu(1)
- Baris, Veysel Karani(1)
- Baş, Kazım(1)
- Birdal, Murat(1)
- Biyik, Yunus(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022COVID-19 pandemisi sırasında hemşirelerin işe bağlı gerginlik düzeylerinin duygusal tükenmeleri üzerindeki etkisi
Sezgin, Eray Ekin; Kaya, Enes; Tanyıldızı, İrem
Bu çalışmanın amacı pandemi sürecinde, hemşirelerde görülebilecek işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme düzeylerini belirlemek ve işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme belirtilerini yordamada çeşitli demografik ve Covid-19 pandemisine ilişkin değişkenlerin rolünü incelemektir. Tanımlayıcı tasarımda olan bu araştırma, bir üniversite hastanesinde fiili olarak çalışmakta olan ve araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 171 hemşire ile yapılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan demografik sorular, Maslach Tükenmişlik Ölçeğinin Duygusal Tükenme alt ölçeği ve İşe Bağlı Gerginlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi varyans testi, t-testi ve basit doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Hemşirelerin pandemi döneminde haftalık ortalama çalışma saati 46.36 ve günlük bakım verdikleri ortalama hasta sayısı ise 29,79’dur. Hemşirelerin %29,8’i Covid servisinde çalışmaktadır. Hemşirelerin işe bağlı gerginlik düzeylerinin ortalamanın altında, duygusal tükenme düzeylerinin ise ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmada hemşirelerin işe bağlı gerginliklerinin duygusal tükenmeleri üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve düşük seviyede olduğu saptanmıştır (R2=0,188; p<0,05). Covid-19 pandemi döneminde hemşirelerin işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme yaşamalarını azaltmak için yoğun çalışma tempolarını azaltma konusunda iyileştirmeler yapılması, Covid servisinde görev yapanların daha yakından izlenmesi ve profesyonel destek birimlerinden hizmet almalarının sağlanması önemlidir.
AtıfOpenAlex6TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2022Job Satisfaction, Intent to Stay at Work, and Burnout Levels of Nurses Working in Coronavirus Disease 2019 Clinics: A Cross-Sectional Study
Erkuş Küçükkelepçe, Gülhan; Arslan Şeker, Sevda; Karaca, Türkan
Objective: It is thought that the fact that coronavirus disease 2019 pandemic process has been continuing for a long time, and the level of job satisfaction of nurses may have an impact on their intention to experience burnout and stay at work. This study aimed to determine the relationship between job satisfaction, intention to stay, and burnout levels of nurses working in coronavirus disease 2019 clinics. Methods: This descriptive and correlational study was conducted with 325 nurses who were working in coronavirus disease 2019 clinics. Data were collected using the sociodemographic characteristics form, the Minnesota Satisfaction Questionnaire, the Maslach Burnout Inventory, and the Intent to Leave Job Scale. Descriptive statistics, correlation analysis, and regression analysis were used in the analysis of the research data. Results: Emotional exhaustion, depersonalization, personal achievement, and intent to leave explain 45% of job satisfaction (F = 67.911, p =.000); job satisfaction and intent to leave explain 40% of emotional exhaustion (F = 111.470, p =.000), 16% of depersonalization (F = 33.785, p =.000), and 20% of personal achievement (F = 43.102, p =.000); job satisfaction, emotional exhaustion, depersonalization, and personal achievement explain 24% of intent to leave (F = 27.190, p =.000). Conclusion: The prolongation of the coronavirus disease 2019 pandemic, the uncertainty of the process, and the conditions related to the working environment of the nurses have an effect on job satisfaction, burnout, and intent to leave. The continuity of the well-being of employees is an important issue that needs to be emphasized and evaluated, as it will have a multi-faceted effect to be ready for different pandemics in the near/far future.
AtıfScopus1WoS1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ1A multicriteria approach to integrating occupational safety & health performance and industry systems productivity in the context of aging workforce: A case study
Ortiz-Barrios, Miguel; Silvera-Natera, Esnela; Petrillo, Antonella; Gul, Muhammet; Yucesan, Melih
Aging represents one of the greatest challenges that mankind will have to face in the 21st century. In this regard, there is a need to deepen the technical and organizational aspects for rebalancing the job/employee relationship. Nevertheless, there are no robust approaches assisting decision-makers in the effective management of Occupational Safety & Health Performance (OSHP) and Industry Systems Productivity (ISP) convergence with a focus on Aging Workforce (AW). There is no single and unique solution. Therefore, in a win-to-win logic that favors the characteristic of the reference scenario, the aim of this paper is to propose a multicriteria approach to integrate OSHP and ISP in the context of AW. More specifically, Intuitionistic Fuzzy Analytic Hieararchy Process (IF-AHP) was used to elicit the criteria and sub-criteria under uncertainty considering degree of belongingness and non-belongingness. Decision Making Trial and Evaluation Laboratory (DEMATEL) was applied to evaluate the presence and strength of the interrelations and feedback among OSHP and ISP criteria and sub-criteria. Finally, Combined Compromise Solution (CoCoSo) was implemented to calculate a Working Suitability Index (WSI) per aging. Based on this index, interventions on each worker are proposed to underpin redesign of the company while to provide a flexible management propelling high performance in terms of OSHP and ISP. A real case study in Colombia is presented. The results revealed that Efficiency and Quality with 0.162 were found to be the most important factors in evaluating the performance of aging electrical engineers while Psychosocial risk and Occupational Safety were concluded to be the main drivers for a joint OSHP-ISP aging workforce management. The model can be an useful tool for policy and business decision-makers from the electrical sector and can be replicated with slight changes in other industries.
AtıfScopus17WoS11OpenAlex23İncele
- MakaleAçık Erişim2021TOPSIS-Sort temelli nicel bir mesleki risk değerlendirme metodolojisi ve alüminyum ekstrüzyon endüstrisinde uygulanması
Gul, Muhammet
Alüminyum ekstrüzyon üretimini de kapsayan metal ürünleri sektörü, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından yüksek risk taşıyan sektörlerden biridir. Bu durum ve sektördeki iş kazalarının artış eğilimi göz önüne alındığında, iş güvenliğinin artırılması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, bu çalışma, alüminyum ekstrüzyon endüstrisindeki riskleri yönetmek için kümeleme temelli bir TOPSIS yaklaşımı (TOPSIS-Sort) ile nicel bir mesleki risk değerlendirmesi önermektedir. Risk değerlendirmesinde önemli bir süreç olan elde edilen risk değerine göre risk sınıflandırmasının gerekliliği nedeniyle sıralamaya dayalı bir metodoloji önerilmiştir. Metodolojinin uygulanabilirliği, 28 potansiyel tehlikenin üç risk parametresi (olasılık, ciddiyet ve sıklık) altında değerlendirilmesiyle gösterilmiştir. Değerlendirilen tehlikeler beş risk kümesine (Çok yüksek risk, Yüksek risk, Önemli risk, Olası risk ve Risk) bölünmüş ve risklerin azaltılmasını sağlayacak kontrol önlemleri belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları, Çok yüksek risk kümesine bir tehlikenin, Yüksek risk kümesine 3, Önemli risk kümesine 23 ve Olası risk kümesine bir tehlike atandığını göstermektedir.
AtıfOpenAlex16TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Pandemi Sürecinde Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Motivasyonu ve İş Doyumu
Namlı, Aysel Kızılkaya; Yücekaya, Mehmet Akif
Bu araştırmanın amacı pandemi sürecinde beden eğitimi öğretmenlerinin motivasyonu ve iş doyumunu\rbelirleyebilmektir. Bu amaçla araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini pandemi sürecinde uzaktan eğitimde ders veren 16 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre pandemi sürecinde uzaktan eğitim verirken beden eğitimi öğretmenleri etkili zaman geçirememektedir. Bunun sebebi olarak ise yüz yüze eğitim gibi olmadığını ifade etmişlerdir. Beden eğitimi\röğretmenlerinin tamamına yakını uzaktan eğitimde yaptıkları derslerin verimli olmadığını belirtmiştir.\rPandemi sürecinde öğretmen ve öğrencilerin derse katılım isteğinin düşük olduğu ve şartların uygun\rolmaması da araştırma sonuçlarında yer almaktadır. Bu süreçte öğretmenler bunun geçici bir süreç\rolduğunu düşünerek hem kendilerini hem de öğrencilerini motive ettiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun iş doyumu sağlayamadığı belirlenmiştir. Bu sonuca paralel olarak yine büyük bir çoğunluğunun bu süreçte ek ders kesintisi olmasının kendilerine ve ailelerine\rsorun yarattığını sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex13TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Türkiye’de Endüstri 4.0 Döneminde Reklamcılığın Yol Haritasına Yönelik Bir Çalışma
Coskun, Engin; Şener, Betül Çepni
Sanayileşme süreçleri teknolojinin gelişimi ile birlikte belirli periyotlar halinde gelişim ve değişim göstermektedir. Günümüzde yapay zekaya sahip makinelerin var olduğu, ileri seviyelerde bağlantısallığın sağlandığı, yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, ileri teknoloji video teknolojilerinin kullanılmakta olduğu bir dönem olan Sanayi 4.0 kavramından söz edilmektedir. Bu teknolojilerin gelişim göstermesi ile insanoğlu daha önceki sanayi dönemlerinde olduğu gibi üretim sektöründen hizmet sektörüne teknoloji transferi sağlamaktadır. Bu dönemde endüstride geliştirilen teknolojiler reklamcılık alanında da uygulanmaya başlanmıştır. Reklamcılık alanına yeni teknolojilerin girmesiyle birlikte reklam teknolojilerinde, reklam türlerinde, reklam medyasında, reklam yöntemlerinde ve reklamın uygulama alanlarında inovatif değişiklikler beklenmektedir. Bu araştırmada da endüstri 4.0 ile birlikte anılan teknolojilerin reklamcılık endüstrisini nasıl değiştireceğini ve geliştireceğini öngörerek, geleceğe yönelik bir yol haritası oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, yol haritasının oluşturulabilmesi amacıyla reklam uzmanlarından üç aşamadan oluşan Delphi anketi yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler ile reklamcılık alanında endüstri 4.0 ile yaşanan gelişmelerin yansımalarına değinilmiş ve reklamcılığın gelecek yol haritası oluşturulmuştur. Bu doğrultuda yaşanacak değişimlerin reklam endüstrisinde teknolojik altyapıya uyum ve tüketicilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine yanıt verme konuları olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma çıktılarının reklam profesyonelleri ve uygulayıcılarının gelecekteki değişikliklere hazırlanmasına yol gösterici olması ve geleceğin reklam araştırmalarına ışık tutması beklenmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - Kitap BölümüYalnız künye2021Economic and social impacts of COVID-19 on European tourism
Kazar, Gorkemli; Kazar, Altug; Akpinar, Tuba
European tourism has been largely disrupted by the pandemic throughout 2020. In this study, the economic and social effects of COVID-19 on the tourism sector of European countries were examined. To understand the extent of the pandemic on European tourism, policies followed by countries, physical tourism flows of the accommodation sector, tourism employment, and turnover rates were considered. The study showed that the European tourism sector, especially after the second half of 2020, was hit socially and economically by the devastating effects of the pandemic. In addition, the study revealed the necessity for radical regulations within the sector in the post-pandemic period.
- MakaleAçık Erişim2020Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Futbol İl Hakemlerinin Problem Çözme Becerilerinin İş Doyumlarına Etkisinin Araştırılması
Kizilkoca, Mustafa; Özcan, Ecesu; Albayrak, Veysel
Bu çalışmanın amacı, il futbol hakemlerinin problem çözme yeteneğinin, iş doyumuna olan etkisini inceleyen etkili, bölgesel düzeyde bir çalışma sunmak ve spor bilimleri literatürüne katkıda bulunmaktır. Toplanan veriler SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilerek, Parametrik testlerin kullanıldığı veri setine frekans analizi, faktör analizi, t testi, ANOVA ve regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz bulgularında problem çözme becerisinin iş doyumunu negatif olarak etkilediği sonucuna ulaşılmış olup, diğer oluşturulan alt problemlere cevap olarak, göre ise 5-10 yıl arası meslek deneyimine sahip hakemlerin problem çözme becerisinin en yüksek seviyede olduğu ve kadınların erkeklere oranla problem çözme becerileri ve iş doyumu düzeyleri ortalama puanlarının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Son olarak problem çözme becerisinin meslek yılına göre 1-5 yıl arası sürede yüksek çıkması ile ilgili olarak, yeni işe giren bireylerin rekabet unsuru ve ekonomik beklentilerden kaynaklı olarak idealist olduğu düşünülmektedir. Araştırmamızın problem cümlesini oluşturan, problem çözme becerisinin iş doyumuna negatif yönlü etki ettiği sonucu bizlere; demografik dağılımın yeni nesilde (22-29 yaş) çok olması, bu yeni jenerasyondan oluşan bireylerin iş disiplini, işe bakış tarzı, duygu durumu, ekonomik beklentileri ile güncel araştırmalara ihtiyaç olduğu ile ilgili özgün sonuçlar vermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Örgütsel Vazgeçme Ölçeği: Geçerlik Güvenilirlik Çalışması
Gün, Gül
Araştırmanın amacı, Cegarra ve Sánchez (2008), tarafından geliştirilen, toplamda 3 boyut ve 18 ifadeden oluşan ölçeğin yapı geçerliğini test etmek adına örgütsel vazgeçme ölçeğinin Türkçe’ye çevrilmesi, uyarlanması ile geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarına yer verilmesidir. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları Elazığ ilindeki özel hastanede 210 sağlık çalışanının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini test etmek amacıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ölçeğin güvenilirliğini hesaplamak amacıyla da iç tutarlılık (Cronbach’s Alpha) ‘ya bakılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre orijinaline bağlı kalınarak üç boyutlu olarak ele alınan ölçeğin orijinalinde 18 olan madde sayısı, Türkçe ölçekte 15’e düşürülmüştür. Yapılmış olan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçeğin yeterli düzeyde uyum gösterdiği belirlenmiştir. RMSEA = 0.062, NFI = 0.90, CFI =0.96, NNFI = 0.91, GFI = 0.92 ve AGFI = 0.89, χ2/sd =2,087. Ölçeğin Alpha güvenirlik katsayıları, bireysel alışkanlıkların değişimi faktörü için ,918, yeni anlayışların bütünleştirilmesi , 873, ortak uyum, 885 olarak tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda ölçeğin 3 faktörlü ilişkisiz yapısının en iyi uyum değerlerine sahip olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle bu çalışma, örgütsel vazgeçme ölçeğinin geçerlik ve güvenilirlik analizleri yapılmış olan Türkçe versiyonu elde edilmiş olup ulusal literatüre kazandırıldığı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2020S.M.M.M’lerin Finansal Okuryazarlık ve Finansal Tablo Okuryazarlık Düzeyinin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma: Tunceli ve Elazığ Örneği
Yalçın, Zülkif; Sandal, Aysun
Günümüz gelişen ekonomisine adapte olmak adına fikir kirliliğiyle yanlış bilgi sahibi olmamak için finansal ve finansal tablolar hakkındaki terimleri bilip, bu terimlerin finansal piyasaya etkilerini çözümleyip, işletmelere ayna tutmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Bunun yanında finansal farkındalığın oluşması işletmelerin özenli ve gerekli finansal donanıma sahip olan, finansal tabloları okuma kabiliyeti gelişmiş, muhasebe ile ilgili işlemlerini yürüten S.M.M.M. açısından duyarlılığın yüksek olmasıyla ilişkilidir. Bu bağlamda S.M.M.M. ekonomi açısından dağarcıklarında yer alan kuramların gerçeklikleriyle yüzleşmeleri hem kendilerini geliştirmeleri için hem de verdikleri hizmeti doğru bir şekilde aktarmaları için önemlidir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı; Tunceli ili ve Elazığ ilinde bulunan S.M.M.M.‟lerin finansal ve finansal tablo okuryazarlık düzeylerini ölçmeye çalışmaktır. Bu çalışmayı yaparken özellikle finansal ve finansal tablo okuryazarlık hakkında yapılan çalışmalardan literatür taraması yapılacaktır. Daha sonra Tunceli ve Elazığ illerindeki S.M.M.M.‟lere önceden belirlenmiş demografik ve finansal bilgileri içeren anket uygulaması yapılacaktır. Çalışmamızda çoktan seçmeli anket uygulanmış olup anketler S.P.S.S. paket programında analiz edilmiştir. Araştırmamızın kısıtını bu illerde bulunan meslek mensuplarının anket sorularımıza yüz yüze görüşmemize rağmen cevap vermekten kaçınmalarıdır. Çalışma sonucunda meslek mensuplarının ortalamanın üstünde okuryazar oldukları ancak kavramsal ve güncel konulara yeteri düzeyde sahip olmadıkları sonucuna varılmıştır. Bu çalışma ile bu konuda yapılan bilimsel çalışmalara katkı sunmak temel amacımız olmuştur.
AtıfOpenAlex5TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2020Türkiye’de illerin mutluluğu
Güneş, Bayram; Taş, İsmail; Acar, Sedat
Bu çalışma, Türkiye’de bireylerin mutluluğuna etki eden faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, mümkün olduğu ölçüde geniş tutulan bir model oluşturulmuş ve bu model hem Türkiye genelinde hem de iller düzeyinde sınanmıştır. Modelde yerli literatürde içerilmeyen cinsiyete ve gelire bağlı toplumsal baskı, borçluluk, devlet hizmetlerinden memnuniyet, bireyin yakın çevresiyle ilişkilerinden duyduğu memnuniyet gibi değişkenlerin kullanılmış olması ve söz konusu modelin 81 il bazında yinelenmiş olması çalışmanın temel katkılarıdır. Çalışmamızda sıralı lojistik regresyon modeli kullanılmıştır. Model sonuçlarına göre, Türkiye’de bireylerin genel olarak benzer faktörlerden mutlu ya da mutsuz olduklarını söylemek mümkündür. Evliliğinden, işinden, sağlığından, gelirinden, sosyal hayatından ve kamusal hizmetlerden memnun olan, üniversite mezunu, yakın sosyal çevresi ile olumlu ilişkiler kuran, iyimser ve kadın bireylerin daha mutlu oldukları görülmektedir. Buna karşın evliliklerinden memnun olmayan, işsiz, borçlu, suça maruz kalan, cinsiyetinden ve gelirinden dolayı üzerinde baskı hisseden bireylerin daha mutsuz oldukları tespit edilmiştir. Modelin illere uygulanması bir takım ek bilgiler sunmaktadır. Bu sayede, değişkenlerin istatistiki olarak anlamlı ya da anlamsız oldukları illerin dağılımlarını, bazı durumlarda yığılmalarını izlemek mümkün olabilmektedir. Diğer taraftan, Türkiye geneli analizde bulunan örneğin pozitif bir ilişkinin il düzeyinde negatif olabildiği (ya da tersi) gözlenebilmektedir. Bu durum, analizlerin il düzeyine de genişletilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2020Scopus SJRQ1Evaluating occupational health and safety service quality by SERVQUAL: a field survey study
Demir, Pelin; Gul, Muhammet; Guneri, Ali Fuat
The adverse impact of occupational accidents and occupational diseases on the society have recently increased a lot since the industrial-oriented society is getting more and more widespread. Although attempts regarding occupational health and safety (OHS) increase in Turkey, they are still at an inadequate level. OHS experts prepare employees for a healthy and safer working environment, so that work accidents can be eliminated and employees can be healthy psychologically and physically. At the same time, the worksites can be prevented from being financially damaged and productivity can be improved. The aim of this study is to measure OHS service quality by the evaluations of OHS experts from various sectors and workplaces. In this way, the OHS performance is measured, the difference between perceptions and expectations of the OHS experts is determined and deficiencies are revealed. In the study, the OHS activities are examined in five dimensions using the SERVQUAL scale; tangibility, reliability, responsiveness, assurance and empathy. The questionnaire is carried out using a Likert-type five-point scale among 81 OHS experts from different sectors. In conclusion, SERVQUAL analysis is introduced as a useful tool for employers to better understand what they need to know about OHS services.
AtıfScopus20WoS15OpenAlex26İncele
- MakaleAçık Erişim2019Financial and financial statement literacy: an implementation for tax players dealing in trade in tunceli
Bozkurt Yazar, Birgül; Yalçın, Zülkif
In today's conditions, many real and legal persons are active in the field of finance. These activities are often seen by attracting loans, taking assets and making investments. Real and Legal Persons Although they are so active in the field of Finance, they do not know much about their activities. The reason for this is that the financial and financial statements can be understood by experts. In addition, the technical and practical aspects of financial statements make it more difficult to understand. However, financial literacy and financial statement literacy has gained importance due to the very development of financial sector and increasing activities in this field. At this point, many researches and studies have been published. In order to contribute to science in this sense, the financial literacy and financial statements literacy levels of the taxpayers engaged in trade in Tunceli province were tried to be determined. The aim of our study is to determine the level of literacy of financial and financial statements of real and legal persons engaged in trade. The purpose of our study is to select real and legal persons engaged in trade and to work more with the financial sector. The study consists of four parts. In the first part of our study, general information about financial literacy; In the second part, general information about financial statements literacy; In the third section, information on the relationship between financial literacy and financial statements literacy is given and finally in the fourth section, the application for the taxpayers engaged in trade in the province of Tunceli is given. The aim of this study is to reveal the effects of the financial behaviors of taxpayers engaged in trade in Tunceli province on business performance and continuity. In the study, secondary source scanning was performed as data collection method. SPSS package program was used in the evaluation of the questionnaire in the application part of the study.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Evaluation of tourism employees’ intention to leave in terms of differences in demographic characteristics and the effect of personorganizaton fit
Kırmızıgül, Bayram
One of the most common problems in the tourism sector is the employee turnover. In this study, it is aimed to investigate the reasons of employee turnover and the factors that affect the personnel in this problem. For this purpose, a research was conducted to determine whether the effect of person-organization fit on employees' intention to leave and whether the intention to leave showed significant differences according to the demographic characteristics of the employees. Personorganization fit briefly refers to the level of compatibility of employees' characteristics and values with organizational objectives and organizational values. The intention to leave is the process by which employees want to quit their jobs for individual, organizational or environmental reasons and make assessments on new job options. In this research, a survey was conducted including the managers and nonmanagers working in hotel enterprises and travel agencies operating in Elazığ. Reliability and validity analyzes, T tests, Anova tests and regression analyzes were performed by using SPSS statistical program. Confirmatory factor analyzes and path analyzes were performed by using AMOS program to determine the effect status among the variables. According to the findings; it was determined that employees' intention to leave showed significant differences according to gender, age and job status. In addition, it was found that the level of personorganization fit had a significant negative effect on employees' intention to leave.
- MakaleAçık Erişim2019Otel işletmelerinde çalışanların kurumsal prestij algılarının sergiledikleri duygusal emek üzerine etkileri: elazığ ilinde bir araştırma
Kırmızıgül, Bayram
Otel işletmeleri gibi emek-yoğun üretim yapan hizmet işletmelerinde, çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emeğin rolü, teknoloji-yoğun işletmelere kıyasla daha fazla önem taşımaktadır. Literatürde çeşitli değişkenler ile duygusal emek arasındaki ilişki ve etki durumlarını test etmeye yönelik araştırmalar bulunmaktadır. Fakat algılanan kurumsal prestijin çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emek üzerindeki etkilerinin incelendiği herhangi bir çalışmaya rastlanmaması bu araştırmanın çıkış noktasını; toplanan veriler neticesinde kurumsal prestij algısının duygusal emeğin yüzeysel, samimi ve derin davranış boyutları üzerindeki etki durumlarının ayrı ayrı test edilerek literatüre yeni bulgular sunulması ise araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Elâzığ ilinde faaliyette bulunan turizm işletme belgeli otellerde çalışan personel ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak bir araştırma yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin güvenilirlik ve geçerlilik durumları SPSS programında analiz edilmiştir. Daha sonra, algılanan kurumsal prestijin çalışanların sergiledikleri duygusal emek üzerine etkilerini test etmek üzere, AMOS programında yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Ulaşılan bulgulara göre; algılanan kurumsal prestijin duygusal emeğin yüzeysel davranış boyutunu negatif yönde ve anlamlı düzeyde, samimi davranış ve derin davranış boyutlarını ise pozitif yönde ve anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2019The Impact of Urbanization On Energy Consumption and Carbon Emissions in Turkey
Kahraman, Gökhan
Turkey's economic development in terms of urbanization, consumption of electricity is a significant pressure on the natural environment. In order to reduce the effects of this pressure in parallel with economic growth, it is necessary to reduce the dependence on foreign sources in energy while reducing the amount of carbon emissions that cause environmental pollution. Therefore, Turkey's economic growth of urbanization in order to continue in a healthy way, the relationship between the amount of energy consumption and carbon emissions need to be better understood. The target to reduce the economic and environmental impacts of economic growth and urbanization with increasing energy needs to the minimum should be to use renewable energy sources efficiently. The aim of this study urbanization in Turkey, the relationship between electricity consumption and carbon emissions is to examine the amount of time series analysis. The increase in the amount of carbon emission, the increase in population and the increase in electricity demand in comparison with years and sectoral basis were compared. discussing the results obtained from the graph are interpreted in how it has changed that and more weight which results results obtained from the graphic industry where the bet is causing the increase of electricity demand with urbanization between 1990-2017 years in Turkey. Graphic shows the results obtained from the last 27 years the amount of carbon emissions in Turkey, the population and electricity demand is increasing in parallel with each other. Especially the rise in demand for electricity and carbon emissions, but not appear as a result of this parallel Turkey's recent emphasis on renewable energy sources.
AtıfOpenAlex15TR Dizin11
İncele - MakaleAçık Erişim2018Karizmatik Liderlik ve Örgütsel Özdeşleşmenin İş tatmini ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisi
Biyik, Yunus; Yavan, Ayşe Alev; Sökmen, Alptekin
Bu çalışmada karizmatik liderlik ve örgütsel özdeşleşmenin iş tatmini ve iştenayrılma niyetine etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma verileri, bir kamubankasının genel müdürlüğünde çalışan 195 kişiden elde edilmiştir. Yapılan korelasyonanalizine göre karizmatik liderlik ile örgütsel özdeşleşme ve iş tatmini arasında pozitifyönde anlamlı bir ilişki, karizmatik liderlik ve örgütsel özdeşleşmenin de işten ayrılmaniyetiyle negatif yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizisonucunda karizmatik liderliğin ve örgütsel özdeşleşmenin, iş tatmini ve işten ayrılmaniyeti üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu görülmektedir. Bununla birlikte araştırmabulguları karizmatik liderliğin iş tatmini ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisindeörgütsel özdeşleşmenin kısmı aracılık etkisinin olduğu göstermektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin11
İncele - MakaleAçık Erişim2018Öğrenci harcamalarının ilin ekonomisine katkılarının munzur üniversitesi yönünden değerlendirmesi
Gülmez, Tarkan; Menteşe, Sabit
Üniversiteler tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde detoplumun saygın birer kurumu olmayı başarmışlardır. Nitelikleri gereğiyerel, bölgesel ve küresel düzeyde sosyal ve ekonomik refah için yaşamsalbilgiyi üretmiş, korumuş ve yaymışlardır. Ayrıca fiziki yatırımlar,akademik, idari personel ve öğrencilerinin yaptıkları harcamalar ilekuruldukları yerlerde iktisadi gelir dâhil, sosyo kültürel yapılarına önemlikatkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmayla sayıları hızla artan ve ülkeninbütün illerine en az bir üniversite olacak şekilde yayılan üniversitelerin,kuruldukları illerin iktisadi gelirlerine ne düzeyde katkı sağladıklarıMunzur Üniversitesi yönünden değerlendirilmiştir. Tarama modelindetasarlanan araştırmanın verileri 2016-2017 öğretim yılında MunzurÜniversitesi’nde okumakta olan 6122 öğrenciden, tesadüfî örneklemeyöntemiyle seçilen 975 öğrenciye uygulanan ölçekten elde edilmiştir.Verilerin analizinde öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek veharcama dağılımlarını göstermek maksadıyla frekans, yüzdelik veortalama testleri; ölçek içerisinde yer alan bazı sorular arasındakiilişkilerin tespiti için ise Ki-Kare bağımsızlık testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğrenciler aylık ortalama 833,279 TL’likgelirlerinin 730,974 TL’lik kısmını bulundukları ilçe ve kent merkezindeharcamışlardır. Gelirlerinden en çok barınmaya, en az ise iletişimgiderlerine pay ayırmışlardır. Bu harcama miktarı ile öğrencilerin iliniktisadi gelirine önemli derecede katkı sundukları söylenebilir. Ayrıca araştırma bulgularına göre; öğrenciler, öğrenim gördükleri kentte yaşambeklentilerinin karşılanma düzeyini düşük, buna karşılık yaşammaliyetini oldukça yüksek bulmuşlardır. Tunceli Munzur Üniversitesinitercih nedenleri içinde yaşadıkları yere yakınlık ve üniversite girişpuanlarının öncelikli olarak rol oynamasının yanında, diğer önemli birbulgu, Munzur Üniversitesi öğrencilerinin neredeyse tamamına yakınınDoğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge illerinden gelmiş olmalarıdır.Yapılması gereken başta mali olmak üzere, öğrencilerin kendilerinigeliştirebilecekleri fiziki, sosyal ve eğitim ile ilgili imkân ve olanaklarakavuşturulmalarıdır. Diğer taraftan Türkiye’nin her yöresi dâhil,komuşülkelerdendeöğrencilerinMunzurÜniversitesinegelmelerisağlanmalıdır. Bunun için kentin yaşam maliyeti düşürülmeli, bunakarşılık sosyal yaşam alanı ise zenginleştirilmelidir. Üniversitenin isesosyal, kültürel ve en önemlisi ise eğitim ile ilgili öğrenci ve diğertoplumsal kesimlerin beklentilerini karşılayabilecek düzeye çıkarılmasıgerekmektedir. Ayrıca özel ve kamu ayrımı yapmaksızın, kentin tüm siviltoplum kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, yerel yönetimleri ve ilgilidiğer kamu kurum ve kuruluşları yanında başkent örgütünün de,Tunceli’de öğrencilerin sağlıklı bir eğitim görebilmelerini sağlayacakyönde tedbirleri ortaklaşa almaları önemli görülmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ2Testing the human capital development model: the case of apprenticeships in Turkey
Akpinar, Taner; Gün, Servet
Human capital theory was developed to study how individual agents make rational choices or how they invest in human capital to maximize their welfare. One of the leading founders of this perspective, Becker, argues that schooling, on-the-job training, medical care, migration and searching for information about prices and incomes are different types of human capital as all these investments improve skills, knowledge or health, thereby increasing individual welfare. He states that education and training are the most important investments in human capital. Apprenticeship training is, thus, identified and treated as a type of investment in human capital. At first glance, it seems that apprentices who are being trained are acquiring skills in a specific vocation. One would suppose that the trainees are getting knowledge and skills and that they would become masters in their profession after a long training process. However, further enquiry is needed to see if this is the case in reality. The present small-scale, exploratory study, based on 20 interviews - 10 with apprentices and 10 with their employers - aims to investigate the apprenticeship training system in Turkey. In doing so, it seeks to test the basic tenets of human capital theory against the facts discovered. The findings, if they could be generalized, suggest that the Turkish apprenticeship system is a form of child labour rather than a training process. Contrary to apprentice training being a human capital investment, the study finds that trainees do not rationally decide to enter an apprenticeship nor are they selected by a meritocratic system. All of them come from poor peasant families or low-wage working families where the most pressing need is for the child to earn money.
AtıfWoS6OpenAlex9İncele
