Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    The effect of psychological capital on job satisfaction in educational institutions: the mediating role of happiness at work

    Yalçın, Azmi; Uyan, Umut; İbin, Adil

    Educational institutions are commonly accepted as the working environments where employees are exposed to high levels of stress and burnout due to their nature. By referring to the positive psychology perspective, the study investigates the role of psychological capital on job satisfaction in such organizations. The mediating effect of workplace happiness in the mentioned relationship was also tested to provide a more holistic perspective. The data of the research were collected through structured questionnaires from 240 employees working in a private educational institution operating in Adana province. Findings reveal that both psychological capital and happiness at work positively affect job satisfaction. In addition, it has been concluded that the effect of psychological capital on job satisfaction, although partially, is through happiness at work. The study are expected to contribute to the body of knowledge by reassessing the positive psychological assumptions in educational institutions whose workers are exposed to excessive stress. The findings are also expected to guide the management of human resources activities in this sector.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Ebeveynlerin İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Araştırmanın amacı, Türkiye’deki ebeveynlerin internet kullanım alışkanlıklarını, dijital okuryazarlık becerileri araştırmak ve ebeveynlerin çocuklarını dijital risklerden korumadaki arabuluculuk stratejilerini incelemektir. Bu amaçla ebeveynlerin; internette bilgiye erişebilme, gizliliklerini sağlayabilme, pozitif içerik üretebilme, dijital araçları bilinçli ve güvenli kullanabilme gibi operasyonel, yaratıcı ve mobil becerileri incelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemi, Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre Türkiye’nin 81 ilden seçilen ve 8-16 yaş grubundaki çocukların ebeveyni olan 10.475 kişiden oluşmaktadır. Veriler, Global Kids Online çerçevesine uygun olacak şekilde kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılarca hazırlanan 23 soruluk veri kümesi kullanılarak çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Veriler betimsel istatistik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; ebeveynlerin büyük çoğunluğunun internet erişimi için akıllı telefon kullandığını, interneti zaman alıcı ve mahremiyet konusunda endişeye sebep olan bir platform olarak algıladıklarını ortaya koymuştur. Erkeklerin operasyonel ve bilgiyi tarama becerilerinin kadınlara oranla yüksek olduğu, sosyal gizlilik becerisinin ise değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ebeveynler, kızlar için aktif arabuluculuk faaliyetlerini tercih ettiği ancak ebeveynlerin yaşı ilerledikçe aktif arabuluculuk düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Anneler, babalara oranla çocuklarının internet faaliyetlerini daha sık kontrol etmektedir. Ebeveynlere göre erkek çocuklar, kız çocuklardan daha fazla internet riskleriyle karşılaşmaktadırlar. İnternette karşılaştığı durumlarla ilgi kız çocuklar, erkek çocuklardan daha fazla ebeveynlerine başvurmaktadır. Ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu, çocuklarının internette karşılaştığı sorunlardan habersizdir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Reklam güvenirliği ve reklama yönelik tutum bağlamında sosyal medya okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

    Coskun, Engin; Şener, Betül Çepni

    Günümüzde sosyal medya belirli bir teknoloji hizmeti olmanın ötesinde insanların yaşamlarının büyük bir bölümünü geçirdiği dijital yerlerdir. Bu bağlamda ele alındığında insanların kullanıcı olarak sosyal medya platformlarında ne yaptıklarını ve bu ortamları ne kadar bilinçli bir şekilde değerlendirdikleri oldukça önem taşımaktadır. Bugüne kadar çoğunlukla bilgi paylaşımı için kullanılan sosyal medya platformları artık pazarlama ve reklam aracı olarak da işletmeler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır ve işletmeler söz konusu platformları genellikle de çevrimiçi ağızdan ağıza (E-WOM) iletişimi tanıtım faaliyetlerinin bir formu olarak görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya içeriklerinin kullanıcılar tarafından nasıl okunduğu ve kullanıldığı, biliş düzeyleri reklam uygulayıcıları için önem arz etmektedir. Kullanıcılar olarak tüketiciler tarafından dijital temelli sosyal medya platformlarına yaklaşım şekilleri onların bu platformlarda yapılan reklamlara olan güvenleri ve tutumları üzerinde etkilidir gerçeği yadsınamaz. Bu araştırmada sosyal medya okuryazarlığı becerilerinin reklam güvenirliği ve reklama yönelik tutum üzerindeki etki düzeyi irdelenecektir. Bu bağlamda araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup nicel yöntemin alt kategorilerinden biri olan tarama araştırması modeline başvurulmuştur. Araştırma bulguları sosyal medya okuryazarlığının alt boyutları olan gizlilik ve algoritmik farkındalığın ve teknik yeterliliğin reklam güvenirliğini; reklama yönelik tutum üzerinde ise gizlilik ve algoritmik farkındalığın etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarına, sosyal medya platformlarında gizlilik ile ilgili seçenekleri kullanıcıların algılayacağı şekilde düzenlemeleri, bu konuda açıklayıcı ve şeffaf olmaları önerilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Çocukların İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Bu çalışmanın amacı, 8-16 yaş aralığındaki çocukların internet erişimi ve kullanımı, dijital becerileri, karşılaştıkları internet riskleri ve bu risklere yönelik uyguladıkları başa çıkma ve arabuluculuk stratejilerini ortaya koymaktır. Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre 81 ilden çalışmaya katılan 10.475 öğrenci çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Global Kids Online çerçevesi ile uyumlu olacak biçimde 8-16 yaş aralığındaki öğrenciler için kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılar tarafından 21 soruluk veri kümesi hazırlanmış, hazırlanan veri kümesi çevrimiçi ankete dönüştürülerek verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler; erişim ve kullanım durumu, dijital beceriler, karşılaşılan riskler, başa çıkma ve arabuluculuk stratejileri olarak beş başlık altında incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; çocukların büyük çoğunluğu internet erişimi için akıllı telefon ve tablet kullanmaktadır. Bununla birlikte çocukların büyük çoğunluğunun internette geçirdiği aşırı zaman akademik başarısını düşürmektedir. Çocukların büyük çoğunluğu, internette pozitif içerik üretme gibi yaratıcı becerilerde istenilen seviyede değillerdir, içerik üretmekten ziyade içerik tüketmektedirler. Çocukların çoğunluğu internette dijital mahremiyetlerini koruma, gizliklerini sağlama noktasında yeterli beceriye sahip değildirler. Ayrıca çocuklar, internette yaşanılan olumsuzluklarda haklarını arama konusunda yeterli beceriye sahip değildirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Akademisyenlerin Örgütsel Adaletsizlik Algıları İle Bilgi Saklama Davranışı Arasındaki İlişkide Örgütsel Sessizliğin Aracılık Rolü

    Uyan, Umut

    Bilgi paylaşımı, kuruluşların en değerli maddi olmayan varlıkları olan bilgiyi etkin bir şekilde yönetmeleri ve kullanmaları için hayati önem taşımaktadır. Yükseköğretim kurumlarının bilgi-yoğun örgütler olduğu düşünüldüğünde bireysel bilginin örgüt geneline dağıtılması daha da kritik hale gelmektedir. Ancak çeşitli bireysel, örgütsel ve bağlamsal unsurlar çalışanları bilgi paylaşma noktasında isteksiz hale getirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı akademisyenlerin adaletsizlik algılarının bilgi saklama davranışını ne derece etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın temel varsayımı ise adaletsizlik algısının çalışan sessizliğine sebep olduğu, bunun da bireyleri sahip oldukları bilgiyi saklamaya teşvik etmesidir. Araştırmanın verileri Adana ve Mersin illerinde faaliyet yürüten dördü kamu ve ikisi vakıf olmak üzere toplam altı yükseköğretim kurumundan yapılandırılmış anketler aracılığıyla toplanmıştır (n= 289). Araştırmanın bulguları örgütsel adaletsizlik algısının bilgi saklama davranışını teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca bulgular, kısmi de olsa, bahsedilen ilişkide örgütsel sessizliğin aracılık ilişkisini doğrular niteliktedir. Araştırma, bilgi-yoğun kuruluşlar olan yükseköğretim kurumlarında bilginin etkin yönetilmesi önündeki bariyerleri ortaya koyması bakımından özgün bir nitelik taşımaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Mediating Role of Motivation to Teach in Burnout Levels and Attitudes toward the Teaching Profession of Prospective Teachers

    Dikmen, Melih; Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut

    This study aims to reveal the relationship between burnout levels, attitudes toward the teaching profession, and motivation to teach in prospective physical education and sports teaching. Accordingly, the mediating role of motivation to teach in the relationship between burnout levels and attitudes toward the teaching profession of prospective teachers was investigated. The data of the study were collected online from 685 prospective teachers who studied in the field of sports education in 12 state universities in Turkey. The data were collected by using “Burnout,” Attitudes toward Teaching Profession,” and “Motivation to Teach” scales. Path analyses were conducted to test the direct prediction power of burnout and motivation to teach on the attitudes toward the teaching profession and the indirect prediction power of burnout on attitudes toward the teaching profession through motivation to teach. In conclusion, it was determined that burnout negatively predicted attitude toward the teaching profession and motivation to teach in a significant way, while motivation to teach predicted attitude toward the teaching profession positively in a significant way. Furthermore, it was determined that the negative effect of burnout on the attitude toward the teaching profession was reduced by the mediating role of motivation to teach.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Beden Eğitimi Derslerinde Sosyal Adalet Paradigması

    Kağnıcı, Dilek Yelda; Şakar, Murat

    Eğitim tüm çocukların en temel hakkı olsa da özellikle dezavantajlı gruplara mensup çocukların birçok zorluk ile karşı karşıya olduğu bilinen bir olgudur. Tüm bu zorlukların farkında olmak ve bu zorlukların ortadan kaldırılması için çalışmalar yürütmek gerekmektedir. Nitelikli eğitim” ve “ Eşitsizliklerin azaltılması” Birleşmiş Milletler Üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasındadır. Eğitimde sosyal adalet, farklılıkların eğitimde yarattığı dezavantajlı durumların öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini ortadan kaldırmayı ya da azaltmayı hedeflemektedir ve bu bağlamda öğretmenlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Beden eğitimi sahip olduğu misyon ile çocukların çok boyutlu gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocukların gelişimlerinin önündeki dezavantajlı konumlarından kaynaklı koşulların ortadan kaldırılması için çaba sarf etmek beden eğitimi öğretmenlerinin önemli, güncel rollerinden biridir. Bu çalışmada bu bağlamda ilk olarak sosyal adalet kavramı ele alınmış, ardından beden eğitimde sosyal adalet konusu yurtiçi ve yurt dışı alanyazın ışığında tartışılmıştır. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin sosyal adalet bağlamında rol ve sorumlukları irdelenerek, çeşitli önerileri sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının epistemolojik inançları ile öz-yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut

    Bu araştırma, beden eğitimi ve spor bölümü öğretmen adaylarının öğrenmeye ilişkin epistemolojik inançları ile öz-yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcı grup basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bu grup Türkiye’de farklı coğrafi bölgelerde yer alan yedi farklı üniversiteden 1135 beden eğitimi ve spor öğretmeni adayından oluşmaktadır. Katılımcıların görüşlerini belirlemek için “Öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç” ve “Öğretmen öz-yeterlik” ölçekleri uygulanmıştır. Araştırmada SPSS 22.0 paket programı kullanılarak ölçek formlarından elde edilen veriler analiz edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç ölçeğinde cinsiyet ve sınıf değişkenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmen öz-yeterlik ölçeğinde ise sınıf değişkeninde anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, ancak cinsiyet değişkeninde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmeni adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inançları ile öğretmen öz-yeterlik inançlarının ortalama bir puan düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda aralarındaki ilişkinin pozitif yönde ve zayıf düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterliklerine sahip olmaları için öğretim programlarında öğretmen adaylarının yaparak yaşayarak öğrenmelerine daha çok yer verilecek değişiklikler yapılmalıdır. Öğretim programlarına öğretmen adaylarının bilimsel düşünme becerilerini geliştirecek etkinliklerin eklenmesi sağlanmalıdır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Eğitsel İçerikli Web Sitelerinin Kullanımı: Spor Eğitimi Alan Öğrenciler Üzerine Bir Araştırma

    Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut; Yilmaz, Metin

    Bu araştırmanın amacı Türkiye’de spor bilimleri fakültelerinde okuyan öğrencilerin eğitsel içerikli web sitelerini kullanımını etkileyen faktörleri araştırmaktır. Etik kurul onayı Fırat Üniversitesinden alınmıştır (20.11.2020-24/12). Öğrencilerin eğitsel içerikli web sitelerini kullanımını etkileyen faktörleri belirlemek için “Eğitsel İçerikli Web Sitelerinin Kullanımını Etkileyen Faktörler Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler lisanslı SPSS paket programı kullanılarak parametrik testlerden “Tek Yönlü Varyans Analizi” analizi, bağımlı değişkenler arasında ne düzeyde ve ne yönde bir ilişki olduğunu ortaya koymak amacıyla “Pearson Korelasyon Analizi” kullanılmıştır. ANOVA analizi sonucunda eğitsel web sitelerini kullanma sıklıkları ve sınıf düzeyi değişkenlerinde ölçek ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda en güçlü ilişkinin ölçek ile “Memnuniyet” alt boyutu arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak eğitsel içerikli web sitelerinin spor eğitiminde kullanılmasının faydalı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede eğitsel web siteleri çeşitli görsel materyallere erişimde hem öğrencilere hem de öğretim elemanlarına kolaylık sağlamanın yanı sıra öğrencilerin mesleki bilgilerini kendi aralarında paylaşmalarına olanak sağlamıştır. Ayrıca öğrenciler araştırmalarını eğitsel web siteleri aracılığıyla kolayca yapabilmektedirler. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal ağ ortamlarında daha fazla uygulamanın yer alabileceği ve spor eğitimi sürecinde daha verimli kullanılabileceği belirlenmiştir. Spor eğitimi veren kurumlarda her öğrenim döneminde öğrencilerin internet kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi için çeşitli eğitimler düzenlenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerının pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimlerine etkisi

    Şakar, Murat; Kahraman, Abdulselam

    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin pozitif algılarının çok yönlü sınırsız kariyer yönelimlerine etkisinin incelendiği bu araştırmanın 3 temel amacı bulunmaktadır. Birinci amacı, öğretmenlerin pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimleri üzerindeki yordayıcı etkisini ortaya koymaktır. İkinci amacı, pozitif algının çok yönlü kariyerin alt boyutu olan değerlerine göre kariyer tutumu ve kendi kariyerini kendi yönlendirme tutumu ile sınırsız kariyerin alt boyutu olan psikolojik hareketlilik ve örgütsel hareketlilik üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Üçüncü amacı ise, pozitif algının sınırsız kariyer üzerindeki etkisinde çok yönlü kariyerin aracı rolünü araştırmaktır. Bu araştırmanın evrenini Karaman ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenleri, örneklemini ise Karaman ilinde görev yapan 102 beden eğitim ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri AMOS23 paket programı ile yapılmış ve uyum indeksleri araştırmada analizlerin yapılması için uyumlu çıkmıştır. Aracı değişken analizi ise SPSS- PROCESS23 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, pozitif algının çok yönlü kariyeri ve alt boyutu olan kariyerini kendi yönlendirmeyi pozitif yönde etkilediği, aynı zamanda sınırsız kariyer alt boyutu olan psikolojik hareketliliği pozitif yönde, örgütsel hareketliliği de negatif yönde etkilediği görülmüştür. Pozitif algının tek başına sınırsız kariyere etkisinin olmadığı çok yönlü kariyer aracılığıyla sınırsız kariyeri etkilediği araştırmanın bir diğer sonucudur. Bu sonuçlar, güçlü teorik temellere dayandırılıp ampirik verilerle desteklenerek çağdaş kariyer kuramlarına etki eden psikolojik faktörlere genişlik kazandırması bakımından önemlidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    The role of mental practice and technology in traditional violin teaching and learning

    Çit, Uğur

    Music is a creative art that requires spontaneous emotional expression. This art necessitates proficiency with musical instruments, such as the violin. Despite the fact that the approaches for advancing the skill of violin playing are generally recognized, new teaching methods have emerged as a result of the Internet and technological breakthroughs. Based on this context, this study aims at examining how the advances on the Internet and technology are affecting violin education and learning, and accordingly, the effects of YouTube, an online Web 2.0 tool, and Suzuki and Zhang's audio and online video teaching methods on violin education. Document analysis, a qualitative research method, was used in the research methodology. As the working document of the research, the teaching techniques of violin instructors who use the traditional approach method for the applicability of new learning approaches in violin education were analyzed, and their individual teaching experiences were discussed. The results of these experiences show that there is a consensus regarding the significance of mental practice in developing mind-body coordination during the initial stages of learning to play the violin. The research findings demonstrate that the online method, one of Suzuki and Zhang's technological approaches, lags behind the traditional approach method. It was found that technological approaches, in particular, are insufficient in meeting the needs of students in violin education and in guiding the learning development of their mental practices. However, YouTube has also been deemed significant because it allows students to view masterclasses and performances by renowned musicians and orchestras.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bitlis Eren Üniversitesi Personelinin Beslenme Alışkanlıkları ve Beslenme Bilgi Düzeyleri

    Yasan Güneş, Nubar; Kendilci, Esma Aksoy; Kendilci, Kenan; Altay, Sare

    Bu araştırma, Bitlis Eren Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarını, besin tercihlerini ve bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışmaya Bitlis Eren Üniversitesi’ndeki akademik ve idari personelden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 250 personel katılmıştır. Çalışmaya dahil edilen personele kişisel bilgiler ve beslenme alışkanlıkları hakkındaki düşüncelerini içeren anket uygulanmıştır. Beden kütle indeksine göre katılımcıların %53,2’sinin (n=133) normal ağırlıkta, %38,8’inin (n=97) hafif şişman ve %7,6’sının (n=19) obez olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %40,8’ inin öğün atladığı ve %35,6’sının bazen öğün atladığı belirlenmiştir. Akademik ve idari personelin günlük tükettikleri öğün sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik personelin %86,8’i, idari personelin ise %77,2’sinin doğal besinleri, işlenmiş besinlere tercih ettiği saptanmıştır. Personelin %41,6’sı bitkisel sıvı yağ, %34’ü zeytinyağı ve %11,6’sı bitkisel sıvı yağ ve zeytinyağı karışımını en çok tükettikleri yağ çeşidi olarak belirtmişlerdir. Akademik personelin idari personele göre zeytinyağı ve tereyağı kullanma durumu anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu araştırma sonucunda akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarının ve bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmektedir. Üniversite personeline yönelik beslenme bilgisini değerlendirmek ve geliştirmek için özel müdahalelere ihtiyaç bulunmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi

    Tire, Olcay

    Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2022
    Öğretmen Adaylarının Kendi Alanlarıyla İlgili Öğretim Materyallerini Arama/Bulma-İndirme, Geliştirme, Tasarlama ve Sınıf Ortamında Kullanmaya İlişkin Görüşleri

    Kılıç, Aygün

    Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının kendi alanlarına ilişkin öğretim materyallerini arama/bulma-internetten indirme, düzenleyip geliştirme, tasarlama ve gerçek sınıf ortamında kullanma ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Araştırmaya, bir devlet üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimi sertifikası alan 40 öğretmen adayı katılmıştır. Bu araştırma, nitel betimsel bir çalışmadır. Öğretmen adaylarının öğretim materyaline ilişkin görüşleri, araştırmacı tarafından tasarlanan açık uçlu sorulardan oluşan bir anket formu kullanılarak belirlenmiştir. Bu forumdan elde edilen nitel veriler, içerik analizi yöntemine göre değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğretmen adaylarının kendi alanlarına ilişkin öğretim materyallerini arama/bulma-indirme, arayıp/bulduğu-indirdiği mevcut öğretim materyallerini düzenleyip geliştirme, alanıyla ilişkili materyalleri tasarlayıp oluşturma ve gerçek sınıf ortamında kullanma gibi konularda çok yeterli olmadıkları ve bu konulara ilişkin kendilerini de kısmen yeterli hissettikleri görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen nitel sonuçlar doğrultusunda, öğretmen eğitimi kalitesinin arttırılmasıyla ilgilenen araştırmacılara öneriler sunulmuştur.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm: Araştırma-Sorgulamaya Dayalı Harmanlanmış Öğrenme Ortamına İlişkin Öğrenci Görüşleri

    Kılıç, Aygün

    Bu çalışmanın amacı, araştırma-sorgulamaya dayalı harmanlanmış öğrenme ortamına ilişkin üniversite öğrencilerinin tutum ve görüşlerini araştırmaktır. Araştırmaya, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Laboratuvar Teknolojisi programında son sınıfta öğrenim gören 24 meslek yüksekokulu öğrencisi katılmıştır. Laboratuvar Teknolojisi programında güz döneminde işlenen zorunlu su analizleri, bitki analizleri, toprak analizleri ve proje yönetimi dersleri araştırma-sorgulamaya dayalı harmanlanmış öğrenme ortamına göre işlenmiştir. Bu öğrenme ortamı, literatürde bulunan birçok araştırma incelenip analiz edilerek tasarlanmış, yüz yüze ve çevrim içi öğrenme ortamlarının bütünleştirildiği bireysel/grupça araştırma-sorgulama dayalı öğrenme etkinlikleri temel alınarak yürütülmüştür. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin bu öğrenme ortamına yönelik tutum ve görüşleri, bireysel yarı-yapılandırılmış mülakat tekniğiyle belirlenmiş ve elde edilen nitel veriler içerik analizine göre değerlendirilmiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre, araştırma-sorgulamaya dayalı harmanlanmış öğrenme ortamına ilişkin üniversite öğrencilerinin çoğunun tutum ve görüşlerinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonuçları, yükseköğretim kurumlarında yürütülen eğitim-öğretim süreçlerinin araştırma-sorgulamaya dayalı harmanlanmış öğrenme ortamları çerçevesinde yeniden düzenlenmesi ve geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Comparison Of Outdoor and Indoor Playground Qualifications of State and Private Kindergartens: Case of Malatya Province

    Güllü, Mehmet; Özcan, Ecesu

    In this study, it is aimed to contribute to the determination of the most appropriate spatial dimensions by comparing the dimensions of the indoor and outdoor playgrounds in private kindergartens and public kindergartens in Malatya. In this study, document analysis method was used. When the research findings are examined, it is seen that although there are not specifically multi-purpose halls in public schools other than classrooms, the playgrounds of public kindergartens have large areas where students can engage in activities comfortably compared to private institutions. Again, it has been found that public kindergartens have larger areas in indoor playgrounds compared to private kindergartens regarding quotas, in terms of quota based area measurements.In future research, applying motor skill tests to children studying in public kindergartens and private kindergartens, which have two different service standards, will provide detailed and targeted answers about field competencies from the results achieved.

  • MakaleAçık Erişim2022
    İki boyutlu reklamlarda ortam farklılıklarının hatırlama üzerindeki etkisi

    Coskun, Engin

    Reklamcılıkta dijital uygulamaların giderek hız kazandığı günümüzde, markalar birçok farklı yaratıcı uygulamalar geliştirerek, iletişim kanallarını farklılaştırarak, farklı yöntemler deneyerek tüketicilerine ulaşma ve markaya dair optimum düzeyde farkındalık yaratma çabasındadırlar. Bu çabalar içerisinde giderek popüler hale gelen sanal gerçeklik deneyimi ile reklamcılık uygulamaları, metaverse ortamlarında reklamcılık faaliyetleri, mobil uygulamalar üzerinde reklam faaliyetleri ve oyun içi reklamcılık gibi konular yer almaktadır. Bununla birlikte teknolojinin sürekli yeni ortam ve uygulamalara imkân sunmasıyla geliştirilen her uygulamanın da tüketiciler üzerindeki etkisi tartışılır hale gelmektedir. Bu araştırma kapsamında, web ortamında geleneksel bir yapıya dönüşmüş olan iki boyutlu banner tipi reklamların sanal gerçeklik ortamında sunulmasının reklamı hatırlamaya ne yönde bir etkisinin olduğu tartışılmıştır. Bu kapsamda iletişim fakültesinde öğretim gören öğrencilere (N=40) yönelik olarak deneysel bir araştırma dizayn edilmiştir. Deney kapsamında iki boyutlu banner tipi reklamların tümünde var olan metin, görsel ve renk tasarım unsurları kontrol altına alınmış olup ortam/mecra farklılığının gruplar arasında bir fark yaratıp yaratmadığına bakılmıştır. Araştırma sonucunda reklamı hatırlama düzeylerinin gruplar arasında metin ve görsel tasarım unsurları kontrol altına alındığında anlamlı bir fark bulunamazken [F(grup) 1=.129, p&gt;0.05; F(grup) 1=.167, p&gt;0.05], renk ile ilgili tasarım unsurları kontrol altına alındığında ise anlamlı bir fark bulunmuştur [F(grup) 1=5.989, p&lt;0.05]. Yapılan ileri testler sonucu kontrol grubunda pozitif yönde bir etki [x̄(web tabanlı-sanal gerçeklik)= 6.761; p&lt;0.05] tespit edilirken deney grubunda ise negatif yönde bir etki [x̄(sanal gerçeklik-web tabanlı)= -6.761; p&lt;0.05] tespit edilmiştir. Dolayısıyla reklama maruz kalan deneklerde web ortamında iki boyutlu banner tipi reklamın sanal gerçeklik ortamında yer alan iki boyutlu banner tipi reklama göre reklamı hatırlama düzeylerinde pozitif yönde bir etki bıraktığı sonucuna varılmıştır

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İşsizlik endişesi ve bağlamsal faktörler: dezavantajlı üniversite öğrencileri örneği

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    İşsizlik endişesinin bireysel ve bağlamsal olmak üzere iki bileşeni olmasına rağmen, literatürde bireysel kısım daha çok araştırılmıştır. Bu, özellikle daha dezavantajlı genç nüfusu içeren az gelişmiş bölgelerde, gelecekteki işsizlik endişesinin bağlamsal boyutunun göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en dezavantajlı üniversitelerinden biri olan Munzur Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri arasında işsizlik endişesi ile bağlamsal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sonuçlar, makroekonomik performans, politik kayırmacılık ve üniversitenin niteliğine yönelik olumsuz algıların işsizlik endişesini arttırdığını göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İstihdam Edilebilirlik Algısı Yaşam Memnuniyetini Ne Ölçüde Etkiler? Munzur Üniversitesi Öğrencilerinden Bulgular

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    Bu çalışma, Türkiye’de 2006 sonrasında kurulan üniversitelerden biri olan Munzur Üniversitesi’ndeki öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerine etki eden faktörleri analiz etmektedir. Bu amaçla, Munzur Üniversitesi’nde yapılan anket çalışmasının verileri kullanılarak, öğrencilerin üniversite-dışı (gelir, boş zaman kullanımı, sağlık ve aile ilişkileri) ve üniversite (akademik ve fiziki olanaklar, istihdam edilebilirlik algısı ve genel değerlendirme) alanlarına ilişkin memnuniyet değişkenlerini içeren bir hiyerarşik doğrusal regresyon modeli tahminlenmiştir. Bulgular, üniversite-dışı alt alanlardan duyulan memnuniyetin genel yaşam memnuniyetini pozitif etkilediğini göstermektedir. Üniversite alanının da dahil edildiği geniş modelde en güçlü değişken istihdam edilebilirlik algısı olmuştur. Öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerinin en temel belirleyicisinin mezuniyet sonrasına yönelik istihdam beklentileri olduğu şeklindeki bu bulgu, Türkiye’de son dönemde artan üniversite mezunu işsizliği ve akademik enflasyon çerçevesinde tartışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Klinik Uygulamanın Hemşirelik Öğrencilerinin Problem Çözme ve Karar Verme Becerilerine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma

    Şeker, Sevda Arslan; Erkus Kucukkelepce, Gulhan

    Amaç: Bu araştırmada, klinik uygulamanın hemşirelik son sınıf öğrencilerinin problem çözme ve karar verme becerilerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kontrol grupsuz öntest ve son-test yarı deneysel türde yapılan bu araştırmanın örneklemini 77 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Özellikler Formu, Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Hemşirelikte Klinik Karar Verme Ölçeği (HKKVÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin ön-test PÇE puan ortalaması 85,97±18,29 iken son-test puan ortalaması 93,01±18,40’tır. HKKVÖ ön-test puan ortalaması 97,82±16,64 iken son-test puan ortalaması 138,14±15,13’tür. Öğrencilerin, ön-test ve son-test PÇE toplam, Düşünen yaklaşım, Kendine güvenli yaklaşım, Planlı yaklaşım alt boyut puan ortalamaları ile HKKVÖ ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Yaş, cinsiyet, akademik ortalama değişkenlerine göre PÇE ve HKKVÖ toplam puan ortalamaları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0,05). Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinin problem çözme ve karar verme becerileri orta düzeydedir. Öğrencilerin problem çözme ve karar verme ile ilgili ders/kurs alma durumlarının son-testte problem çözme beceri algılarını azalttığı, erkek öğrencilerin ön-test Sonuçları değerlendirmek alt boyutu puan ortalamalarının kadın öğrencilerden anlamlı derecede daha fazla olduğu bulunmuştur. Problem çözme ve karar verme becerilerinin geliştirilmesinde klinik öğretim sürecine farklı öğretim yöntemlerinin eklenmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele